TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR MUSTAFA BERBEROĞLU BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2015/3324) Karar Tarihi: 26/2/2020 R.G. Tarih ve Sayı: 14/4/2020-31099t.C. Başvuru Numarası : 2015/3324 Karar Tarihi : 26/2/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan :Recep KÖMÜRCÜ Üyeler : Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPALM. Emin KUZYıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Yücel ARSLAN Başvurucu : Mustafa BERBEROĞLU Vekili : Av. Duygu DEM İREL I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, sendika i şyeri temsilcisi olan ba ş
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR MUSTAFA BERBEROĞLU BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2015/3324) Karar Tarihi: 26/2/2020 R.G. Tarih ve Sayı: 14/4/2020-31099t.C. Başvuru Numarası : 2015/3324 Karar Tarihi : 26/2/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan :Recep KÖMÜRCÜ Üyeler : Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPALM. Emin KUZYıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Yücel ARSLAN Başvurucu : Mustafa BERBEROĞLU Vekili : Av. Duygu DEM İREL I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, sendika i şyeri temsilcisi olan ba şvurucunun atama i şleminin iptali talebiyle aç ılan davan ın ehliyet yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye eri şim hakkının; görev yerinin de ğiştirilmesi nedeniyle de sendika hakk ının ihlal edildi ği iddialar ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 23/2/2015 tarihinde yap ılmıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Bölüm Ba şkanı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmasına karar verilmi ştir. 5.B aşvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüş bildirmemi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 7. Başvurucu 1956 doğumlu olup olay tarihinde İzmir Millî Emlak Daire Başkanlığında (Daire Ba şkanlığı) memur olarak görev yapmaktadır. Başvurucu aynı zamanda Kamu Emekçileri Sendikalar ı Konfederasyonuna (KESK) bağlı Büro Emekçileri Sendikas ı (Sendika) i şyeri temsilcisi ve İzmir Şube Denetleme Kurulu üyesidir. Başvuru Numarası : 2015/3324 Karar Tarihi : 26/2/2020 38. Başvurucuya izinsiz olarak i şyerine gelmemesi nedeniyle 8/1/2007 tarihinde yazı ile uyarma cezas ı verilmi ştir. Yine kadastro çal ışmalar ına ilişkin görevini tamamlamas ından sonra işyerine dönmesi istenildi ği hâlde dönmeyece ğini belirtti ği ve ayn ı tavrı daha önce de tekrarlad ığı, görev dönüşü i şyerine geri dönmemeyi al ışkanlık hâline getirdiği, işyerine sendikal faaliyetlerde bulunmas ı nedeniyle gelemedi ğini iddia edip görev ve sorumluluklar ını savsakladığı belirtilerek söz konusu davran ışları nedeniyle kendisine 8/5/2009 tarihinde k ınama cezas ı verilmiştir. 9. Daire Ba şkanlığının 11/5/2009 tarihli yaz ısı ile ba şvurucunun Başkanlıklarındaki di ğer birimlerde uyum sa ğlayamayaca ğı, bu nedenle saymanl ıklarda ve müdürlüklerde görev yapmas ının uygun olaca ğı belirtilmi ş ve İzmir Gümrük Saymanl ık Müdürlüğünde (Sayman Müdürlü ğü) yoğunluktan dolayı personele ihtiyaç duyuldu ğu gerekçesiyle ba şvurucu 25/5/2009 tarihinde Sayman Müdürlü ğüne veznedar olarak atanm ıştır. 10. Başvurucu, atama i şlemine kar şı 8/7/2009 tarihinde İzmir 1. İdare Mahkemesinde ( İdare Mahkemesi) iptal davas ı açm ıştır. Dava, başvurucuyu temsilen Sendika taraf ından aç ılmıştır. 11.İdare Mahkemesi 8/7/2010 tarihinde davay ı reddetmi ştir. İdare Mahkemesi kararında, 14/7/1965 tarihli ve 657 say ılı Devlet Memurlar ı Kanunu nun 76. maddesi ile 25/6/2001 tarihli ve 4688 say ılı Kamu Görevlileri Sendikalar ı ve Toplu Sözle şme Kanunu'nun 18. maddesine yer verdikten ve ba şvurucunun aldığı disiplin cezalar ına değindikten sonra Daire Ba şkanlığında memur olarak görev yapt ığı sırada başvurucunun işyerindeki i şlerini aksatt ığının ve i ş disiplinine ayk ırı hareket ederek i şyerindeki huzuru bozduğunun çeşitli tarihlerde idareciler ve personel taraf ından tutulan tutanaklardan anlaşıldığını belirtmiştir. Mahkeme buna göre, Daire Ba şkanlığında çal ışması uygun olmayan başvurucunun iş yoğunluğu nedeniyle personel ihtiyac ı olan Sayman Müdürlü ğüne veznedar olarak atanmas ına ilişkin dava konusu i şlemde hukuka ve mevzuata ayk ırılık bulunmad ığı sonucuna ulaşmıştır. 