12. Ceza Dairesi 2014/9966 E. , 2014/11085 K. * GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA * HEMŞİRENİN UYGULADIĞI ENJEKSİYON SONUCUNDA HASTADA SİYATİK SİNİR YARALANMASI OLUŞMASI * CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 223 * CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 257 Görevi kötüye kullanma suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü. Tüm dosya kapsamı ve hemşire olarak görev yapan sanığın, katılanın tedavisi i…
**12. Ceza Dairesi 2014/9966 E. , 2014/11085 K.** * GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA * HEMŞİRENİN UYGULADIĞI ENJEKSİYON SONUCUNDA HASTADA SİYATİK SİNİR YARALANMASI OLUŞMASI * CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 223 * CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 257 **"İçtihat Metni"** Görevi kötüye kullanma suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü. Tüm dosya kapsamı ve hemşire olarak görev yapan sanığın, katılanın tedavisi için uyguladığı enjeksiyon sonrası mağdurda meydana gelen sağlık sorunlarının enjeksiyon nöropatisi sonucu oluşabileceğine yönelik Yüksek Sağlık Şurası'nca tanzim edilen 05-08 Mayıs 2011 tarihli 2010/200 karar sayılı bilirkişi raporu gözetildiğinde, yapılan yargılama sonunda 5271 sayılı CMK'nın 223/2(e) maddesi gereğince verilen beraat kararının gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin kusura ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, sanık hakkındaki beraat hükmünün isteme uygun olarak ONANMASINA, 07.05.2014 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ : Müşteki N.. U..'ın 04.10.2007 tarihinde soruşturmacıya verdiği " Oğlum Y.. U..'ı semt polikliniğinde doktora muayene ettirdim, acil olarak tedaviye başlanması gerektiği için eczaneden ilaçları alarak aynı poliklinikte enjeksiyon adasında hemşire F.. İ.. tarafından enjeksiyonu sol kalçadan yapıldı. Oğlum Y..U.. enjeksiyon sonrasında kasılıp kaldı." şeklindeki ifadesi, dosya kapsamı ile Yüksek Sağlık Şurası kararındaki muhalif üyelerin "Y.. U..'ta ortaya çıkan sol siyatik defisitine ilişkin düşüncelerim şöyledir; gluteal intramuskular enjeksiyon sonrası siyatik sinir yaralanmasının, mevcut bilimsel veriler ve bilgiler dahilinde herhangi bir siyatik sinir varyasyonuna bağlanamayacağı, bu yaralanmaların kaşektik, gluteal kasları iyi gelişmemiş erişkin veya beş yaşından küçük çocuklarda ortaya çıkma ihtimalinin yüksekliğinden, gluteal bölgenin enjeksiyon yeri olarak tercih edilmemesi gerektiği, kurala göre uygun noktadan yapılsa bile iğnenin boyu ve özellikle iğnenin yönünün de yaralanmada etkin olduğu bilgisinden hareketle, hasta Y.. U..'a hemşire F.. İ.. tarafından yapılan gluteal enjeksiyon sonrasında ortaya çıkan sol siyatik sinir yaralanmasının uygulamadan kaynaklandığına ve bundan dolayı hemşirenin kusurlu olduğu" yönündeki görüşleri birlikte değerlendirildiğinde; sanığın taksirle yaralamadan cezalandırılması gerektiğini düşündüğümüzden çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.