Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9433 E. , 2024/6393 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9433 Karar No : 2024/6393 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarett
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9433 E. , 2024/6393 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9433 Karar No : 2024/6393 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; İzmir İl Emniyet Müdürlüğü emrinde emniyet amiri olarak görev yapmakta iken davacının "suç tasnii" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/6. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; İzmir İl Emniyet Müdürlüğü emrinde emniyet amiri olarak görevli iken Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma kapsamında gözaltına alınan davacının, bu süre içerisinde görevlilerin din ve vicdan hürriyetine karşı suç işledikleri, nezarethane talimatnamesine aykırı hareket ettikleri ve görevi kötüye kullandıklarından bahisle verdiği şikayet dilekçesi üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şikayette bulunulan görevli emniyet müdürleri hakkında yapılan inceleme sonucu İzmir Valiliği İl İdare Kurulunca soruşturma izni verilmemesine karar verildiği, bahsi geçen görevli emniyet müdürlerinin davacıdan şikayetçi olmalarından dolayı başlatılan disiplin soruşturması neticesinde davacının görevliler hakkında suç tasniinde bulunduğundan "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziye edildiği, soruşturma dosyası ve eki ifade tutanakları ile kovuşturma dosyası incelendiğinde, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... günlü, K:... nolu ve ... günlü, K:... nolu kararlarında; davacının, "kamu görevlileri hakkındaki şikayetlerinin, iftira veya suç isnadı suçlarını oluşturmayacağı, mevcut deliller kapsamında müştekilerin kamu görevlileri hakkındaki şikayetlerinin yasal şikayet hakkının kullanımından ibaret olduğundan kovuşturmaya yer olmadığına" hükmedildiği, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 8/6. maddesinde yer alan ve meslekten çıkarma cezasını gerektiren "hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira" suçlarına 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede yer verilmediği, davacının gözaltındayken meydana gelen huzursuzluklar nedeniyle sorumlu bulunan kişiler hakkındaki şikayetinin, suç tasnii suçunu oluşturmayacağı, yasal şikayet hakkının kullanımından ibaret olduğu ve bu durumun İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının "kovuşturmaya yer olmadığına" ilişkin kararlarıyla sabit olduğu ve davacıya atfedilen fiille ilgili olarak 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede bir düzenleme yapılmamış olduğu anlaşıldığından davacının, dava konusu ceza ile cezalandırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, diğer taraftan, dava konusu işlem hukuka aykırı görülmekle birlikte, ceza hukuku kökenli bir ilke olan "lehe olan hükmün uygulanması ilkesine" aykırı olmamak koşuluyla 682 sayılı KHK ile getirilen düzenlemeler de dikkate alınarak, davacının eylemine uyan Tüzükte belirlenen başka bir disiplin cezasıyla cezalandırılabileceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu belirtilerek, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, ilgili mevzuat hükümlerinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak iş/işlemlerin yapıldığının tespit edildiği, ayrıca davacının 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı, Uyap kayıtlarında hakkında çeşitli suçlardan dosya bilgilerinin bulunduğu, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava dosyasının incelenmesinden, İzmir İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görevli iken Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma kapsamında gözaltına alınan davacının, gözaltında kaldığı süre içerisinde haksız ve hukuksuz muamelelere maruz kaldığı, görevlilerin din ve vicdan hürriyetine karşı suç işledikleri, nezarethane talimatnamesine aykırı hareket ettikleri ve görevi kötüye kullandıklarından bahisle verdiği şikayet dilekçesi üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şikayette bulunulan görevli emniyet müdürleri hakkında yapılan inceleme sonucu İzmir Valiliği İl İdare Kurulunca soruşturma izni verilmemesine karar verildiği, bahsi geçen görevli emniyet müdürlerinin ifadelerinde, kendilerine haksız suç isnadında bulunduğundan dolayı davacıdan şikayetçi olmalarıyla ilgili başlatılan disiplin soruşturması neticesinde düzenlenen ... günlü, ... sayılı soruşturma raporunda, olayın adli yönden soruşturulması için Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesi, disiplin yönünden ise, getirilen teklif doğrultusunda İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla, davacının suç tasnii fiilini işlediği sübuta erdiğinden Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırıldığı, bu işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme, veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira" fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmüne yer verildiğinden, dava konusu uyuşmazlığın bu Kanun uyarınca incelenip çözümlenmesi gerekmektedir. 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, disiplin cezası verilmesini gerektirecek fiiller sayma suretiyle belirtilmiş, ancak bu fiiller arasında davacının cezalandırılmasına dayanak olan "suç tasnii" fiiline yer verilmemiş; bir başka ifadeyle emniyet teşkilatı personelinin disiplin suç ve cezalarını düzenleyen yeni Kanun uyarınca davacıya isnat edilen eylem disiplin cezasını gerektiren bir eylem olmaktan çıkarılmıştır. Ceza Hukuku kökenli bir ilke olan lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiil sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunuyorsa veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehinde ise, sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir. Kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. Bu anlamda, idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, ilke olarak suç ve cezada lehe olan normun uygulanması kuralının disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezasıyla cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır. Ancak, lehe hükmün uygulanması amacıyla verilecek bir iptal kararının, davacının eylemine uyan başka bir disiplin cezasının uygulanmasına engel olmayacağı da açıktır. Bu bağlamda, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel olan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde yer alan "suç tasnii" fiili, mevcut hukuki durum itibarıyla 7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen idare mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin reddine dair bölge idare mahkemesi kararında ise hukuki isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2 ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.