11. Ceza Dairesi 2016/377 E. , 2016/2092 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Nitelikli dolandırıcılık suçundan davanın düşürülmesi Resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet 1-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşaması
**11. Ceza Dairesi 2016/377 E. , 2016/2092 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Nitelikli dolandırıcılık suçundan davanın düşürülmesi Resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet 1-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 07.04.2010, 23.02.2015 ve 30.07.2015 tarihli banka yazısına göre suç tarihinin, bonoların bankaya teslim edildiği 01.08.2005 ve 21.08.2005 olacağı cihetle tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Bozma kararına uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine; ancak; Sanığın, ... Şubesinden kullandığı krediye teminat olarak 25.04.2005 tanzim 01.08.2005 vade tarihli 4.000,00 TL bedelli ve 03.05.2005 tanzim 21.08.2005 vade tarihli 4.500,00 TL bedelli Bünyamin Kanatlı adına düzenlenen sahte bonoları verdiği iddiası ile açılan davada, ... Şubesinden gönderilen 07.04.2010 havale tarihli yazıda suça konu bonoların sanık tarafından bankaya 01.08.2005 ve 21.08.2005 tarihlerinde kredi teminatı olarak verildiği ve 21.10.2010 havale tarihli yazıda da, 13.09.2004 tarihli sözleşmeye istinaden kredi açıldığı ve kullandırıldığı, bozma sonrası 30.07.2015 tarihli yazılarında ise, 13.09.2004 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden ilgili kişiye senet karşılığı avans (SKA) kredisi kullandırıldığı, kredinin özelliği gereği kredinin bir kereye mahsus olmadığı, ödenen her senedin borçtan düşüldüğü, düşülen miktar kadar boşluk oluştuğu, kredi kullanıcısı tarafından bu miktarlı yeni senet verildiği taktirde tekrar kredi kullandırılabildiği, ilk kredi kullandırmanın 17.11.2004 tarihi olduğu, ancak ödenen senetlerden doğan boşluklar, ilgili tarafından yeniden verilen senetler ile karşılığı sağlanarak tekrar kredi kullandırıldığının beyan edildiğinin belirtilmesine göre; suça konu senetlerin 25.04.2005 ve 03.05.2005 tanzim tarihli olduğu, tanzim tarihlerine göre oluşan boşluklar nedeniyle sonradan verilen senetler olduğu, senetler verildikten sonra kredi kullandırıldığı, bankanın, senetlerin 01.08.2005 ve 21.08.2005 tarihlerinde verildiği ve daha sonra da kredi kullandırıldığı şeklindeki yazısı karşısında, suça konu senetlerin karşılığı olan kredilerin sanığa kullanıldırıldığı tarihlerin ayrıntılı dökümünün ilgili bankadan getirtilmesinden sonra, suç tarihinin menfaatin temin edildiği tarih olacağı da dikkate alınarak sözkonusu senetler karşılığı olan kredinin sanığa kullandırılmış sayıldığı tarihler tam olarak saptanıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.