5. Hukuk Dairesi 2025/1673 E. , 2025/6341 K. MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi SAYISI : 2014/316 Esas, 2014/344 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.02.2013 Tarihli ve 2012/464 Esas, 2013/24 Karar Sayılı Kararı Somut olayda, her ne kadar davanın nüfus kaydının düzeltilmesi ve ana baba adının gerçeğe uygun şekilde düzeltilmesi istemi ile açılmış ise de, sözkonusu talebin küçüğün nesep durumunu değiştireceği, davanın soybağına iliş…
**5. Hukuk Dairesi 2025/1673 E. , 2025/6341 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi SAYISI : 2014/316 Esas, 2014/344 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.02.2013 Tarihli ve 2012/464 Esas, 2013/24 Karar Sayılı Kararı Somut olayda, her ne kadar davanın nüfus kaydının düzeltilmesi ve ana baba adının gerçeğe uygun şekilde düzeltilmesi istemi ile açılmış ise de, sözkonusu talebin küçüğün nesep durumunu değiştireceği, davanın soybağına ilişkin olduğu, davaya Aile Mahkemesinin bakmakla görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. B. Kayseri 3. Aile Mahkemesinin 11.04.2014 Tarihli ve 2014/316 Esas, 2014/344 Karar Sayılı Kararı Mahkemece, davanın niteliği itibarıyla nesep davası olmayıp hatalı yapılan nüfus kaydının düzeltilmesi olduğu, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunun 36 ncı maddesi uyarınca nüfus kaydının düzeltilmesine yönelik olan ve TMK'nın 282 inci ve davamı maddelerinde düzenlenen soy bağı kurulması ile ilgili olmayan davaya bakmakla Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, davacıların isteminin 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun (5490 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının a bendi uyarınca nüfus kaydının düzeltilmesi mi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 282 inci ve devamı maddeleri uyarınca soybağının tespiti davası mı olduğu, buradan varılacak sonuca göre görevli mahkemenin Aile Mahkemesi mi Asliye Hukuk Mahkemesi mi olduğu hususuna ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un (4787 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabı ile 3.12.2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işler" 3. 5490 sayılı Kanun’un “Nüfus davaları” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının a bendi şöyledir: “Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır. Kayıt düzeltme davaları nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülür ve karara bağlanır.” 4. 4721 sayılı Kanun’un “Yerleşim yeri” başlıklı 19 uncu maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.” C. Değerlendirme 4787 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi uyarınca, 4721 sayılı Kanun’un “Vesayet” başlıklı üçüncü kısmı hariç olmak üzere “Aile Hukuku” başlıklı ikinci kitabından (m. 118 ila 395 arası) kaynaklanan davalara bakmak görevi aile mahkemelerine aittir. Bu nedenle, 4721 sayılı Kanun'un “hısımlık” başlıklı 282 ila 363 üncü maddeleri arasında yer alan soybağına ilişkin davalar, aile mahkemeleri tarafından çözümlenmelidir. Diğer taraftan, 5490 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, nüfus kayıtlarının düzeltilmesi istemlerine ilişkin davalara bakmak görevi ise asliye hukuk mahkemelerine ait bulunmaktadır. Davanın kabulü halinde, her iki dava türünde de nüfus kayıtlarında değişiklik yapılmasının gerekmesi nedeniyle, benzer sonuçlara sahip bu davalar arasında görevli mahkemenin belirlenebilmesi için davanın vasfının doğru olarak tayin edilmesi önem kazanmaktadır. 4721 sayılı Kanun'un 282 inci maddesi uyarınca, anne ile çocuk arasındaki soybağı doğum ile baba ile çocuk arasındaki soybağı ise “anne ile evlenme”, “tanıma” ve “hakimin hükmü” ile kurulmaktadır. Diğer taraftan, evlat edinme de soybağı oluşturan hallerdendir. 4721 sayılı Kanun'un 285 inci maddesinde yer alan “babalık karinesi” uyarınca, evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır.Çocuk ile anne arasındaki soybağı doğum ile kendiliğinden kurulacağından, anne yönünden soybağı tesisi amacıyla değil, sadece, çocuğu doğuran kadının kim olduğunun tespiti amacıyla dava açılabilir. Nüfusta kayıtlı anne ve baba adının gerçeği yansıtmadığı ve bu nedenle gerçek anne ve baba adının yazılması istemiyle açılacak ve nüfusa kayıtlı bulunan hanenin de değiştirilmesi sonucunu doğuracak davalarda, esasen iki iddia bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi, çocuğun kayden anne olan kadından değil, başka bir anneden doğduğu; ikincisi ise, kayden baba olarak gözüken kişinin genetik baba olmadığı iddiasıdır. Bu davada, kayden anne gözüken kişinin çocuğu doğurmadığı, genetik annenin başka bir kadın olduğunun tespit edilmesi halinde, yukarıda sözü edilen babalık karinesi aksi yönde işleyecek ve “genetik annenin kocası olmayan” kayden babanın, babalık sıfatı kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Mahkemece belirlenen genetik annenin, çocuğun doğduğu tarihte evli bulunduğunun anlaşılması halinde, 4721 sayılı Kanun'un 285 inci maddesinde yazılı babalık karinesi nedeniyle genetik annenin kocası olan erkek, kendiliğinden baba sıfatını kazanacaktır. Bu durumda soybağı ihtilafı ortaya çıkmadığından, açıklanan muhtevadaki davalar, sadece nüfus kayıtlarında düzeltim davasından ibaret kalacaklar ve görevli mahkeme, 5490 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemeleri olacaktır. Ancak, çocuğun doğduğu tarihte, genetik annenin evli bulunmaması halinde, anne yönünden dava, kayıt düzeltim davası olarak kalmakla birlikte, genetik anne ile evli olmayan genetik baba yönünden babalık karinesi gerçekleşmeyeceğinden, genetik babanın nüfus kaydına işlenmesi talebi “soybağı davası” niteliğini kazanacaktır. Bu takdirde uyuşmazlığın, 4787 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca aile mahkemesi tarafından incelenip çözüme kavuşturulması gerekecektir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/354 Esas, 2013/1554 Karar, Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 2015/1360 Esas, 2013/3281 ve 2015/1591 Esas, 2015/4537 Karar sayılı kararları). Aynı davada, talebin bir bölümü hakkında genel mahkemenin, bir bölümü hakkında ise özel mahkemenin görevli bulunması halinde, taleplerden birisi hakkında verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte ise ve sözkonusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında “yargılama usulüne” ilişkin esaslı farklılıklar bulunmuyorsa, bütün talepler hakkında özel yetkili mahkemenin yargılama yaparak uyuşmazlığı çözmesi, hukukun öngörülebilir olmasının, usul ekonomisinin ve davaların makul süre içinde bitirilmesi yükümlülüğünün gereğidir. Aile mahkemeleri, asliye mahkemeleri ile aynı düzeyde mahkemeler olup aralarında yargılama usulü yönünden esaslı farklılıklar bulunmamaktadır. O halde, yukarıda açıklanan şekilde dava, bir kısım talepler yönünden nüfus kayıtlarında düzeltme yapılması ve bir kısım talepler yönünden de soybağının düzeltilmesi istemi niteliğinde ise, nihai talebi bir bütün oluşturan ve biri hakkında verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendiren bu uyuşmazlığın, bütün olarak özel yetkili aile mahkemesinde çözümlenmesi gerekir. Somut olaya gelince; nüfus kaydı düzeltilmesi istenilen ...'ın doğum tarihinde, iddia edilen genetik annesinin iddia edilen genetik babası ile evli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda dava, anne adının silinip genetik anne adının yazılması ve kayden baba olan kişinin isminin silinmesi talepleri yönünden “Gerçeğe aykırı beyana dayalı oluşturulan nüfus kayıtlarının düzeltilmesi” davası olmakla birlikte, nüfus kaydına genetik baba isminin yazılması yönünden soybağı davası niteliğindedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, tüm talepler yönünden uyuşmazlığın, özel mahkeme olan Aile Mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerekmektedir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 4787 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrası gereğince Kayseri 3. Aile Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.