9. Ceza Dairesi 2021/13852 E. , 2023/6534 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/155 E., 2016/10 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî iade, kısmî onama Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sa
**9. Ceza Dairesi 2021/13852 E. , 2023/6534 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/155 E., 2016/10 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî iade, kısmî onama Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün;karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/155 Esas, 2016/10 Karar sayılı kararı ile, a) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen hapis cezasının ertelenmesine; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan neticeten hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; b) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan neticeten hükmolunan 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan neticeten hükmolunan 1 yıl 3 ay hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 20.06.2020 tarihli ve 14-2016/106381 sayılı onama ve iade görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının cezada caydırıcılık ilkesinden uzak olduğuna, suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan takdiri indirim uygulanması ve verilen cezanın ertelenmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurun aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğuna, tanık beyanları, adli tıp raporu ve suça sürüklenen çocuk savunmaları değerlendirilerek beraat hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; ''...Suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'nın birlikte hareket ederek mağduru eski okul denen yere götürüp buranın tuvaletinde birlikte mağdurun arkasına geçmek suretiyle cinsel organlarını mağdurun poposuna sürttükleri, ancak vücuda organ sokmak suretiyle cinsel istismarın gerçekleştiğinin sabit olmadığı, suça sürüklenen çocukların bacak arası veya kaydırma şeklinde eylemde bulunarak mağdura karşı basit cinsel istismarda bulunduklarının kendi lehlerine olarak kabul edilmesinin gerektiği, zira alınan raporlarda tam olarak vücuda organ sokma yönünde bulgu bulunmadığı, fakat suça sürüklenen çocukların mağdura karşı sarkıntılık boyutunu aşan çocuğun cinsel istismarı suçunu işlemiş olduklarının ise sabit olduğu, özellikle bu yaştaki çocuğun olayın sıcağı ile alınan beyanı ve hemen olayın sonrasında olayı annesine anlatmasının beklenen bir durum olduğu, mağdurun annesine her iki suça sürüklenen çocuk tarafından cinsel istismara uğradığını açıkça beyan ettiği, bu itibarla suça sürüklenen çocukların üzerlerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçu ile cinsel amaçla birden fazla kişi ile birlikte çocuğu alıkoyma suçunu işledikleri sabit görülmüş ve atılı suçlardan ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiştir. Suça sürüklenen çocukların geçmişte herhangi bir engel sabıkalarının bulunmayışı nazara alındığında ileride suç işlemekten çekinecekleri konusunda kanaat oluştuğundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında her iki suçtan verilen mahkumiyet hükümlerinin ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında alıkoyma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir...'' şeklindeki gerekçeyle hükümler kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ile Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği ve esasen bu hususta mahallinde merciince karar verildiği anlaşıldığından, söz konusu kararlara yönelik katılan mağdur vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun aşamalardaki çelişkili beyanları, tanık ifadeleri, doktor raporları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair, cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ile Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden; Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, katılan mağdur vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/155 Esas, 2016/10 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdur vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.