13. Hukuk Dairesi 2016/1181 E. , 2016/4195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Dikmen Vadisi 4. ve 5. Etapları Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında davalıyla 17.2.2006 tarihli Kadastro Arsa Sözleşmesi imzaladığını, 150 m2 kullanım a
**13. Hukuk Dairesi 2016/1181 E. , 2016/4195 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Dikmen Vadisi 4. ve 5. Etapları Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında davalıyla 17.2.2006 tarihli Kadastro Arsa Sözleşmesi imzaladığını, 150 m2 kullanım alanlı konut karşılığında 500 m2 arsa devretmesi gerekirken 464,36 m2 hissesinin davalıya devrettiğini, eksik kalan kısım için davalı idareye 10.862,40 TL borçlanması gerekirken taşınmaz üzerinde yer alan 549 analiz nolu tesis için 14.679,00 TL takdir edilerek 3.816,00 TL nın kendisine peşin olarak ödendiğini, edimlerini yerine getirdiğini, ancak projenin 13.5.2009 da idare mahkemesince iptal edilmesi üzerine Büyükşehir Belediye Meclisinin 15.5.2009 tarihli kararıyla konut karşılığı sözleşme yaparak taksit ödemesi yapan hak sahiplerinin ödedikleri bedellerin iade edilmesine, plan bazında da tamamen uygulama öncesine dönülmesine karar verildiğini, sözleşmenin geçersizliğine rağmen dava konusu taşınmazın davalı idare adına tescil edildiğini, konut sözleşmesinin ifa olanağının kalmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmazın dava tarihi itibariyle tespit edilen değerinden şimdilik 5.000,00 TL nın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Belediye Başkanlığı, proje doğrultusunda çalışmalarının devam ettiğini, Büyükşehir Belediye Meclisinin 09.08.2010 tarihli kararı ile sözleşmelerin yürürlüğünün devamına karar verildiğini, davacının da sözleşmenin devamına muvafakat ettiğini, kendilerine atfedilececek bir kusurun bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, ıslah talebi de dikkate alınarak davanın kabulüne, 762.996,72 TL nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... Belediye Başkanlığı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, Dikmen Vadisi 4 ve 5.Etap Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında davalı ile sözleşme imzaladıklarını, taşınmazın tapusunu davalıya devrettiğini, bilahare projenin iptal edildiğini ileri sürerek, müspet zararının tahsilini istemiş, mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının dava tarihi itibariyle zararının 762.996,72 TL olduğu gerekçesi ile ıslah talebi de dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. 24.06.2010 da Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5998 sayılı Yasa kapsamında 07.07.2010 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla kentsel dönüşüm projesi yapma ve yaptırma yetkisinin Büyükşehir Belediyelerine verildiği, 09.08.2010 tarihli Büyükşehir Belediye Meclis kararı ile de tüm anlaşma ve sözleşmelerin devamına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı ile davalı arasında, davacıya ait taşınmazın kentsel dönüşüm projesi kapsamında devredilmesine dair sözleşme imzalandığı sabit olup, bu sözleşme özel hukuk hükümlerine göre geçerlidir. Bu sözleşmenin eki niteliğinde bulunan analiz raporu da geçerli olup, taraflar arasında ihtilaf konusu yapılmadığı da dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca taraflar arasındaki ihtilafın da sözleşme ve sözleşmenin eki niteliğinde bulunan analiz raporu esas alınarak çözümlenmesi zorunludur. Dava konusu taşınmazın tapu kaydının bulunduğu ve davacının taşınmazdaki hissesinin kamulaştırma suretiyle 08.08.2006 da davalı adına tescil ediliği de dikkate alınarak analiz raporundaki yapı bedelinin esas alınması gerekmektedir. Mahkemenin bu yönü gözardı ederek bilirkişi raporu ile belirlenen taşınmaz rayiç bedeli üzerinden hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.