Ceza Genel Kurulu 2019/482 E. , 2019/577 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 26-58 Sanık ...'ın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK'nın 103/1-a maddesi delaletiyle, 103/2, 103/6, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 13.04.2015 tarihli ve 396-174 sayılı hükm…
**Ceza Genel Kurulu 2019/482 E. , 2019/577 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 26-58 Sanık ...'ın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK'nın 103/1-a maddesi delaletiyle, 103/2, 103/6, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 13.04.2015 tarihli ve 396-174 sayılı hükmün sanık müdafisi ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 23.11.2015 tarih ve 6363-10853 sayı ile; "Sanığın soruşturma evresinde müdafii huzurunda verdiği savunmasında, mağdure ile ilk buluşmalarında araçla gittikleri ormanlık alanda seviştiklerini daha sonraki buluşmalarında ise yine araçla tenha bir yere gidip mağdurenin de isteğiyle cinsel ilişkiye girdiklerini beyan etmesi karşısında, sanık hakkında her iki suç açısından da koşulları oluştuğu halde TCK'nın 43. maddesinin uygulanmaması neticesinde eksik ceza tayini, Dosya içeriğine göre, onbeş yaşı içerisindeki mağdurenin suç tarihinde sanıkla cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka neden olmaksızın cinsel ilişkiye girdiği sabit olduğundan, mağdure hakkında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 09.09.2014 günlü raporda 'Travma sonrası stres bozukluğu zemininde majör depresyon' tanısı ile ruh sağlığının kalıcı olarak bozulduğunun belirtilmesi nedeniyle anılan rapor esas alınarak sanığın cezası TCK'nın 103/6. maddesi uyarınca arttırılmış ise de, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda yer alan objektif sorumluluğun kaldırılarak subjektif sorumluluğun kabul edildiği, 5237 sayılı TCK'nın 23. maddesi uyarınca failin, gerçekleşen fakat kastetmediği bir neticeden sorumlu tutulabilmesi için en azından taksirle hareket etmiş olması gerektiği, cebir, tehdit veya hile gibi iradeyi etkileyen herhangi bir hâl olmaksızın mağdureyle cinsel ilişkiye giren sanığın bu eyleminden dolayı kastettiğinden daha farklı ve ağır bir neticenin meydana geldiğinin iddia olunduğu olayda, sanığın dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumu, eğitim düzeyi, mesleki tecrübesi, kişisel özellikleri, tarafların yaşları ve olayın gerçekleşme biçimi nazara alındığında, ağır netice olarak ortaya çıkan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın sanık tarafından öngörülemeyeceği ve taksirle dahi hareket etmesinin söz konusu olmayacağı, meydana gelen zararın 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında cezanın bireyselleştirilmesinde alt sınırdan uzaklaşılması sırasında dikkate alınabileceği gözetilmeden, cezasında 5237 sayılı TCK'nın 103/6. maddesi ile arttırım yapılması," isabetsizliklerinden bozulmuştur.