Başvuru, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nde Taksim Meydanı na gitmek isteyen ancak gidişlere izin verilmediğini öğrenen ve evlerine dağılma kararı aldıklarını belirten başvurucuların bir polis aracının kundaklanması sonrası şüpheli olarak gözaltına alınmaları ve gözaltı süresinin gerekçesiz uzatılması nedenleriyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde Taksim Meydanı'na gitmek isteyen ancak gidişlere izin verilmediğini öğrenen ve evlerine dağılma kararı aldıklarını belirten başvurucuların bir polis aracının kundaklanması sonrası şüpheli olarak gözaltına alınmaları ve gözaltı süresinin gerekçesiz uzatılması nedenleriyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 6/8/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. A. Arka Plan Bilgisi 2014 yılı 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü (İşçi Bayramı) etkinlikleri çerçevesinde İstanbul Valiliğinin (Valilik) 14/4/2014 tarihli ve 2014/492 sayılı kararı ile İstanbul'un Kadıköy İskele Meydanı, Kadıköy Yeni Salı Pazarı, Kadıköy Meydan Otobüs Durakları, Maltepe Sahil Alanı, Fatih Sahil Alanı, Kartal Meydanı toplantı ve gösteri alanı olarak belirlenmiş; kamuoyuna çeşitli iletişim araçları ile duyurulmuştur. 28/4/2014 tarihinde Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK), Türkiye Mimarlar ve Mühendisler Odası Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipler Birliği (TTB) tarafından oluşturulan ortak platformca Valiliğe hitaben düzenlenen "1 Mayıs 2014 Anması ve Kutlamaları" konulu dilekçe ile 1 Mayıs 2014 Perşembe günü saat 00'te Taksim Cumhuriyet Anıtına çelenk ve Kazancı Yokuşu başına karanfil bırakılarak saygı duruşunda bulunulacağı, kutlama gerçekleştirileceği yönünde talep ve bildirimde bulunulmuştur. Valilik 29/4/2014 tarihli kararı ile 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2014 yılı içinde İstanbul'da yapılacak gösteri yürüyüşleri, açık yer toplantı alanları ile güzergâhlarının tespit edildiğini belirterek Taksim Meydanı'nda kutlama yapılması taleplerini reddetmiş ve karar müracaatçı sendika, birlik ve odalar ile kamuoyuna 30/4/2014 tarihinde duyurulmuştur. Bazı gruplar, İşçi Bayramı kutlamalarını İstanbul Valiliğinin belirlediği alan dışında kalan Taksim Meydanı'nda yapmakta ısrar etmiştir. Çevik Kuvvet polisleri Taksim Meydanı'nda toplanmak isteyen grupları dağıtmak amacıyla biber gazı ile müdahalede bulunmuş, göstericiler küçük gruplar hâlinde ara sokaklara dağılmıştır. Başvurucuların bir araya geldiği bölgede -polis tutanaklarına göre- ara sokaklara dağılan göstericiler tarafından bir polis aracına taşlı ve sopalı saldırı gerçekleştirilmiş, araçta maddi hasar meydana gelmiş, araçta bulunan polislerin yardım talebi üzerine olay yerine takviye ekipler intikal ederek olayı gerçekleştirenler tespit edilmeye çalışılmış ve gösteriye katıldığı değerlendirilenler gözaltına alınmıştır. B. Somut Olaya İlişkin Bilgiler Başvurucular, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM-SEN) üyesi olup öğretmen olarak görev yapmaktadırlar. Başvurucular -kendi beyanlarına göre- bağlı bulundukları Sendikanın çağrısına uyarak İşçi Bayramı kutlamalarını Taksim Meydanı'nda yapmak üzere yola çıkmışlar, Taksim Meydanı'na giden yolların kapalı olması ve polisin geçişe izin vermemesi nedeniyle evlerine geri dönmeye karar vermişlerdir. Başvuruculara göre dönüş sırasında ihtiyaç gidermek ve dinlenmek amacıyla 10-15 dakika mola verdikleri