T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2024/1073 Esas KARAR NO : 2026/61 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/02/2024 NUMARASI : 2018/214 Esas, 2024/106 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 19/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2024/1073 Esas KARAR NO : 2026/61 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/02/2024 NUMARASI : 2018/214 Esas, 2024/106 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 19/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından davacı aleyhine İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayanılarak icra takibi yapıldığını, takibe konu çekin keşidecisinin ...Tic. Ltd. Şti. lehdarının .... Tic. Ltd. Şti. olduğunu, çekin ....tarafından müvekkiline ciro edildiğini, çek ile ilgili İstanbul 20.ATM nin 2013/221 Esas sayılı dosyasında ödeme yasağı bulunduğundan işlem yapılamadığını, davalının söz konusu çek ile ilgili olarak sahtecilik yaptığını ve çekin bankaya ibraz anında cirosu olmadığı halde iptal kaşesinden sonra adını sıkıştırarak ve ciro ederek kendisini meşru hamil olarak gösterdiğini belirterek öncelikle takibin teminat karşılığı durdurulmasını, davacının borçlu bulunmadığının tespiti ile davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının, müvekkiline olan borcu sebebiyle işbu davaya konu çeki ciro ederek müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin, ödeme tarihinde çeki bankaya ibraz ettiğini ancak çek ile ilgili olarak İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/221 Esas sayılı dosyasında ödeme yasağı olmasından bahisle ödeme yapılmayarak bu hususun çekin arkasına şerh düşüldüğünü ve çekin müvekkiline iade edildiğini, ödeme yasağı kalktıktan sonra, 05.06.2014 tarihinde müvekkili tarafından çekin tekrar bankaya ibraz edildiğini ancak çekin karşılıksız olduğunun anlaşılması üzerine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu takip ile icra takibi başlatıldığını, davacı cirosu ile banka şerhinin arasında müvekkiline ait tahsil cirosu olduğundan, söz konusu çekin davacı tarafından ödeme tarihinde bankaya ibraz edilmesinin olanaksız olduğunu, davacı tarafından mahkemeye sunulan çek fotokopisine de itibar edilmemesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "... çeki ....08.2013 tarihinde geçerli ciro silsilesi dahilinde takastan ibraz edenin davacı yan olduğu banka cevap yazısı ile anlaşılmış, çekin bu ilk ibrazından sonra davacının cirosunu çizerek iptal ettiği, sonrasında davalı uhdesine geçen çekin davalı yanca cirolanarak önce 05.06.2014 tarihinde yeniden bankaya ibraz edildiği ve sonrasında icra takibine konu edildiği anlaşılmış, davacının cirosunu iptaliyle ciro zinciri koptuğundan yetkili hamil olmayan davalının kendinden önceki çizilen ciroya da müracaat hakkı bulunmadığından davacının Yapı Kredi Bankası’na ait ... seri nolu .../08/2013 keşide tarihli 70.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının davacı aleyhine takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığından davacının kötü niyet tazminat isteminin kabulü ile dava konusu çekin %20'si oranında 14.000-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle; Davacı ...'in müvekkiline olan borcu sebebiyle davaya konu çeki ciro ederek müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin ....08.2013 tarihinde çeki bankaya ibraz ettiğini, ödeme yasağı olmasından bahisle ödeme yapılmadığını, çekin müvekkiline iade edildiğini, ödeme yasağı kalktıktan sonra, 05.06.2014 tarihinde müvekkili tarafından çekin tekrar bankaya ibraz edildiğini ve sonrasında takip başlatıldığını, çekin meşru hamili olduğunu, ciro silsilesinde sırasıyla çekin önce davalı/borçlu ... tarafından ciro edildiği, ardından müvekkili tarafından ciro edildiği (tahsil cirosu) ve son olarak bankaca düşülen şerhin yer aldığı görüleceğini, çekin davacı tarafından ödeme tarihinde bankaya ibraz edilmesi olanaksız olduğunu, dosyaya gelen 08.08.2019 tarihli ...Bank yazısı ve ekindeki çek örneği müvekkilinin haklılığını ortaya koyduğunu, çekte bankaya ibraz şerhinden önce müvekkiline ait cironun bulunduğunun açık olduğunu, müvekkili hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlamasıyla suç duyurusunda bulunduğu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı.../91279 Soruşturma sayılı dosyasında da takipsizlik kararı verildiğini, iddianın ispatlanamadığını, Yerel Mahkeme tespitinin doğru olduğu varsayımında dahi davacının borcunu ödediğini ispatlaması gerektiğini, Borçlunun bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse ispat yükünün kendisine düşeceğini, kambiyo hukukunda ciro işlemine ilişkin imza ile ismin yanyana olmasında herhangi bir engel bulunmadığını, çekteki ciro davacının iddia ettiği gibi sonradan dahi ibraz edilmiş olsa da alacağın temliki hükümleri uygulanacağını, çekin kambiyo vasfını etkilemediğini belirterek kararın kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İlk derece mahkemesince banka yazıları dikkate alınarak dava konusu çekin ....08.2013 Tarihinde davacı tarafça bankaya ibraz edildiği, çekte ödeme yasağı olduğundan işlem yapılmadığı, davacının cirosunun çizilerek iptal edildiği, sonrasında ise çekin davalı tarafça ciro edilerek 05.06.2014 Tarihinde yeniden bankaya ibraz edildiği kabul edilerek değerlendirme yapılmıştır. Bu durumda; istinaf sebeplerine göre yapılan incelemeye göre, davacı cirosu iptal edilmiş çek yönünden sorumlu tutulamayacağından menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesi yerinde görülmüş, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 4.781,70TL harçtan, peşin alınan 1.195,42TL harcın mahsubu ile bakiye 3.586,28TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 20TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/01/2026