3. Ceza Dairesi 2022/23748 E. , 2022/5565 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; İtiraz eden: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İtiraz yazısının tarihi : 20.05.2022 İtiraz edilen daire kararı : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 03.03.2022 tarih ve 2021/3284-2022/1167 sayılı kararı İlk derece mahkemesi : Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesiİtirazla ilgili mahkeme kararı:Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 13.05.2020 tarih ve 2018/2075- 2020/155 sayılı kararı İtirazla ilgili hüküm: CMK'nın 223/2-e
**3. Ceza Dairesi 2022/23748 E. , 2022/5565 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; İtiraz eden: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İtiraz yazısının tarihi : 20.05.2022 İtiraz edilen daire kararı : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 03.03.2022 tarih ve 2021/3284-2022/1167 sayılı kararı İlk derece mahkemesi : Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesiİtirazla ilgili mahkeme kararı:Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 13.05.2020 tarih ve 2018/2075- 2020/155 sayılı kararı İtirazla ilgili hüküm: CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi Dosya incelendi, gereği düşünüldü; I- İTİRAZ KONUSU: Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.06.2018 tarih, 2017/49 esas ve 2018/124 karar sayılı kararı ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat hükümlerine karşı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 13.05.2020 tarih, 2018/2075 esas ve 2020/155 karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın temyiz incelenmesi neticesinde; Dairemizin 03.03.2022 tarih, 2021/3284 esas ve 2022/1167 karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in eylemlerinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçuna yardım suçunu oluşturduğu gerekçesi ile bozma kararı verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2022 tarih ve KD-2022/65070 sayılı yazısı ile Dairenin 03.03.2022 tarih, 2021/3284 esas ve 2022/1167 karar sayılı kararının kaldırılarak; ilk derece mahkemesince nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 13.05.2020 tarih, 2018/2075 esas ve 2020/155 karar sayılı kararına yönelik temyiz istemlerinin CMK'nın 286/2-g ve 298. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi hususunda itiraz talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. II- İTİRAZ NEDENLERİ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2022 tarih ve KD-2022/65070 sayılı yazısının ilgili kısımda belirtildiği şekli ile; "1- İtirazın konusu, ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ilk derece mahkemesince nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf istemlerinin esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının kesin olup olmadığına ilişkindir. Sanıklar hakkında diğer suçlardan verilen temyiz isteminin reddi ve hükmün düzeltilerek onanmasına dair Yüksek Daire kararları itiraz kapsamı dışındadır. 2- Dolandırıcılık suçunu düzenleyen TCK'nın 157. maddesi; "Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir" hükmünü, Nitelikli dolandırıcılık suçlarını düzenleyen TCK'nın 158. maddesi; "(1) Dolandırıcılık suçunun; .... e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak, ... İşlenmesi hâlinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Değişik cümle: 03.04.2013-6456 S.K./40.mad) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. (2).... (3) (Ek fıkra: 24.11.2016-6763 S.K./14. md) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yan oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır." hükümlerini, CMK'nın temyizi düzenleyen 286. maddesi "(1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir. (2) Ancak; .... g) On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları, ... Temyiz edilemez ...." hükümlerini içermektedir. Cezayı arttıran nitelikli hallerin ceza üst sınırını 10 yıl hapis cezasının üzerine çıkarması halinde bu gibi suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair kararları kesin olmaktan çıkaracağına dair Yargıtay Ceza Daireleri arasında uygulama farklılıkları bulunmakla birlikte, Başsavcılığımızın hukuki görüşünün cezayı arttıran nitelikli hallerin iddiaya konu olması halinde ceza üst sınırı 10 yıl hapis cezasının üstüne çıkıyorsa ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair kararların temyizinin kabil olduğu yönündedir. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 23.02.2022 tarih ve 2021/11471 esas, 2022/3269 karar sayılı kararı da bu yöndedir. Ancak TCK'nın 43. maddesinin uygulandığı zincirleme suç halleri cezayı artıran nitelikli hal olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Ceza hukukunun temel prensiplerinden birisi de “birden çok suç işleyen kimsenin, işlediği suç sayısı kadar cezadan sorumlu olması”dır. Bu kuralın istisnasını, aynı fail tarafından işlenmiş birden çok suç bulunmasına rağmen, çeşitli nedenlerle faile tek cezanın verildiği “suçların içtimaı” adı verilen durumlar oluşturmaktadır. TCK'nın 43. maddesinde düzenlene zincirleme suç hükümleri de bunlardan biridir. Zincirleme suç kavramı Ortaçağda Glossatörler ve Postglossatörler tarafından ortaya atılmıştır. Müşterek bir kararla, aynı tip suçu birden çok işleyen failleri, kanunların öngördükleri şiddetli cezalardan korumak için çözüm arayan pratik hukukçular tarafından yaratılmıştır. Özellikle üç hırsızlık suçunun cezasının “ölüm” olmasının doğurduğu aşırılıkları yumuşatmanın çıkar yolu olarak düşünülen bu kurum, Zanardelli Kanunu’nda da yer almış ve buradan Türk hukuk sistemine girmiştir. (...TBB dergisi Sayı 70) Görüldüğü üzere TCK'nın 43.maddesi aynı suç işleme kararı altında işlenmiş birden fazla suçun her birinin ayrı değil fakat tek bir suç olarak cezalandırılmasını ve bu cezadan miktar artırım yapılmasını öngörerek aslında failin alacağı toplam cezayı azalatan bir düzenlemedir. Niteliği itibariyle TCK'nın 43. maddesinde yazılı zincirleme suç hükmünün cezayı artıran nitelikli hal olarak kabulü mümkün değildir. 3- Sanıkların 17.08.2012 tarihinde yapılan Polis Akademisi Giriş Sınavı'nda sorulacak soruları önceden ele geçirdikleri, sanık ...'ın bu sınava girecek olan sanıklar ... ve ...'e sanık ...'un sanık ...'a, sanık ...'ın sanık ... Asmaya sanık ...'ın sanık ...'e, sanık ...'in sanık ...'a Kur'an-ı Kerim'e el bastırmak suretiyle sınavdan önce verdikleri somut olayda, sanıklar hakkında cezayı artıran nitelikli hal olarak TCK'nın 158/3 maddenin uygulama yerinin de olmadığı, nitekim hem iddianamede sevk maddeleri arasında bu maddenin gösterilmediği, sanıkların sınav sorularını verdikleri ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan mahkum olan asıl failler yönünden mahkemece de karar yerinde tartışılmak suretiyle bu maddenin uygulama yerinin olmadığının kabul edildiği gözetildiğinde, sırf zincirleme suç hükümlerinin uygulanması nedeniyle TCK'nın 158. maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun ceza üst sınırının 10 yıl hapis cezasının üzerine çıkmayacağı, bu nedenle sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ilk derece mahkemesince nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf istemlerinin esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin olduğu düşüncesine varılmakla Yüksek Dairenin bozma kararına itiraz etmek gerekmiştir." şeklinde itiraz nedenleri bildirilmiştir. III- İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KARAR: Dairemizin 03.03.2022 tarih, 2021/3284 esas ve 2022/1167 karar sayılı bozma ilamında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden itirazın REDDİNE, 02.07.2012 tarih ve 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen (2) ve (3) fıkra hükümleri uyarınca dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.