T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/101 KARAR NO : 2026/536 KARAR TARİHİ: 27/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/10/2025 NUMARASI : 2025/1260 2025/1327 DAVANIN KONUSU: Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. R…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/101 KARAR NO : 2026/536 KARAR TARİHİ: 27/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/10/2025 NUMARASI : 2025/1260 2025/1327 DAVANIN KONUSU: Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davacı tarafından istenilmiş olmakla, süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle;: dava dilekçesinde belirtilen şekilde İstanbul Anadolu 1.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takibe dayanak olup, 06/03/2015 tanzim, 01/09/2017 vade tarihli ve 1.235.000 TL bedelli bononun sahte olduğu ileri sürülerek söz konusu takip ve bono nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesi talebine ilişkin olduğu, ön inceleme ve tahkikat aşamalarına bağlı olarak ileri sürülen talepler yönünden gerekli ara kararların gerekçeli olarak oluşturulup tahkikatın yürütüldüğü, 2022/463 Esas sayılı dosya üzerinden verilen davanın reddine ilişkin karara karşı İstinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin kesin nitelikli ve 06/11/2024 tarihli olup 2023/1086 Esas, 2024/1710 Karar sayılı kararı ile HMK. Madde 211 düzenlemesinde belirtilen şekilde sahtelik incelemesindeki sıraya uyularak imza incelemesi yaptırılması gerektiği yönünde İstinaf isteminin kısmen kabul edilerek söz konusu kararın kaldırılması karar verildiği, bunun üzerine davanın 2024/857 Esasa tevzi edilerek o esas üzerinden yargılamaya devam edildiği, BAM kararı doğrultusunda imza incelemesi yoluna gidildiği, bilirkişi heyetinden rapor temin edildiği, davacı adına rapora itiraz edildiği, 01/10/2025 tarihli duruşmada itirazlar yönünden tahkikatı gerektirir bir husus olmadığına yönelik ara karar oluşturulduğu, sözlü yargılama aşamasına geçildiği, bu aşamada davacı vekili tarafından Mahkeme başkanının reddedildiğinin belirtilmesi üzerine hakimin reddi talebinin yazılı olarak ileri sürülmesi için süre verildiği ve verilen süre içinde davacı vekili tarafından ibraz edilen 07/10/2025 tarihli dilekçe ile Mahkeme heyetinin İstinaf öncesi yargılamada olduğu gibi BAM kararına ve kendi ara kararına da aykırı şekilde eksik incelemeyle talepleri reddettiği, dosyaya sunulan delillerin ısrarla dikkate alınmadığı. Lehe olan konuların araştırılmaması nedeniyle Mahkeme heyetinin ve yargılamanın tarafsızlığına ve adil yargılanma ilkesine gölge düştüğü ileri sürülmek suretiyle Mahkemenin Heyet olarak reddinin talep edildiği anlaşılmıştır. Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır. Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır. Dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, reddeden davacı tarafından mahkemece Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararında belirtildiği şekliyle usulüne uygun bilirkişi incelemesi ve imza incelemesi yapılmadığı, mahkemece bu yönde alınan ara karara uygun hareket edilmediği, alınan rapora karşı sunulan beyan ve itirazların göz ardı edildiği, imzadaki farklılıklara dair herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, mahkemece lehe olan hususlarda herhangi bir araştırma ve inceleme yapmadığı ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilemeyeceği, delil toplama ve rapor alma gibi hususlarda hakimin kanuni taktir hakkının bulunduğu yönündeki merci değerlendirmesi yerindedir.Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince, İSTANBUL ANADOLU 13.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2025/1260 D.İş, 2025/1327 karar sayılı kararına karşı istinaf başvuru talebinin REDDİNE, Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine, İstinaf giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 27/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. KANUN YOLU: Kesin olmak üzere GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2026