12. Başvurucu, kararı temyiz etmi ştir. Danıştay Be şinci Dairesi (Daire) 20/2/2014 tarihinde, temyiz talebini reddetmi ş ve karar ı onamıştır. Daire karar ında; davan ın başvurucu adına Sendika tarafından aç ıldığı, ba şvurucunun dava aç ılması konusunda Sendikaya başvuruda bulunup dava aç ılması için yaz ılı olarak yetki verdi ğine yönelik dosyada herhangi bir belgenin bulunmad ığı belirtilmi ştir. 13. Daire; 4688 say ılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci f ıkrasının (f) bendine göre sendika ve üst kurulu şlara -hukuki yard ım gereklili ğinin ortaya ç ıkması durumunda- üyelerini veya bunlar ın mirasç ılarını her derecedeki yarg ı organlar ı önünde temsil etme ve dava açma hakkı tanındığını, üyesinin iste ğine göre uyuşmazl ığın çözümünde taraf olarak kendisini temsil etme yetki ve sorumlulu ğu verildi ğini ifade etmi ştir. Daire, bu konuda aç ık bir temsil yetkisi verilmedi ği sürece sendikan ın bireysel uyu şmazl ıklar dolay ısıyla doğrudan dava yoluna ba şvuramayaca ğını, başvurucunun Sendikayı yetkili k ıldığına ili şkin herhangi bir belgenin dava dosyas ında bulunmad ığı gerekçesiyle Sendikanın ba şvurucu hakkında tesis edilmiş bireysel işleme kar şı dava açma ehliyetinin bulunmad ığını belirtmiştir. Daire bu nedenle davan ın ehliyet yönünden reddi gerekirken i şin esası yönünden inceleme yap ılarak karar verilmesinde hukuki isabet bulunmad ığını ifade etmi ş, bununla birlikte bu hususun sonucu itibar ıyla yerinde olan karar ın bozulmas ını gerektirmedi ğine karar vermi ştir. Başvuru Numarası : 2015/3324 Karar Tarihi : 26/2/2020 414. Başvurucunun Sendikaya yetki verdi ğine dair belgenin dosyada bulundu ğu, eksik olduğunun kabulü hâlinde de kolayl ıkla tamamlayabilecekleri bir belge oldu ğu, Dairenin eksikli ğin giderilmesini istemeden davay ı reddetmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu yönündeki iddialar ını da içeren karar ın düzeltilmesi talebini Daire 28/11/2014 tarihinde reddetmi ştir. Karar 23/1/2015 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 15. Başvurucu 23/2/2015 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmuştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk 1. Mevzuat Hükümleri16. 6/1/1982 tarihli ve 2577 say ılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" kenar ba şlıklı 14. maddesinin (3) numaral ı fıkrasının ilgili k ısmı şöyledir: " Dilekçeler, ... c) Ehliyet, ... yönlerinden s ırasıyla incelenir." 17. 2577 sayılı Kanun'un "İlk inceleme üzerine verilecek kararlar" kenar başlıklı 15. maddesinin (1) numaral ı fıkrasının ilgili k ısmı şöyledir: "Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince yukar ıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14 üncü maddenin; ... b) 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yaz ılı hallerde davan ın reddine, ...Karar verilir. " 18. 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin ilgili k ısmı şöyledir: "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; ... , ehliyet, ... hallerinde ...Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulan ır. 19. 12/1/2011 tarihli ve 6100 say ılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 51. maddesi şöyledir: "Dava ehliyeti, medeni haklar ı kullanma ehliyetine göre belirlenir. " Başvuru Numarası : 2015/3324 Karar Tarihi : 26/2/2020 520. 6100 sayılı Kanun'un 76. maddesi şöyledir: "(1) Avukat, açt ığı veya takip etti ği dava ve i şlerde, noter taraf ından onaylanan ya da düzenlenen vekâletname asl ını veya avukat taraf ından onaylanmış aslına uygun örneğini, dava yahut takip dosyas ına konulmak üzere ibraz etmek zorundadır. (2) Kamu kurum ve kuruluşlarının avukatlarına, yetkili amirleri taraf ından usulüne uygun olarak düzenlenip verilmi ş olan temsil belgeleri de geçerli olup, ayr ıca noterce onaylanmasına gerek yoktur." 21. 6100 sayılı Kanun'un 77. maddesinin birinci f ıkrası şöyledir: "Vekaletnamenin asl ını veya örneğini vermeyen avukat dava açamaz ve yarg ılama il e ilgili hiçbir görev yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar do ğabilecek hallerde mahkeme, verece ği kesin süre içinde vekaletnamesini getirmek ko şuluyla avukat ın dava açmasına veya usul i şlemlerini yapmas ına izin verebilir. Bu süre içinde vekaletname verilmez veya as ıl taraf yapılan işlemleri kabul etti ğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekle ştirilen işlemler yapılmamış sayılır." 22. 4688 sayılı Kanun un 19. maddesinin ikinci f ıkrasının olay tarihinde yürürlükte bulunan hâlinin ilgili k ısmı şöyledir: Sendika ve konfederasyonlar kurulu ş amaçları doğrultusunda aşağıdaki faaliyetlerde bulunabilirler: ... f) Üyelerin idare ile ilgili do ğacak ihtilaflar ında, ortak hak ve menfaatlerinin izlenmesinde veya hukukî yard ım gereklili ğinin ortaya ç ıkması durumunda üyelerini vey a mirasçılarını, her düzeyde ve derecedeki yönetim ve yarg ı organları önünde temsil etme k veya ettirmek, dava açmak ve bu nedenle aç ılan davalarda taraf olmak... 2. Danıştay Kararlar ı 23. Danıştay İçtihad ı Birleştirme Kurulunun 3/3/2006 tarihli ve E.2005/1, K.2006/1 sayılı kararının ( İBK) ilgili k ısmı şöyledir: " ... İçtihatlar ı birleştirme istemine konu daire kararlar ında, sendikaların, genel düzenleyici işlemlere karşı dava açabilmeleri konusunda içtihat farkl ılığı bulunmamaktadır. Kamu görevlileri sendika ve üst kurulu şlarının, üyelerinin ortak, ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerinin korunmas ı ve geliştirilmesi için kurulmu ş tüzel kişilikler olarak di ğer tüm tüzel kişilere tan ınan kuruluş amaçları çerçevesinde ve bu amaçlar ı gerçekleştirecek ölçüde yetkili organlar ı vasıtasıyla taraf ve dava ehliyetlerinin varl ığı karşısında 19'uncu maddenin (f) fıkrasının ç ıkarılış gayesinin bunlardan başka olduğu aç ıkça görülmektedir. 