4. Hukuk Dairesi 2021/14618 E. , 2023/9476 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2731 E., 2020/1895 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Taşköprü Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/47 E., 2018/215 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvur…
**4. Hukuk Dairesi 2021/14618 E. , 2023/9476 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2731 E., 2020/1895 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Taşköprü Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/47 E., 2018/215 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.10.2016 tarihinde davacının eşi olan ...’in sevk ve idaresindeki araca, davalı ...’in sürücüsü, davalı ... Tic. San. Turz. ve Nak. Ltd. Şti’nin işleteni olduğu ve davalı ...Ş tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan aracın çarpması neticesinde ...’in vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurlu olduğunu, davacının ölenin desteğinden mahrum kaldığı gibi ölümü nedeniyle manevi olarak acı çektiğini ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan ve 25.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç davalılardan 06.10.2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının sigorta limiti, kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkili tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Tic. San. Turz. ve Nak. Ltd. Şti. ve ... vekili; davaya süresi içerisinde cevap vermemiş, yargılama sırasında kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; dosya kapsamındaki delillere ve İTÜ Ulaştırma Anabilim Dalı Karayolları ve Trafik Öğretim Üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan trafik kusur raporuna göre davacının desteği olan ...'in aracı ile şerit tecavüzünde bulunarak davalı ... in sevk ve idaresindeki aracın sol arka köşesine çarpmak suretiyle kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun, davalı araç sürücüsü ...'in ise kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığının anlaşıldığı, davacının zararından davalıların sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin desteğinin kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunu kabul etmediklerini, bilirkişi raporuna bu nedenle itiraz ettiklerini ve yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini, ayrıca desteğin tam kusurlu olması halinde tazminat talep edilemeyeceğine ilişkin mahkemenin gerekçesinin de hatalı olduğunu belirterek, ret kararı kaldırılarak dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece bilirkişi heyetinden alınan trafik kusur raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, davacının desteği olan sürücünün ise tam kusurlu olduğu ve kazaya kendisinin sebebiyet verdiğinin tespit edildiği, desteğin kendi kusurundan kaynaklanan ölüm nedeniyle, yakınları tarafından, karşı araç sürücüsü, işleteni ve sigortasından tazminat talep edilemeyeceği, bu nedenle dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkemece davanın reddedilmiş olmasında usul ve kanuna aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 06.10.2016 tarihinde davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, ZMSS Genel Şartlar'ın A/6. maddesinin (d) bendi 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.