5. Hukuk Dairesi 2017/12416 E. , 2018/11679 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı idare ve davalı ... vd. vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davalı ... vd vekili de temyiz dilekç
**5. Hukuk Dairesi 2017/12416 E. , 2018/11679 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı idare ve davalı ... vd. vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davalı ... vd vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 07/06/2018 günü temyiz eden davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin yüzlerine karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden diğer davalının yokluğunda duruşmaya başlanarak sözlü açıklamalar da dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. K A R A R - Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare ve bir kısım davalı vekillerince temyiz edilmiştir.Arsa niteliğindeki ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 4581 ada 3 parsel sayılı taşınmazın zeminine emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğru olduğu gibi, üzerinde bulunan yapıya resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1)Kamulaştırma Kanununun kıymet takdir esaslarını belirten 11. maddesinin 1. fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların değerinin, değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan, zaruret olmadıkça yakın bölgelerde bulunan ve değerlendirme tarihine yakın emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur. Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda bu yönteme uyulmadan, eski tarihli taşınmaz satışı emsal alınarak bedel tespit edilmiştir.Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2)Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan ve 20.01.2016 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 86,16 m2'lik kısmın geometrik durumu ve ... Belediye Başkanlığının taşınmazın imar planında konut dışı kentsel çalışma alanında kalan bu kısmının müstakil olarak tek başına inşaat yapmaya elverişli olduğuna ilişkin 01.12.2015 tarihli yazı cevabı dikkate alındığında bu bölümün kullanılabilir halde olduğu gözetilmeden, işe yaramazlığından bahisle bedeline hükmedilmesi,Kabule göre de; 3)Dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle imar parseli, emsalin ise satış tarihi itibariyle kadastral parsel olduğu belirtilerek yapılan değer tespiti sırasında, dava konusu taşınmaz imar parseline dönüştürülürken hangi oranda kesinti yapılmış ise, bu oranın ilave edilmesinde bir yanlışlık olmamakla birlikte, ekleme yönteminin, dava konusu taşınmazdan yapılan kesinti oranının, tam bir sayıdan (1) çıkartılmak suretiyle bulunan oranın dava konusu taşınmazın emsal karşılaştırması sonucu bulunan m² birim bedeline bölünerek yapılması gerekirken, (örnek: dava konusu taşınmazdan yapılan kesinti % 15 ise, dava konusu taşınmazın emsal karşılaştırması sonucu bulunan m² bedelinin 0,85'e bölünmesi gerekir) bu yönteme uyulmadan hesap yapan bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulması,Doğru görülmemiştir.Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.630,00-TL vekalet ücretinin bir kısım davalılardan alınarak davacıya, 1.630,00-TL vekalet ücretinin de davacıdan alınarak bir kısım davalılara verilmesine, 07/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.