4. Hukuk Dairesi 2011/8622 E. , 2012/13694 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ...tarafından, davalı ... aleyhine 12/08/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 08/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından ha…
**4. Hukuk Dairesi 2011/8622 E. , 2012/13694 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ...tarafından, davalı ... aleyhine 12/08/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 08/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir. Davacı ilköğretim okulunda müdür yardımcısı olduğunu, öğrenci velisi olan davalının kendisini yaralaması ve tehdit etmesi nedeniyle zarara uğradığını belirterek manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkeme, davalının davacı tarafından velisi olduğu oğluna tokat atması nedeniyle yargılanıp ceza almasını ve davalının oğluna yönelik bu hareketin neden olduğu tahrikle eylemi gerçekleştirdiği, dolayısıyla olayın davacının eylemi nedeniyle meydana geldiği ve hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanıp tazminat isteyemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Dosyadaki belgelerden, müdür yardımcısı olan davacının davalının oğlunu disiplinsiz hareket nedeniyle odasında tokat atmak suretiyle yaraladığı, bunu öğrenen davalının ertesi gün okula gelerek davacıya kafa atmak suretiyle yaraladığı ve tehdit ettiği, bu nedenle davacının öğrencisini yaralamadan, davalının ise davacıyı yaralama ve tehditten yargılanıp mahkûm oldukları ve fakat hükümlerin açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmaktadır. Davalının davacıyı yaralaması davacının oğlunu dövmesinden kaynaklı tahrikle gerçekleşmiş olup bu yön davacı bakımından bölüşük kusur oluşturur. Davalının eylemlerinin hukuka aykırı olduğu ve suç teşkil ettiği tartışmasızdır. Her tahrik sonucu bu tür eylemlerin hukuka uygun olacağının düşünülmesi, hukuka olan ihtiyacı ortadan kaldıracak ve öç alma kurumunun meşrulaştırılmasını gerektirecektir. Davalının yasal zeminde oğluna karşı yapılan hareketin cezalandırılmasını istemek yerine davacıyı dövmesi ve tehdit etmesi hukuki sorumluluğunu gerektirir. Yerel mahkemenin davanın reddine gerekçe yaptığı hususlar, tazminatın miktarını belirlemede dikkate alınmalıdır. Şu durumda yerel mahkemece davacı yararına, tarafların kusur durumu da değerlendirilmek ve uygun bir miktarda tazminata hükmolunmak gerekirken yanlış değerlendirme ile davanın tümden reddi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.