4688 sayılı Kanunun 19/f maddesi, sendika ve üst kurulu şlarının, bizzat tara f oldukları hukuki ili şkiler dolay ısıyla davac ı ve daval ı oluş sıfatları ile ortak ç ıkarların korunması için tan ınan davacı olabilme sıfatından başka, hukuki yard ım gereklili ğinin ortaya çıkması durumunda üyelerini veya bunların mirasçılarını her derecedeki yarg ı organları önünde temsil etmek ve dava açma hakk ı tanımaktadır. Bu bağlamda kanun Başvuru Numarası : 2015/3324 Karar Tarihi : 26/2/2020 6koyucu 19/f maddesi ile sendika ve üst kurulu şları, diğer tüzel ki şiliklere genel hükümle r uyarınca tanınan taraf olma ve dava açma ehliyetinin d ışında, üyelerini ve bunlar ın mirasçılarını temsil etme ve ettirme yetkisi ile donatmaktad ır. Buna göre, söz konusu maddenin sendikalara ve üst kurulu şlarına tanıdığı yetkinin ehliyet de ğil temsil ba ğlamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Ba şka bir anlatımla kanun koyucu, getirdi ği bu düzenleme ile, idare taraf ından sendika üyesi kamu görevlisi hakk ında tesis edilen bireysel (subjektif ) işlemler nedeniyle bu ili şkinin taraf ı olmayan sendika ve üst kurulu şa, üyesinin isteğine bağlı olarak uyuşmazlığın çözümünde taraf olarak kendisini temsil etme yetki v e sorumluluğu vermektedir. Gerek metindeki terimlere ba ğlı olarak maddenin yorumu, gerekse madde gerekçesi ile konuya ili şkin tarihsel süreç ve mevzuatımızda yapılan değişiklikler dikkate alındığında, kamu görevlileri sendika ve üst kurulu şlarının, sendika üyesi olan kamu görevlisinin iste ği üzerine, statüsü ve bu statüsünden kaynaklanan hak, yükümlülük, görev ve sorumlulukları ile atama, nakil, disiplin ve personel hukukuna ili şkin diğer düzenlemelere dayalı olarak, üyeleri hakk ında tesis edilen bireysel (subjektif) i şlemlere karşı, üyelerini temsilen avukatlar ı aracılığıyla dava açabilecekleri ve bu nedenle aç ılan davalarda tara f olabilecekleri sonucuna ula şılmaktadır. SONUÇ: 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikalar ı Kanunu'nun 19'uncu maddesinin (f) bendi uyar ınca kamu görevlileri sendikalar ı ve üst kuruluşlarının üyeler i hakkında tesis edilen bireysel (subjektif) i şlemlere kar şı üyelerini temsilen dava açma ve bu nedenle aç ılan davalarda taraf olma hakk ı bulunmaktadır. A ç ıklanan nedenlerle, içtihad ın Dan ıştay Be şinci ve İkinci Daire kararları doğrultusunda birle ştirilmesine 3/3/2006 günlü birinci toplant ıda Kurul üye tamsayısının salt çoğunluğu ile karar verildi." 24. Danıştay Altıncı Dairesinin E.2019/1369 say ılı ara kararının ilgili k ısımlar ı şöyledir: "Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için: ...Davacı Buca Belediye Ba şkanlığından: 1-a- 1136 sayılı Avukatl ık Kanununun; "Avukatl ığın mahiyeti" ba şlıklı 1. maddesi: "Avukatl ık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir", "Avukatl ığın amacı" ba şlıklı 2. maddesi: "Yargı organları, emniyet makamları, di ğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vak ıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yard ımcı olmak zorundadır. Kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kayd ıyla, bu kurumlar avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeler i incelemesine sunmakla yükümlüdür. Bu belgelerden örnek al ınması vekaletname ibraz ına bağlıdır." , "Yalnız avukatlar ın yapabilece ği işler" başlıklı 35. maddesi: "Kanun işlerinde v e hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yarg ı yetkisini haiz buluna n diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel ki şilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu i şlere ait bütün evrak ı düzenlemek, yaln ız baroda yazılı avukatlar a aittir.", "İşlerin stajiyer veya sekreterle takibi, dava dosyalar ının incelenmesi ve dosyadan örnek alma" ba şlıklı 46. maddesi: "Avukat veya stajyer, vekâletname olmaks ızın dava ve takip dosyalar ını inceleyebilir. Bu inceleme iste ğinin ilgililerce yerine getirilmesi zorunludur. Vekâletname ibraz etmeyen avukata dosyadaki ka ğıt veya belgelerin örne ği veya fotokopisi verilmez." hükümlerini düzenleme alt ına almıştır. 6100 sayılı Huku k Başvuru Numarası : 2015/3324 Karar Tarihi : 26/2/2020 7Muhakemeleri Kanununun "Vekâletnamenin ibraz ı" başlıklı 76. maddesinin 1. fıkrası: "Avukat, açt ığı veya takip etti ği dava ve i şlerde, noter taraf ından onaylanan ya da düzenlenen vekâletname asl ını veya avukat taraf ından onaylanmış aslına uygun örneğini, dava yahut takip dosyasına konulmak üzere ibraz etmek zorundadır." hükmün ü düzenlemiştir. 