kafede polis kendilerini gözaltına almış, gözaltı işlemi sırasında polisler kendilerine sert davranmış ve iki gün gözaltında tutulmuşlardır. Polis tutanaklarına göre 1 Mayıs 2014 günü saat 30 sıralarında içinde iki polis memurunun bulunduğu bir ekip arabası gösteri yapanların taşlı saldırısına uğramıştır. Araçları saldırıya uğrayan ve araç camları kırılan polis memurları can güvenliklerini sağlamak amacıyla koşarak bir otele sığınmışlardır.Zor durumda olan ekibe yardım için olay yerine gelen destek ekipleri ekip arabasının dört tekerleğinin patlak, sağ ön, orta, arka ve sağ bagaj camı, sol ön farı ile aynalarının kırılmış, aracın plakalarının sökülmüş, ön camının çatlak olduğunu; arabanın iç ve dış bölgelerinde taş izleri bulunduğunu ve arabanın kullanılamaz hâle getirildiğini görmüşlerdir. Bunun üzerine olayı gerçekleştirdiği düşünülen göstericiler göz takibine alınmış ve olayı gören çevredeki kişilerin bilgisine başvurulmuştur. Alınan bilgiler doğrultusunda polis ekipleri yaptıkları kovalamaca neticesinde aralarında başvurucuların da bulunduğu olayı gerçekleştirmiş olması muhtemel 9 (dokuz) kişiyi yakalamışlardır. Ayrıca bahse konu yerde etrafta biriken kalabalık grup arasında vatandaşların olayı gerçekleştiren kişi olduğunu söyleyerek darbetmeye çalıştıkları bir kişi daha yakalanarak gözaltına alınmıştır. Yapılan üst aramasında yakalananların bazılarında taş parçaları, eldiven, gaz maskesi gibi materyaller bulunmuştur. Başvuruculardan Mustafa Yavuz'un üzerinden ise bir adet beyaz renkli bez gaz maskesi çıkmış, diğer başvurucular üzerinde herhangi bir materyal bulunmamıştır. Başvurucular 1/5/2014 günü kamu malına zarar verme, toplantı ve gösteri yürüyüşüne silah ve benzeri aletle katılma ve görevli memura direnme suçlarından şüpheli olarak gözaltına alınmıştır. Gözaltı süresi Cumhuriyet Başsavcılığınca aleyhteki delil ve emareler, yüklenen suçun özelliği, şüphelilerin kaçma ve delilleri yok etme ihtimali, soruşturmanın ikmali için gereken süre nazara alınarak 2/5/2014 tarihinde 3/5/2014 tarihine kadar uzatılmıştır. 2/5/2014 günü gözaltı süresinin uzatıldığını öğrenen başvurucular avukatları aracılığıyla yetkili Sulh Ceza Mahkemesine itiraz etmişlerdir. İstanbul (kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi 2/5/2014 tarihinde başvurucuların itirazını reddetmiştir. Bu karara karşı başvurucuların yaptığı itirazı ise İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi 14/5/2014 tarihinde reddetmiştir. Nihai karar 8/7/2014 tarihinde başvurucular vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucular 6/8/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Soruşturma sonrasında başvurucular hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 6/6/2014 tarihinde kamu malına zarar verme ve toplantı ve gösteri yürüyüşüne silah ve benzeri aletle katılma suçlarından kamu davası açılmıştır. Yargılamayı yapan İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi 14/7/2017 tarihinde; başvurucuların kamu malına zarar verme suçunu işlediklerinin sabit olmaması, başvuruculardan Rifat Keskintürk ve Miyese Ergin'e ilişkin olarak toplantı ve yürüyüşlere silahtan sayılan aletlerle katılmak suçunun yasal unsurları oluşmaması, Mustafa Yavuz'un da anılan suçu işlediğinin sabit olmaması nedenleriyle ayrı ayrı beraatlerine karar vermiştir. Karar istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısımları şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir."