Başvuru, tam yargı davasında hukuka aykırı karar verilmesi ve davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tam yargı davasında hukuka aykırı karar verilmesi ve davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 19/1/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirilmesine gerek görülmediğini belirtmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, İstanbul Defterdarlığında vergi denetmeni olarak görev yapmaktayken 5/8/2003 tarihli Bakanlık Olur'u ile Tekirdağ'a atanmıştır. Bu işlemin iptali istemiyle açılan davada İstanbul İdare Mahkemesinin 31/12/2003 tarihli kararı ile işlemin yürütmesinin durdurulmasına ve 9/12/2004 tarihli kararıyla da dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, söz konusu karar Danıştay Beşinci Dairesinin 11/12/2007 tarihli kararı ile onanmış ve kararın düzeltilmesi istemi de aynı Dairenin 26/6/2009 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Söz konusu mahkeme kararının uygulanması ile başvurucu 6/4/2004 tarihinde tekrar İstanbul'a atanmış ve ardından bu kez 30/7/2005 tarihli onay ile başvurucunun ataması Eskişehir'e yapılmıştır. Başvurucu 7/9/2005 tarihinde kendi isteğiyle emekli olma talebinde bulunmuş ve 17/10/2005 tarihinde görevinden ayrılmıştır. Başvurucu; Tekirdağ Defterdarlığına atanmasına yönelik işlemin mahkeme kararı ile iptal edildiğini, yapılan atama işlemleri dolayısıyla emekli olmak zorunda bırakıldığını ileri sürerek erken emekli olması nedeniyle oluşan 000 TL maddi ve 000 TL manevi zararının tazmini istemiyle 27/6/2011 tarihinde dava açmıştır. İstanbul İdare Mahkemesinin (Mahkeme) 31/5/2012 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiş, ayrıca 26/9/2011 tarihli ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (659 sayılı KHK) uyarınca reddedilen tazminat miktarları üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan tarife uyarınca 350,00 TL vekâlet ücretinin başvurucudan alınarak davalı idareye ödenmesine hükmedilmiştir. Kararın gerekçesinde; idarenin olağan işleyişi içinde tesis edilen atama işleminin sırf mahkeme kararı ile iptal edilmesi durumunun tazminat sorumluluğunu doğurmayacağı gibi davacının emekli olması ile naklen atama işlemi arasında da doğrudan illiyet bağı kurulamayacağından davacının maddi ve manevi tazminata ilişkin talep ve gerekçelerinin hukuki dayanağı bulunmadığı ifade edilmiştir. Başvurucu tarafından temyiz edilen karar Danıştay Beşinci Dairesinin 11/12/2014 tarihli kararıyla onanmış, karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 1/10/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar başvurucuya 22/12/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 19/1/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun maddesinin ilgili bölümü şöyledir: “(1) Yargılama giderleri şunlardır:...ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti....” 659 sayılı KHK'nın “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “(1) Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.” 21/12/2011 tarihli ve 28149 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2012 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) maddesinin ilgili kısımları şöyledir: "(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.... (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından vekalet ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." 2012 yılı AAÜT'nin maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” 2012 yılı AAÜT'nin ikinci kısmının ikinci bölümünün ilgili kısmı şöyledir: “İdare ve Vergi Mahkemelerinde takip edilen davalar içina) Duruşmasız ise 600,00 TLb) Duruşmalı ise 200,00 TL" 2012 yılı AAÜT'nin üçüncü kısmının ilgili bölümü şöyledir: “Yargı Yerleri ile İcra ve İflas Dairelerinde Yapılan ve Konusu Para Olan veya Para ile Değerlendirilebilen Hukuki Yardımlara Ödenecek Ücret İlk 000,00 TL için % 12 Sonra gelen 000,00 TL için % 11”