1136 sayılı Avukatl ık Kanununun; "Örnek çıkarabilme ve tebligat yapabilme hakk ı başlıklı 56. maddesinin 1. fıkrasında; "Usulüne uygun olarak düzenlenen ve avukata verilmiş olan vekaletname 52 nci maddede yaz ılı dosyada saklanır. Avukat, bu vekaletnamenin örne ğini çıkarıp aslına uygunluğunu imzası ile onaylayarak kullanabilir. Avukat ın ç ıkardığı vekaletname örnekleri bütün yarg ı mercileri, resmi daire ve kurumlar ile gerçek ve tüzel ki şiler için resmi örnek hükmündedir.", ayn ı Kanunun 56. maddesinin 5. fıkrasında; "Avukatlar veya avukatl ık ortakl ığı başkasını tevkil etme yetkisini haiz olduklar ı bütün vekâletnamelerini kapsayacak şekilde bir ba şka avukata veya avukatl ık ortakl ığına vekâletname yerine geçen yetki belgesi verebilir. Bu yetki belgesi vekâletname hükmündedir.", 6.fıkrasında; "Vekâletnameler Türkiye için tek tip olup, vekâletnamenin biçim ve içeri ği Türkiye Barolar Birli ği ile Türkiye Noterler Birli ği tarafından hazırlanır." hükmü yer alm ıştır. Türkiye Barolar Birli ği Avukatl ık Kanunu Yönetmeli ğinin 18. maddesinin 2. fıkrasında; "Avukatlar veya avukatl ık ortakl ıkları, ba şkasını tevkil etme yetkisini ta şıdıkları tüm vekaletnameleri kapsayacak şekilde tek bir genel ya da ayr ı ayrı özel yetki belgesi düzenleyerek; bir ba şka avukat ı veya avukatl ık ortakl ığını müvekkilleri ad ına vekil tayin edebilirler. Vekaletname hükmünde olan bu yetki belgesi; tüm yarg ı mercileri ile resmi ve özel kişi, kurum ve kuruluşlar için hukuken vekaletname i şlev ve etkisi ta şır. Yetki belgesinde yetki verenin ve yetkilendirilenin ad ı, soyadı, barosu, sicil ve vergi numarası ve bu maddenin birinci f ıkras ında yazılı hususların yer alması gereklidir." hükmüne yer verilmi ştir. 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 6. maddesini n 5. fıkrası: " İdareleri vekil s ıfatıyla temsile yetkili olan hukuk birimi amiri, hukuk mü şaviri ve avukatlar ın bir listesi, idaresince yaz ılı olarak veya Adalet Bakanl ığınca belirlenen esaslar dairesinde elektronik ortamda ilgili Cumhuriyet ba şsavcılığına, bölge idare mahkemes i başkanlıklarına verilir. Bu listeler, Cumhuriyet ba şsavcılığı tarafından adli yarg ı çevresinde, bölge idare mahkemesi ba şkanlığınca idari yargı çevresinde bulunan mahkemelere gönderilir. Yüksek mahkemeler ve bölge adliye mahkemesindeki duru şmalard a temsil yetkisini kullanacaklar ın isimleri ilgili mahkemelerin ba şsavcılıklarına veya başkanlıklarına bildirilir. Listede isimleri yer alanlar, baroya kay ıt ve vekaletname ibraz ı gerekmeksizin idare vekili s ıfatıyla her türlü dava ve icra i şlemlerini takip edebilirler. Veki l sıfatıyla temsil yetkisi sona erenlerin isimleri an ılan mercilere ayn ı usulle derhal bildirilir." hükmünü düzenlemiştir. Anılan hükümler doğrultusunda, davayı takip etme yetkisinin baroya kay ıtlı avukatlar a tanınmış olduğu, bu yetkinin yasal düzenleme gere ği noter taraf ından onaylanan ve düzenlenen vekaletname ibraz ını gerektirdi ği düzenlenmesi nedeniyle davac ı idare 5018 sayılı Kanun kapsamında sayılan genel bütçeli ve özel bütçeli kurumlardan olmad ığından temsil belgesi ile davay ı takip edemeyece ği, davay ı takip yetkisi kendisine usulüne uygun olarak verilmi ş avukatın davayı açarken bu vekaletnameyi sunmas ı gerektiği sonucun a ulaşıldığından davacı idarenin vekilinden vekaletnamenin asl ının veya bir örneğini n istenilmesine,... d- Davacının istenilen belgeleri sunmamas ı ve harç ile yarg ılama giderlerini tamamlamaması halinde davan ın aç ılmamış sayılacağına karar verilece ğinin hatırlatılmasına, Başvuru Numarası : 2015/3324 Karar Tarihi : 26/2/2020 8... Ara kararı gereğinin yerine getirilmesi için daval ı idareye 2577 say ılı İdari Yargılam a Usulü Kanununun 20. maddesi uyarınca (30) gün süre verilmesine,..." 25. Danıştay Onuncu Dairesinin 18/2/2019 tarihli ve E. 2014/4582 say ılı ara kararının ilgili k ısmı şöyledir: "Uyuşmazlığın çözümünde gerekli görüldü ğünden; Davacıdan: Dava dilekçesinin davac ı [...] İnş. Turz. G ıda Eğitim San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Av. [A.O.B.] tarafından imzalandığı, ancak davac ı şirket adına Av. [A.O.B.] 'ye vekaletname veren [N. Ö.] nün davacı şirketi temsil etme yetkisi bulundu ğunu gösteren temsil belgesi v e imza sirkülerinin eklenmedi ği anlaşıldığından temsil belgesi ve imza sirküleri örneklerini n istenmesine, Ara kararı gereğinin yerine getirilmesi için kararın tebli ğinden itibaren davac ıya otu z (30) gün süre verilmesine,..." 26. Danıştay Onuncu Dairesinin 10/2/2016 tarihli ve E. 2016/319 say ılı ara kararının ilgili k ısmı şöyledir: ...Dava dilekçesinin Şırnak Barosu Başkan yardımcısı s ıfatıyla Av. [S.T.] tarafından imzalandığı, ancak davac ı baroyu temsile yetkili oldu ğuna ilişkin yetki belgesinin ve imz a sirkülerinin eklenmedi ği anlaşıldığından temsil belgesi ve imza sirküleri örneklerinin istenmesine, ara kararı gereğinin yerine getirilmesi için davac ıya kararın tebli ğinden itibaren otuz gün süre verilmesine ..." 27. Danıştay Onuncu Dairesinin 13/10/2014 tarihli ve E. 2014/4611 say ılı ara kararının ilgili k ısmı şöyledir: "Dava dilekçesinin K ızıltepe Ziraat Odası Başkanı s ıfatıyla [B.D.] tarafından imzalandığı, ancak davac ı odayı temsile yetkili oldu ğuna ilişkin yetki belgesinin ve imza sirkülerinin eklenmedi ği, dava dilekçesinde bulunan imza ile dilekçeye eklenen genel kurul seçim tutana ğında yer alan [B.D.] 'ye ait imzan ın aç ıkça birbirinden farkl ı olduğu anlaşıldığından, temsil belgesi ve imza sirküleri örneklerinin istenmesine, ara karar ı gereğinin yerine getirilmesi için davac ıya kararın tebli ğinden itibaren otuz gün süre verilmesine ..." B. Uluslararası Hukuk 1. