4. Hukuk Dairesi 2013/14055 E. , 2013/16202 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/05/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 04/07/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelener
**4. Hukuk Dairesi 2013/14055 E. , 2013/16202 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/05/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 04/07/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Kararı temyiz eden davacı, temyiz dilekçesi ile birlikte adli yardım talebinde de bulunmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 336/3 maddesi uyarınca “Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtay’a yapılır.” Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden davacının ekonomik ve sosyal durumu ile temyiz harç ve masrafları gözetildiğinde adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilerek temyiz incelemesine geçildi. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA 10/10/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Davacının davası reddedilmiş olmasına rağmen davacı tarafından dile getirilen ve ancak mahkemece dikkate alınmayan, dikkate alınmadığı gibi niçin geçersiz sayıldığı veya savunma delillerinin bu deliller karşısında niçin üstün tutulduğu açıklanmaktadır. Oysa ilk derece mahkemesinin özellikle otel içinde davalının tacizi sonrası tespit edilen yaralanma raporu ve bunun öncesi ve sonrası diğer tanıklarca davalının kendisini taciz ettiği yönündeki ifadeleri eylemin ceza hukuku niteliği itibariyle ancak bu şekilde ispatlanabilirliği de görülmeli ve davacının iddialarının kanıtlanmış sayılması gerekirdi. Şu durum itibariyle gerek ceza hukuku anlamında sonucun davacı lehine olması bunun da usul ve kanıtlama hukuku açısından davacının aleyhine yorumlanması bir kadın olan davacının kanıtlama yükümlülüğü açısından karşı cinse karşı özellikle ayrıma tabi tutulduğu kanısındayım. Bu nedenle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 10/10/2013