10. Hukuk Dairesi 2012/16660 E. , 2012/24293 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2010/1354-2012/664 Davacı, davalı ...’a ait temizlik işyerinde 10.09.2004-15.09.2009 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını iddia ile bu sürelerinin sigortalı çalışma olarak tespitini istemiştir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle; davanın kısmen kabulü ile, davacının davalıya ait işyerinde 20/10/2004-15/09/2005, 20/10/2005-15/09/2006, 10/09/2006-15/06/2007, 20/09/2007-15/06/2008, 20/09/…
**10. Hukuk Dairesi 2012/16660 E. , 2012/24293 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2010/1354-2012/664 Davacı, davalı ...’a ait temizlik işyerinde 10.09.2004-15.09.2009 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını iddia ile bu sürelerinin sigortalı çalışma olarak tespitini istemiştir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle; davanın kısmen kabulü ile, davacının davalıya ait işyerinde 20/10/2004-15/09/2005, 20/10/2005-15/09/2006, 10/09/2006-15/06/2007, 20/09/2007-15/06/2008, 20/09/2008-15/06/2009 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-)5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.