(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/12126 E. , 2008/649 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat Neşe İplikçi'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/12126 E. , 2008/649 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat Neşe İplikçi'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile 27.03.1992 tarihinde imzalanan sözleşme ile davalıya ait 126 parsel nolu taşınmazı, kesinleşen mahkeme kararlarında da belirtildiği gibi yap-işlet-devret modeli ile işletmek üzere devralıp projesine uygun olarak yeni imalatlar yaptıklarını, sözleşme süresinin 31.12.2001 tarihinde sona ereceğine güvenerek bu imalatları yapmalarına rağmen 29.05.2000 tarihinde taşınmazdan tahliye edildiklerini, kullanamadıkları döneme isabet eden proje maliyet bedelinin 118.750.000.000 TL olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile bu bedelin tahliye tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınmasını istemiştir. Davalı 126 parsel nolu taşınmazın mevcut bina yıkılarak yerine kültür merkezi yapılması ve sözleşme bitiminde binanın her türlü demirbaşları ile vakıflara terk ve teberru edilmesi koşulu ile 10 yıl süre ile davacıya kiraya verildiğini, davalının kira bedellerini ödememesi nedeniyle hakkında başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, ... 2. Sulh Hukuk mahkemesi tarafından verilen tahliye kararı verildiğini, davalının sözleşmeye uymadığını, kendi kusuru ile tahliyeye neden olan davacının sözleşme gereğince süre sonunda kendilerine terk edeceği kararlaştırılan imalatlardan dolayı tazminat talep edemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. Mahkemece, davacının sözleşme süresi bitmeden tahliyeye kendi kusuru ile sebebiyet verdiği için tazminat isteyemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı ile yap-işlet-devret modeline göre imzaladıkları kira sözleşmesi gereğince mecura yaptığı tesisleri kira süresi sonuna kadar kullanamamaktan dolayı imalat bedellerinden tazminat istemini içeren eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasında imzalanan 27.03.1992 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde, sözleşmenin 31.12.2001 tarihinde sona ereceği, taşınmazın “mamur halde otel” olduğu ve Belediye Kültür Merkezi olarak kullanılacağı, özel şartlar 3. madde de ise “Kiracı yeni yapılan binayı her türlü demirbaşları ile mukavele ... tarihinde Vakıflar Bölge Müdürlüğüne aynen kayıtsız şartsız terk ve teberru etmeyi aynen kabul ve taahhüt etmiştir.” hükmü bulunmaktadır. Davacı kurum, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin kesinleşen temerrüt nedeniyle tahliye davasında verilen tahliye kararının icraen infazı nedeniyle 29.05.2000 tarihinde taşınmazdan tahliye edilmiştir. Mahkemece davacının kendi kusuru ile erken tahliyeye sebebiyet verdiği tazminat isteyemeyeceği kabul edilmiş ise de; davacı kira müddeti sonuna kadar kullanacağı inancı ile taşınmaz üzerine imalatlar yapmış, kendi kusuru ile de olsa süre dolmadan tahliye etmek zorunda kalmıştır. Kullanamadığı dönem için tazminat isteyemeyeceğinin kabulü davalı lehine sebepsiz zenginleşme oluşturur. Bu durumda mahkemece, davacının yaptığı tesisle ilgili harcamaların yapıldığı tarihteki değerini belirlenmeli ve yapılan giderlerin erken tahliye nedeniyle davacının kullanamadığı döneme oranlanmalı , amortisman giderleri de düşülerek sonucuna göre karar verilmelidir. Bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 22.1.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.