Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.05.2020 tarihinde Büyükçekmece İlçesi, Hürriyet Mah. Zafek Sokak, ...adresinde, 08/05/2020 tarihinde Büyükçekmece İlçesi, Türkoba Mah., FIrat Cad. Adresine, 06/05/2020 tarihinde Esenyurt ilçesi, Necip Fazıl Kısakürek Mah. Çağlayan Sok. No: ...1 adreslerinde davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar sırasında davacı şirketin alt yapı tesislerine hasar verildiği, davacı şirket personelince arızaların giderilmesi ve enerji verilmesine müte
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; belirtilen muhtelif adreslerde davalı İSKİ tarafından yapılan/yaptırılan çalışmalar esnasında şirketlerine ait kablolar ile alt yapı tesislerine hasarlar verildiğini, zararların tazmini için alacaklarının tahsilini sağlamak amacıyla taraflarınca icra takipleri başlatıldığını beyan ederek davalının haksız olan her bir itirazının ayrı ayrı iptali ile takiplerin devamına, haksız ve kötü niyetli davalı aleyhine her bir takip için ayrı ayrı % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her bir takip için ayrı ayrı yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de, karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; belirtilen mahalde davalı İdare değil, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere, İdareleri müteahhidinin işi yapmış olduğunu, İdareleri ile yüklenici şirket arasında yapılan Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 25.maddesinde "Taahhüt konusu yapım işinin her türlü sorumluluğu, kesin kabul işlemlerinin idarece onaylanacağı tarihe kadar tamamen yükleniciye aittir hükmü gereğince yüklenici firmaların hasarlardan sorumlu olacağını, davanın davalı kurumun yüklenicileri olan ... A.Ş, ... Tic. Ltd. şirketlerine ihbarını talep ettiklerini, davacının alt yapı tesislerinin mevzuata uygun olup olmadığı, davacının kusurunun olup olmadığı, hasar bedeli olarak belirtilen rakamın gerçek hasar bedeli olup olmadığı, işçilik ve eklenen diğer taleplerin yasal olup olmadığı hasarların gerçek sebebi hususlarının araştırılmalısı gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava davacıya ait tesislere verildiği ileri sürülen zarar bedellerinin tahsiline yönelik yapılan İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası,İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyaları ile yapılan takiplere karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatına yöneliktir. Mahkemece ; "Davanın HMK. 114/1-b maddesi uyarınca yargı yolu caiz olmadığından İdari Yargı görevli olduğundan DAVANIN DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE" karar verilmiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davanın Adli Yargı ve Ticaret Mahkemeleri'nde görülmesi gerektiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesinin henüz çok yeni olan 2021/1595E ve 2022/392 K sayılı 21.02.2022 tarihli kararı ile İstanbul BAM 4.Hukuk Dairesi'nin 2022/158E ve 2022/570 K sayılı ilamının da aynı doğrultuda olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Mahkemece; takip konusu yapılan maddi zararın, davalının kamu hizmeti kapsamında yürüttüğü kazı çalışmaları esnasında oluştuğu gerekçesi ile yargı yolu yönünden görevsizlik kararı verilmiştir. Davacı İSKİ Genel Müdürlüğü, bir kamu kurumudur ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlıdır. Davalı, kamu hizmeti niteliğindeki çalışmalarını özel hukuk kuralları çerçevesinde gerçekleştirmektedir. 6102 sayılı TTK m. 16'ya göre; kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlarının dahi tacir sayılacakları belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında, davacı İSKİ'nin bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak, çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı, davalı ... A.Ş.'nin da özel hukuk tüzel kişisi ve "tacir" olduğu benimsenmelidir. Haksız fiilden kaynaklanan ve ticari nitelik arz eden uyuşmazlığın da, adli yargı yerinde ve Ticaret Mahkemesi'nde çözümlenmesi gereklidir. (HGK’ nun 21/9/1983 gün ve 1980/11-2721; 1983/823 ile 29/11/1995 gün ve 1995/11-647; 1995/1043 sayılı kararları). Davada mahkeme görevlidir. Bu itibarla, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılmasına,yargılamaya devam edilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.