Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı banka nezdinde mevduat hesabı bulunduğunu, banka hesabının internet kullanımına hiç açılmadığını ancak bilinmeyen şahıslar tarafından hesapta biriken paranın çekildiğini, daha sonradan müvekkilince hesaptaki paranın sahte EFT talimatlarla gönderilerek hesabın boşaltıldığını, bankaya paranın iadesi yönünde ihtar çekildiğini, banka şubesi ile yapılan görüşmede işlemlerin genel müdürlük üzerinden yapıldığını, işlemi yapan kişilerin işten a
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın ...n Inn otelinin sahibi konumunda lüks araç segmenti ve turizm pazarında iştigal eden tüzel kişiliği haiz bir kuruluş olduğunu, davalı tarafın, muhtelif zamanlarda müvekkiline ait ... Otelinde konaklama yaptığını ve konaklama bedeline ilişkin bir kısım faturaları ödemediğini, ödenmeyen faturaların toplamının 18.078,80-TL olduğunu, bahsi geçen faturaların keşidesine ve TTK m.21/2 uyarınca herhangi bir itiraza uğramamasına rağmen borcun ödenmemesi üzerine bu kez borçlu hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça söz konusu icra takibine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin kaldığı yerden devamını, davalının alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkumiyetini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili 19/03/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının takibe dayanak olarak ileri sürdüğü faturaların tanzim tarihleri itibariyle geçersiz olduğunu, düzenlenmemiş sayılan faturalar ile takibe girişilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu, dosyada mübrez mail yazışmalarının ilkinin 16/12/2015 tarihli olduğunu, ilgili mailde borcun varlığının iddia edildiğini, ancak dğer yandan yine dosyada mübrez, takibe dayanak faturaların düzenlenme tarihlerinin 29/08/2016 olduğunu, dolayısıyla davacının sunduğu mail yazışmalarının alacağına dayanak gösterdiği faturalar ile ilgili bulunmamakta olduğunu, mail yazışmaları, varlığı iddia edilen takip konusu borcun miktarına yönelik müvekkilce saraf edilmiş bir kabul kararı olmadığını, davacının alacağını ispat edemediğini, davacı şirket yetkili ile müvekkil arasında geçen mail yazışmalarında, davacı tarafça borcun miktarına ilişkin herhangi bir beyanda bulunulmadığını ve borcu ve miktarını gösteren faturaların müvekkile tebliğ edilmediğini, davacının ileri sürdüğü borç iddiasını ispat edebilecek faturaların müvekkile tebliğ edişmediğini ve tebliği ispat edecek herhangi bir delilin de mevcut olmadığını, davacının takibe konu alacağının ispat edilemediğinin kabulü ile cari hesap kayıtlarına göre müvekkile borcu bulunan davacının davasının reddini, açıkça kötü niyetli takipte bulunan davacıdan kötü niyet tazminatı alınarak müvekkile verilmesini talep etmiştir.