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 28. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözle şme) 6. maddesinin (1) numaral ı fıkrasının ilgili k ısmı şöyledir: "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyu şmazlıklar ... konusunda karar verecek olan,... bir mahkeme taraf ından ... görülmesini isteme hakk ına sahiptir... " Başvuru Numarası : 2015/3324 Karar Tarihi : 26/2/2020 92. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihadı 29.İlgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (A İHM) içtihadı için bkz. Remzi Altuntaş, B. No: 2014/13905, 9/11/2017, 32-35. V.İNCELEME VE GEREKÇE 30. Mahkemenin 26/2/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddiaları 31. Başvurucu; Danıştayın yetki belgesi eksikli ği nedeniyle davan ın ehliye t yönünden reddi gerekti ği şeklindeki gerekçesine ili şkin olarak dilekçe ekinde söz konusu belgeye yer verildi ğini, kendilerince kolayl ıkla tamamlanabilecek bu eksikli ğin tamamlanmas ı yönünde de Mahkemenin bir karar ının bulunmad ığını belirterek bu durumun adil yarg ılanma hakk ını ihlal etti ğini iddia etmi ştir. 2. Değerlendirme 32. Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" kenar ba şlıklı 36. maddesinin birinci f ıkrası şöyledir: "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünd e davacı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakkına sahiptir." 33. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yapılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun yukarıda yer verilen şikâyetlerinin özü, idari i şlemin iptali istemiyle açt ığı davada Sendika taraf ından temsil edilmesine ili şkin yetki belgesinin dosyada yer almad ığı gerekçesiyle esas ının incelenmemesidir. Bu itibarla başvurucunun ihlal iddialar ı adil yarg ılanma hakk ının güvencelerinden biri olan mahkemeye erişim hakk ı kapsamında incelenmi ştir. Her ne kadar ilk derece mahkemesince i şin esası incelenmi şse de temyiz sırasında Danıştay Dairesi, davan ın ehliyet yönünden reddi gerekti ği sonucuna varmış ve ilk derece mahkemesinin karar ını bu gerekçe ile onam ıştır. Bu durumda başvuruya konu nihai karar Danıştay Dairesinin onama karar ı olup değerlendirme bu karara ilişkin olacakt ır. a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 34. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildiğine ilişkin başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir. b. Esas Yönünden i. Hakkın Kapsamı ve Müdahalenin Varlığı 35. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci f ıkrasında, herkesin yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddiada bulunma ve savunma hakk ına sahip oldu ğu belirtilmi ştir. Başvuru Numarası : 2015/3324 Karar Tarihi : 26/2/2020 10Dolayısıyla mahkemeye eri şim hakk ı, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan hak arama özgürlü ğünün bir unsurudur ( Özbakım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2014/13156, 20/4/2017, 34; Mehmet Ziyat Özdemir , B. No: 2014/13899, 12/6/2018, 37). 36. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan hak arama özgürlü ğü, bir temel hak olman ın yanında diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlan ılmasını ve bunlar ın korunmas ını sağlayan en etkili güvencelerden biridir. Bu bakımdan davan ın bir mahkeme tarafından görülebilmesi ve kişinin adil yargılanma hakk ı kapsamına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak ki şiye iddialar ını ortaya koyma imkân ının tanınması gerekir. Diğer bir ifadeyle dava yoksa adil yarg ılanma hakk ının sağladığı güvencelerden yararlanmak mümkün olmaz (Mohammed Aynosah, B. No: 2013/8896, 23/2/2016, 33). 37. Bireyin kamu makamlar ı taraf ından kamu gücü kullan ılarak hakk ında gerçekleştirilen ve sonuçlar ı itibar ıyla hukuksal durumunu, dolay ısıyla menfaatini etkileyen bir idari i şlemle ilgili uyu şmazl ığın mahkeme önünde incelenmesi imkân ından yoksun bırakılması mahkemeye eri şim hakk ına müdahale te şkil edebilir. 38. Bireysel ba şvuruya konu olayda ba şvurucunun görev yerinin de ğiştirilmesine ilişkin atama i şleminin uyu şmazl ık konusu edildiği bir idari dava söz konusudur. Söz konus u dava başvurucuyu temsilen Sendika taraf ından aç ılmıştır. Danıştayın temyiz a şamasında, başvurucuyu temsil yetkisinin Sendikaya verildi ğine dair belgenin dosyada bulunmad ığı gerekçesiyle davan ın ehliyet yönünden reddi gerekti ğini belirterek uyu şmazl ığın esasını incelememesi nedeniyle ba şvurucunun mahkemeye eri şim hakk ına yönelik bir müdahalenin bulunduğu görülmektedir. ii. Müdahalenin İhlal Olu şturup Oluşturmadığı 39. Anayasa'nın 13. maddesinin ilgili k ısmı şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, ... yaln ızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... ölçülülük ilkesine aykırı olamaz." 40. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa'n ın 13. maddesinde belirtilen ko şullara uygun olmad ığı takdirde Anayasa'n ın 36. maddesinin ihlalini te şkil edecektir. Bu sebeple müdahalenin Anayasa'n ın 13. maddesinde öngörülen ve somut ba şvuruya uygun düşen, kanun taraf ından öngörülme, hakl ı bir sebebe dayanma, ölçülülük ilkesine ayk ırı olmama koşullar ına uygun olup olmad ığının belirlenmesi gerekir. (1) Kanunilik 41. Somut başvuruda davanın esasının incelenmemesi yönündeki mahkeme kararının idari i şlemlere kar şı iptal davas ı açılabilmesi için öngörülen ehliyet koşulunun bulunmad ığı gerekçesine dayand ığı görülmektedir. İdari yarg ıya ilişkin usul hukuku kurallar ı kapsamında davanın ehliyet yönünden reddi şeklindeki müdahalenin 2577 say ılı Kanun'un 14. ve 15. maddelerine dayand ığı ve dolay ısıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakk ına yönelik müdahalenin kanuni dayana ğının mevcut oldu ğu anlaşılmıştır. Başvuru Numarası : 2015/3324 Karar Tarihi : 26/2/2020 11(2) Meşru Amaç 42. Anayasa'nın 36. maddesinde hak arama özgürlü ğü için herhangi bir s ınırlam a nedeni öngörülmemi ş olmakla birlikte bunun hiçbir şekilde s ınırlandırılması mümkün olmayan mutlak bir hak oldu ğu söylenemez. Özel s ınırlama nedeni öngörülmemi ş haklar ın da hakkın do ğasından kaynaklanan baz ı sınırları bulunduğu kabul edilmektedir. Ayr ıca hakk ı düzenleyen maddede herhangi bir s ınırlama nedenine yer verilmemi ş olsa da Anayasa'nın başka maddelerinde yer alan kurallara dayan ılarak bu haklar ın s ınırlandırılması mümkü n olabilir. Dava açma hakk ının kapsam ına ve kullan ım koşullar ına ilişkin bir kısım düzenlemenin hak arama özgürlü ğünün doğasından kaynaklanan s ınırları ortaya koyan ve hakkın norm alan ını belirleyen kurallar oldu ğu aç ıktır. Ancak bu sınırlamalar Anayasa'n ın 13. maddesinde yer alan güvencelere ayk ırı olamaz ( Yusuf Bilin, B. No: 2014/14498, 26/12/2017, 53; AYM, E.2015/96, K.2016/9, 10/2/2016, 10). 43. İlk olarak ehliyet yönünden yap ılan müdahaleler, idari makamlar taraf ından gerçekleştirilen ve bireyin menfaatini etkileyen i şlemlerin temsil yetkisi bulunmayan ki şilerce uyuşmazl ık konusu yapılması, bir diğer ifadeyle ki şilerin izni ve temsil yetkisinin devri söz konusu olmaksızın dava açma hakk ının başkalar ınca kullan ılması gibi ki şilerin menfaatlerini doğrudan etkileyen ve aleyhlerine hukuk dünyas ında kesin hüküm olu şmasına yol açabilece k teşebbüslerin önlenmesi me şru amac ına yöneliktir. İkinci olarak ise hem yarg ının hem de idarenin sürekli ve gereksiz bir biçimde me şgul edilip i şleyemez hâle gelmesini engellemek, bu suretle gerek yarg ı hizmetinin gerekse idarenin asli görevi olan kamu hizmetlerinin h ızlı, düzenli ve etkin biçimde yürütülmesini sa ğlamak dü şüncesiyle kendisine usulüne uygun şekilde temsil yetkisi verilmeyen ki şilerce dava aç ılması durumunda uyuşmazl ıkların esasını n incelenmemesi yönünde düzenlenen idari yarg ıya ilişkin bu usul ile usul ekonomisi gözetilmi ştir. 44. Yargılama usullerinin düzenlenmesinde usul ekonomisinin gözetilmesi, bu suretle iyi adalet yönetiminin de sa ğlanarak kamu yarar ının gerçekle ştirilmesi Anayasa'n ın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biridir. Dolay ısıyla usul ekonomisi ile iyi adalet yönetimi ilkesi gözetilerek idari i şlemlerin dava konusu edilebilirli ğinin belli ko şullara bağlanmas ı mümkündür ( Levent Tütüncü , B. No: 2015/3690, 18/7/2018, 48). 45. Somut olayda usul kurallar ını yorumlayan derece mahkemesinin davan ın başvurucu adına sendika taraf ından aç ıldığı, ba şvurucunun dava aç ılması konusunda Sendikaya ba şvuruda bulunup dava aç ılması için yaz ılı bir yetki vermedi ğinin dosyadan anlaşıldığını belirterek davan ın esasını incelememesinin yukar ıda değinilen ba şkalar ının hak ve menfaatlerinin korunmas ı ile kamu yarar ının gerçekle ştirilmesine yönelik me şru bir amaca dayandığı sonucuna ulaşılmıştır. (3) Ölçülülük (a) Genel İlkeler 46. Anayasa Mahkemesi; bireysel ba şvuru kapsamında yaptığı değerlendirmelerde kişinin mahkemeye ba şvurmasını engelleyen veya mahkeme karar ını anlams ız hâle getiren, bir başka anlat ımla mahkeme karar ını önemli ölçüde etkisizle ştiren sınırlamalar ın mahkemeye eri şim hakk ını ihlal edebilece ğini ifade etmi ştir ( Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, 52). Başvuru Numarası : 2015/3324 Karar Tarihi : 26/2/2020 1247. Ölçülülük ilkesi elveri şlilik , gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktad ır. Elverişlilik öngörülen müdahalenin ula şılmak istenen amac ı gerçekle ştirmeye elverişli olmas ını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bak ımından müdahalenin zorunlu olmasını yani ayn ı amaca daha hafif bir müdahale ile ula şılmasının mümkün olmamas ını, orantılılık ise bireyin hakk ına yapılan müdahale ile ula şılmak istenen amaç aras ında makul bir dengenin gözetilmesi gereklili ğini ifade etmektedir (AYM, E.2011/111, K.2012/56, 11/4/2012; E.2016/16, K.2016/37, 5/5/2016; Mehmet Akdo ğan ve di ğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013, 38). 