Ceza Genel Kurulu 2016/1162 E. , 2019/152 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 10. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 307-311 Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı TCK'nın 188/3, 52, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadere ve mahsuba ilişkin İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 29.09.2015 tarihli ve 307-311 sayılı hükmün, sanık ve müdafisi tarafında…
**Ceza Genel Kurulu 2016/1162 E. , 2019/152 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 10. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 307-311 Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı TCK'nın 188/3, 52, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadere ve mahsuba ilişkin İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 29.09.2015 tarihli ve 307-311 sayılı hükmün, sanık ve müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 03.06.2016 tarih ve 5731-1736 sayı ile; "2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 9. maddesine göre 'önleme araması', suç işlenmesinin veya bir tehlikenin önlenmesi için yapılan aramadır. Önleme aramasının muhatapları suç şüphesi altında olmayan kişilerdir. CMK'nın 116 ve 117. maddelerine göre 'adlî arama' ise, şüphelinin veya sanığın yakalanması ya da suç delillerinin elde edilmesi için yapılan aramadır. Somut bir suçun işlendiği şüphesi varsa önleme araması değil ancak adlî arama yapılabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/610-2014/512, 2013/841-2014/513 ve 2014/166-514 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; adlî arama kararı gerektiren bir olayda önleme araması kararına dayanılarak ya da koşullarına uygun olmayan arama kararı üzerine yapılan arama hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu bulunan deliller ya da suçun maddi konusu 'hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş' olacağından, Anayasa'nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK'nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ve 289. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi uyarınca hükme esas alınamaz. Somut olayda, ..... plaka sayılı beyaz renkli araçla, sanık ...'ın, uyuşturucu madde ticareti yaptığının ihbar edilmesi karşısında; niteliği ve faili belli olan bir suçun işlendiği konusunda şüphe oluşmuştur. CMK'nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde 'adlî arama kararı' alınmadan, olaydan önce Gaziosmanpaşa Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen 'önleme araması kararına' dayanılarak sanığın kullandığı araçta arama yapılması hukuka aykırıdır. Bu arama sonucu araçta bulunan uyuşturucu maddeler ise hem 'suçun maddî konusu' hem de 'suçun delili' olup hukuka aykırı yöntemle elde edildiğinden hükme esas alınamaz. Açıklanan nedenlere göre; suç konusu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği ve sanığın bulunduğu ..... plakalı araçta arama yapılması konusunda, yazılı olarak verilmiş 'adli arama kararı' olup olmadığının araştırılması, varsa aslı veya onaylı bir örneğinin getirtilerek duruşmada okunup tartışılmasının sağlanması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 23.06.2016 tarih ve 361232 sayı ile;