Ceza Genel Kurulu 2013/450 E. , 2014/82 K. "" Mahkemesi : SALİHLİ Ağır Ceza Günü : 28.12.2011 Sayısı : 313-310 Sanık A.. U..'ın nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine ilişkin, Salihli Ağır Ceza Mahkemesince verilen 09.03.2006 gün ve 10-131 sayılı hükmün, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 19.10.2011 gün ve 10268-5246 sayı ile; "Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek niteli…
**Ceza Genel Kurulu 2013/450 E. , 2014/82 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : SALİHLİ Ağır Ceza Günü : 28.12.2011 Sayısı : 313-310 Sanık A.. U..'ın nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine ilişkin, Salihli Ağır Ceza Mahkemesince verilen 09.03.2006 gün ve 10-131 sayılı hükmün, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 19.10.2011 gün ve 10268-5246 sayı ile; "Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanığın rahatsızlanan annesinin tedavi işlemlerinin yapılabilmesi için hastaneye yatmasını zorunlu gören, doktor R. Y.beyanı üzerine hiçbir sosyal güvencesi olmayan ve annesi olan Arzu Temiz'i kendi Bağkur karnesi ile Kula devlet hastanesine A.. kimlikte yazılı A.. U.. olduğunu beyan ederek girişini yaptırdığı, aynı hastanenin hemşiresi olan Serpil Çelik'in hasta yatış tarihinden itibaren 1 hafta kadar sonra dosyasındaki evrakları doldururken, sağlık karnesindeki yazılı doğum tarihi ile yatan hastanın doğum tarihini şüpheli görmesi ile araştırması ve konu ile ilgili sanığın çelişkili ifadeler vermesi ile şüphelenmesi üzerine olayın ortaya çıktığı, yalanın basit ve çıplak bir yalan olmaktan çıkıp hastanede yatış süresi ve hastanede yapılan tedavi hizmetleri karşısında suçun oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme ise 28.12.2011 gün ve 313-310 sayı ile; "Sanık A.. U..’ın işlem yapılmak üzere hastane yetkililerine verdiği sağlık karnesinde kendi fotoğrafının bulunduğu ve hastane görevlisi tarafından sağlık karnesine ilk bakışta hastaneye yatıp tedavi gören hastaya ait olmadığının kolaylıkla anlaşılabildiği, karne sahibi A.ile A.arasında 25 yaş farkı bulunması, nitekim servis hemşiresinin sağlık karnesine bakınca durumu hemen fark etmesi nedeniyle sağlık karnesinin iğfal kabiliyeti bulunmadığı anlaşıldığından, sanık A.. U..’ın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı" gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.