48. Mahkemeye eri şim hakk ının sınırlanmas ı için seçilen arac ın öngörülen amaca ulaşılabilmesi bak ımından elveri şli olmas ı gerekir. Ayr ıca seçilen araç bu hakk ı en az zedeleyici nitelikte bulunmal ıdır. Bununla birlikte hakk ı daha az zedeleyen arac ın tercih edilmesi gerekti ğinin söylenebilmesi için söz konusu araç ayn ı amac ı gerçekle ştirmeye elverişli olmal ıdır. Daha hafif sınırlama te şkil eden arac ın tercih edilmesi hâlinde öngörüle n amaç gerçekle şmeyecek ise daha a ğır müdahale olu şturan arac ın seçimi hususundaki tercih, Anayasa ya ayk ırı olmaz. Bunun dışında hangi müdahale arac ının tercih edilece ği hususunda kamu otoritelerinin belli ölçüde takdir yetkisi bulunmaktad ır. 49. Öte yandan mahkemeye eri şim hakk ına yönelik müdahaleler orant ılı olmal ıdır. Orantılılık, amaç ile araç aras ında adil bir denge kurulmas ını gerektirmektedir. Buna göre mahkemeye eri şim hakk ına getirilen s ınırlamayla ula şılmak istenen me şru amaç ve başvurucunun mahkemeye eri şim hakk ından yararlanmas ındaki bireysel yarar aras ında makul bir orant ı kurulmal ıdır. Hedeflenen amaca ula şıldığında elde edilecek kamusal yararla kıyaslandığında sınırlama ile ki şiye yüklenen külfetin a şırı ve orant ısız olmamas ı gerekir. (b)İlkelerin Olaya Uygulanması 50. Somut olayda ba şvurucu adına tesis edilen naklen atama i şlemine kar şı başvurucuyu temsilen Sendika taraf ından dava aç ılmıştır. Danıştay 4688 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci f ıkrasının (f) bendi uyar ınca -başvurucu taraf ından Sendikaya temsil yetkisi verilmesi ko şuluyla- Sendikan ın başvurucu adına idari dava açabilece ğini kabul etmi ş ancak başvurucunun Sendikaya açık bir temsil yetkisi vermemi ş olması sebebiyle Sendikan ın başvurucu adına dava açma yetkisinin bulunmad ığını ifade etmi ştir. Başvurucu; Sendikaya yetki verdi ğine dair belgenin dosyada bulundu ğunu, kaldı ki eksik oldu ğunun kabulü hâlinde de kolayl ıkla tamamlayabilecekleri bir belge oldu ğunu belirterek karar düzeltme yolun a başvurmuş ise de karar düzeltme talebi Daire taraf ından reddedilmi ştir. 51. Usulüne uygun olarak yetkilendirilmeyen ki şilerin ba şkalar ını temsilen dava açmas ının önlenmesini temin edecek usul mekanizmalar ının oluşturulmas ı oldukça önemlidir. Ehliyetsiz ki şilerin açt ıkları davalar ın incelenmeksizin reddedilmesinin gerek adına dava aç ılan kişinin haklar ının korunması gerekse yargı mercilerinin gereksiz yere meşgul edilmesinin önlenmesi bak ımından elveri şli bir araç oldu ğu hususunda tartışm a bulunmamaktad ır. 52. Bununla birlikte mahkemeye eri şim hakk ına yapılan müdahalenin gerekli olup olmad ığı da incelenmelidir. Davan ın ehliyet yönünden reddi hâlinde yeni bir dava açılmasının neredeyse imkâns ız olduğu gözetildi ğinde bu araca ancak son çare olarak başvurulması gerekmektedir. Gerçekten idari yarg ılama usulünde dava açma süreleri nispeten Başvuru Numarası : 2015/3324 Karar Tarihi : 26/2/2020 13kısa olup hak düşürücü süre niteli ğindedir. İdari yarg ıda aç ılan bir davan ın ehliyet yönünden reddedilmesi hâlinde süresi içinde yeni bir dava aç ılması hemen hemen imkâns ızdır. Bu husus gözetildi ğinde idari davan ın ehliyet yönünden reddinin mahkemeye eri şim hakk ına yönelik oldukça a ğır bir müdahale niteli ği taşıdığı kolayl ıkla ifade edilebilir. Dolay ısıyla bu nitelikteki a ğır bir müdahaleye ancak daha hafif, alternatif bir arac ın bulunmamas ı hâlinde müracaat edilebilmelidir. 53. 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesi ehliyet yönünden 6100 say ılı Kanun'a atıft a bulunmuştur. 6100 sayılı Kanun'da temsil ve yetki belgesinin eksik olmas ı hâlinde davan ın doğrudan reddedilmesini önleyecek mekanizmalar getirilmi ştir. Söz konusu Kanun'un 51. maddesi ile 77. maddesinin (1) numaral ı fıkrasında yer alan hükümler yetki belgesinin eksi k olması hâlinde bunun tamamlat ılmasını öngörmüştür. Danıştay İBK'da belirtildi ği üzere 4688 sayılı Kanun'la getirilen imkân da temsille ilgili bir meseledir. Dolay ısıyla dava aç ılırken verilmesi gereken temsil yetkisinin gerçekten verilip verilmedi ğinin ara karar ıyla ortaya konulması mümkündür. Nitekim yukar ıda yer verilen Dan ıştay kararlar ında da eksikliğin ara kararıyla giderilmesi yolunda bir uygulaman ın bulunduğu görülmektedir. Bu uygulaman ın temel haklar ın kullan ılmasının as ıl, sınırlandırmanın ise istisnai oldu ğu yaklaşımına daha uygun olduğu tart ışmasızdır. 54. Belirtilen mevzuat hükümleri ve Dan ıştay kararlar ı gözetildi ğinde eksikli ğin tamamlat ılması şeklinde daha hafif bir müdahale arac ının da mevcut oldu ğu anlaşılmaktad ır. Ancak somut olayda Dan ıştay daha ba şta en ağır olan müdahale arac ını seçmiştir. Danıştay eksik belgeyi tamamlatma yoluna ba şvurmadığı gibi daha hafif olan bu müdahale arac ına başvurmamas ının nedenine ve bu arac ın öngörülen meşru amaca ulaşmayı sağlayamayaca ğına ilişkin bir açıklama da yapmam ıştır. Üstelik Dan ıştay 6100 sayılı Kanun'un davanın doğrudan reddedilmesini önleyecek söz konusu hükümlerinin somut davada neden uygulanamayaca ğını da tart ışmam ıştır. Nihayetinde Dan ıştayın bu yorumunun başvurucunun mahkemeye eri şimini imkâns ız k ıldığı açıktır. 