Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/2445 E. , 2025/1518 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/2445 Karar No : 2025/1518 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... tarihli, ... yevmiye sayı…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/2445 E. , 2025/1518 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/2445 Karar No : 2025/1518 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... tarihli, ... yevmiye sayılı tapu kaydına dayanak teşkil eden Bolu İli, Gerede İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda parselasyon yapılmasına ilişkin ... tarihli, ... sayılı belediye encümeni kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Gerede Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararıyla 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca parselasyon yapılmasına karar verilmesi üzerine hazırlanan parselasyon işlemine ait pafta ve işlem dosyasının askıya çıkarılması sonrası askı süresi içinde yapılan itirazların değerlendirmesinin ve parselasyon işleminin onayının belediye encümeni kararıyla yapılması gerekirken belediye meclisi kararıyla yapıldığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Parselasyon işleminde temel kuralın korunması mümkün olan yapıların tam ve hissesiz bir imar parseline tahsis edilmesi olduğu, hisselendirme yönteminin istisnai durumlarda söz konusu olduğu, davacılara ait parselin 577 m2 olması nedeniyle inşaata elverişli bir parsel olduğu ve taşınmazda inşa edilen binanın da yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi alınarak yapılmış bir bina olması nedeniyle müstakil tahsis yapılması gerektiği, üzerinde yapı bulunan müstakil bir imar parseline başka bir parselden 45 m2 lik tahsis yapılması zorunluluğu bulunduğuna yönelik idarece herhangi bir teknik veya hukuki sebep de ileri sürülmediği, bu durumda, dava konusu işlemde bu gerekçeyle hukuka uygunluk bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmediği sonucuna varılmış, istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davanın süresinde açılmadığı, idari dava dairesince yeterli inceleme, araştırma yapılmadan karar verildiği, tüm bu nedenlerle temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının değişik gerekçe ile onanması düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Bolu İli, Gerede İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda ... tarihli, ... sayılı Gerede Belediye Encümeni kararıyla 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca parselasyon işleminin 28.11.1991-28.12.1991 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, ... tarihli, ... sayılı Gerede Belediye Meclis kararıyla; askı süresi içinde yapılan 33 itirazın bir kısmının kabul edilmesine, bir kısmının reddedilmesine, 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uygulaması işine ait pafta ve işlem dosyalarının onaylanmasına karar verildiği, yapılan bu uygulamayla taşınmazlarına dışarıdan bir kişinin hissedar yapıldığını tapu kayıtlarına konulan satılamaz şerhiyle öğrenen davacılar tarafından, bu durumun düzeltilmesi istemiyle yapılan 28.11.2017 tarihli başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin birinci fıkrasında dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte,: "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır..." hükmü, Parselasyon planlarının hazırlanması ve tescili başlıklı 19. maddesinde: "İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır. Kesinleşen parselasyon planları tescil edilmek üzere tapu dairesine gönderilir. Bu daireler ilgililerin muvafakatı aranmaksızın, sicilleri planlara göre re'sen tanzim ve tesis ederler..." hükmü yer almaktadır. İşlem tarihinde yürürlükte olan haliyle, İmar Kanununun 18. Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlenmesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin Parselasyon Plânlarının Onayı başlıklı 39. maddesinde: "Parselasyon plânları, düzenleme işlerine ait belgelerle beraber belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu plânlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca, mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda plânlar kesinleşir. Kesinleşen parselasyon plânlarının tescili için, mahalli tapu ve kadastro teşkilatına aşağıdaki bilgi ve belgelerin gönderilmesi gerekir: a) Parselasyon plânının onaylandığı ve ilan edilerek kesinleştiğini bildiren ve tapuya tescilini isteyen yazı, b) Parselasyonun dayandığı (ilgili idarece onaylı) ve halen yürürlükteki imar plânının onay tarihi ve numarası ile pafta numarası veya numaraları, c) Parselasyon plânının onaylandığına dair belediye encümeni veya il idare kurulu kararı örneği, d) Kadastro standartlarına göre düzenlenmiş parselasyon plânının boyut değiştirmeyen şeffaf altlığa çizilmiş aslı ile üç kopyası, e) Nirengi ve poligon koordinat değerleri, kanavaları, röper krokiyeri, ölçü krokileri, dağıtım ve yüzölçüm hesapları ile cetvellerden ikişer onaylı örnek." hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; belediye encümenince parselasyon yapılmasına karar verilmesi üzerine hazırlanan parselasyon işlemine ait pafta ve işlem dosyasının askıya çıkarılması sonrası askı süresi içinde yapılan itirazların değerlendirmesinin ve parselasyon işleminin onayının belediye encümeni kararıyla yapılması gerekirken belediye meclisi kararıyla yapıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda verilen mevzuat hükümleri uyarınca, parselasyon yapma yetkisi belediye encümenine aittir. Parselasyon işleminin ilanı üzerine yapılan itirazların kabulü ya da reddinin yine belediye encümenince yapılması gerektiği yetki ve usulde paralellik ilkesi gereğidir. Zira parselasyon işlemleri bu itirazlar sonucunda tesis edilen işlemle kesin halini almaktadır. Yetki bir idari işlemin en önemli unsurudur. Yetkili bir organ tarafından tesis edilmeyen bir işlemin esasının incelenmesi olanaklı değildir. Bu sebeplerle belediye meclisince kabul edilen parselasyon işleminde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Yetkili organ tarafından tesis edilmeyen işlemler baştan sakat olmaları nedeniyle, hukuk aleminde doğrulmak istenen neticeyi doğurma kabiliyetine sahip değillerdir. Bu sebeple ayrıca muhteviyatının irdelenmesi mümkün olmamakla birlikte işlemin esası incelenmek suretiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdari dava dairesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun değişik gerekçe ile reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının değişik gerekçe ile ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/03/2025 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.