55. Bu itibarla Dan ıştayın ba şvurucu taraf ından kolayl ıkla sunulabilece ği konusunda tereddüt bulunmayan yetki belgesini tamamlatmaks ızın katı bir yorumla davan ın ehliyet yönünden reddine karar vermek suretiyle ula şılmak istenen amaç için daha hafif bir müdahale arac ı yerine en başta başvurucunun mahkemeye erişimini imkâns ız k ılan ağır bir aracı tercih etmesinin gereklilik ilkesine uygun olmad ığı sonucuna ulaşılmıştır. 56. Açıklanan gerekçelerle ba şvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına al ınan adil yargılanma hakk ı kapsamındaki mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. B. Sendika Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia 57. Başvurucu; uluslararas ı sözleşmeler ile Anayasa ve ilgili mevzuata hükümlerine değindikten sonra atama i şlemi ile üstlenmi ş olduğu Sendika i şyeri temsilcili ği görevini yapmasının engellendi ğini, görev yeri de ğişikliği nedeniyle fiilen bu görevi yapmas ının olanaksız hâle geldi ğini ileri sürmü ştür. Başvurucu; atama i şlemi nedeniyle 4688 say ılı Kanun'da yer alan güvencelere ayk ırı davranıldığını, derece mahkemelerinin kararlar ında sendika i şyeri temsilcili ği görevinin hiç dikkate al ınmadığını, idarenin gerçe ğe aykırı tutanaklarla atamay ı hukuka uygun hâle getirmeye çal ıştığını ifade etmi ş ve bu suretle sendika hakk ının ihlal edildi ğini iddia etmi ştir. Başvuru Numarası : 2015/3324 Karar Tarihi : 26/2/2020 1458. Somut başvuruya konu Danıştay Dairesinin onama karar ının Anayasa nın 36. maddesi kapsam ında mahkemeye eri şim hakk ını ihlal etti ği sonucuna varıldığından başvurucunun bu başlık alt ında ileri sürdü ğü şikâyetler hakk ında bu aşamada ayr ıca değerlendirme yap ılmasına gerek görülmemi ştir. C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 59. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısmı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kaldırılması için yap ılması gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kaldırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıkladığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 60. Başvurucu, mağduriyetinin giderilmesi ve ihlal tespiti talebinde bulunmu ştur. 61. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Mahkeme di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da de ğinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına geleceği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da i şaret etmi ştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B.No: 2016/12506, 7/11/2019). 62. Bireysel ba şvuru kapsamında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulması, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınması gerekmektedir ( Mehmet Doğan , 55, 57). 63. İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı f ıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü nün 79. maddesinin (1) numaral ı f ıkrasının (a) bendi uyar ınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kald ırılması için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yargılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak Başvuru Numarası : 2015/3324 Karar Tarihi : 26/2/2020 15yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlali n sonuçlarını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Doğan , 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 64.İncelenen ba şvuruda mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin Dan ıştay Dairesinin kararından kaynakland ığı anlaşılmıştır. 65. Bu durumda mahkemeye eri şim hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kaldırılması için yeniden yarg ılama yap ılmasında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yapılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmasın a yöneliktir. Bu kapsamda yap ılması gereken i ş yeniden yargılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örneğinin yeniden yargılama yap ılmak üzere Dan ıştay Dairesine iletilmek üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 66. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.226,90 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Adil yargılanma hakk ı kapsamındaki mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDU ĞUNA, B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına al ınan adil yargılanma hakk ı kapsamındaki mahkemeye eri şim hakk ının İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Kararın bir örneğinin adil yarg ılanma hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kaldırılması için Dan ıştay Beşinci Dairesine iletilmek üzere İzmir 1. İdare Mahkemesine (E.2009/928, K.2010/994) GÖNDER İLMESİNE, D. 226,90 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.226,90 TL yargılama giderinin BA ŞVURUCUYA ÖDENMES İNE, E. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmasına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, Başvuru Numarası : 2015/3324 Karar Tarihi : 26/2/2020 16F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 26/2/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Recep KÖMÜRCÜ Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL Üye Üye M.Emin KUZ Yıldız SEFERİNOĞLU