Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/1830 E. , 2024/2201 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/1830 Karar No : 2024/2201 DAVACILAR : 1- ... Derneği 2- ...Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU:10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin 4. maddesinin, 5. maddesinin i…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/1830 E. , 2024/2201 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/1830 Karar No : 2024/2201 DAVACILAR : 1- ... Derneği 2- ...Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU:10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin 4. maddesinin, 5. maddesinin ikinci fıkrasının, 8. maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkralarının, 9. maddesinin, 15. maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (ç) bentlerinin, 16. maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile 28. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarının iptali istenilmektedir. DAVACILARIN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, dava konusu düzenlemelerde tıbbi biyoloji anabilim dalları, moleküler biyoloji dalı ve bu anabilim dallarında çalışan biyolog kökenli öğretim üyeleri ve elemanlarının genetik tanı merkezlerinde sağlık hizmeti vermelerinin engellendiği, tıbbi biyoloji anabilim dallarında rutin laboratuvar hizmeti alan hastaların mağduriyetine sebebiyet verileceği, biyolog ve moleküler biyoloji ve genetik uzmanlarının çalışma alanları ile birebir çakışan dava konusu Yönetmeliğin bu alanda çalışanları dışladığı, bu merkezlere yeterli bilgi ve eğitime sahip olmayan kişilerin sorumlu olarak atanmasına cevaz verildiği, ancak merkez açma yetkisinin uzman ya da genetik doktoralı hekimlerin yanı sıra genetik doktoralı biyologlar ya da lisans eğitimi biyoloji/moleküler biyoloji ve genetik/tıbbi biyoloji olan ve genetik alanında çalışmaları olan doktoralı kişilere de tanınması gerektiği, Yönetmeliğin genelinde tüm yetki ve sorumluluğun hekimlerde toplandığı, halbuki genetik biliminin, gerek araştırma gerekse rutin hasta laboratuvar hizmeti bazında biyolog, tıbbi biyolog, moleküler biyolog, hekim, kimyager gibi çeşitli meslek grupları tarafından birlikte icra edilen multidisipliner bir bilim olduğu, anılan düzenlemelerde konunun asıl uzmanı sayılabilecek biyologlar, moleküler biyologlar ve tıbbi biyologlar bakımından genetik tanı merkezlerinde bulundurma zorunluluğuna dair hiçbir hükme de yer verilmediği, oysa bu merkezlerde bütün testlerin doğru şekilde sonuçlandırılması ve analizi için bulundurulması gereken zaruri meslek gruplarından birinin biyologlar olduğu, hekimlere yapmadıkları ve analiz etmedikleri testin altına imza atma yetkisi verildiği, belirsizlik içeren hükümlere yer verildiği, dava konusu hükümlerin uygulanması halinde kamu sağlığı açısından zarar oluşacağı, düzenlemelerin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. DAVALININ_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Anayasa'nın 56. maddesi ile Devlete verilen sağlık hizmetlerini yürütme görevinin 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Sağlık Bakanlığına verildiği, bu kapsamda sağlık hizmeti sunulan yerlerin Bakanlıktan ön izin ya da ruhsat belgesi alması ve sağlık hizmetleri yönüyle denetime tabi olarak faaliyette bulunmaları gerektiği, mülga Yönetmeliğin aradan geçen 22 yıl süreden sonra ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kaldığı, sağlık alanındaki gelişmeler dikkate alınarak ihtiyaca cevap veren daha kapsamlı bir düzenleme yapma ihtiyacının hasıl olduğu, bu maksatla dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı, davacıların Yönetmeliğin geneline ve maddelerine yönelik itirazlarının temelinde biyologlara yetki verilmemiş olması olgusunun bulunduğu, oysa tababette yetki meselesinin bu Yönetmeliğin konusu olmadığı, yetkinin tamamen tıpta uzmanlık mevzuatına ilişkin olduğu, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nda yer alan doktora tanımı ile tıpta uzmanlığın farklı kavramlar olduğu ve birbirinin yerine ikame edilemeyeceği, 1219 sayılı Kanun'a göre uzmanlık yetkisinin tabiplere ait bir yetki olduğu, 1219 sayılı Kanun'un Ek-1 sayılı çizelgesinde tıbbi genetiğin, 4 yıl eğitim süresi olan bir uzmanlık ana dalı olarak, çocuk genetik hastalıklarının da Ek-3 sayılı çizelgesinde çocuk sağlığı ve hastalıkları ana dalının yan dalı olarak düzenlendiği, çekirdek eğitim müfredatlarında bütün ana ve yan dallar gibi genetik ana ve yan dal uzmanlık dallarında kazandırılması hedeflenen klinik ve girişimsel yetkinliklerin ayrıntılı olarak yer aldığı, bu bakımdan bu iki dalda uzman olanların yetkisi ve bu istikamette düzenleme getiren dava konusu Yönetmelik hükümlerinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DAVALI YANINDA MÜDAHİLİN_SAVUNMASI: Davalı idare yanında müdahil tarafından, ihtiyaç haline gelmiş olan dava konusu Yönetmelik ile test, tanı, cihaz ve donanımların etkin ve sadece genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinde kullanılmasının sağlanması amacıyla kaynak israfının önlendiği, verilen hizmetlerin ehil kişilerce yapılmasının düzenlendiği, merkezlerin nitelik ve kapsamının kaliteli standartlara oturtularak hizmetlerin iyileştirilmesinin sağlandığı, dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI: ... DÜŞÜNCESİ : Dava, 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin 4. maddesinin, 5. maddesinin ikinci fıkrasının, 8. maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkralarının, 9. maddesinin, 15. maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (ç) bentlerinin, 16. maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile 28. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarının iptali istemiyle açılmıştır. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun, 3. maddesinin 1. fıkrası a) bendinde; Sağlık kurum ve kuruluşları yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak planlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği, c) bendinde; bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği, bu düzenleme ilgili Bakanlığın görüşü alınarak yapılacağı, gerek görüldüğünde özel sağlık kuruluşlarının her türlü ücret tarifeleri sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca onaylanacağı, kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık kuruluşları veya sağlık işletmelerinde verilen her türlü hizmetin fiyatları Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca tespit ve ilan edileceğine yönelik sağlık hizmetinin temel esasları düzenlenmiş, "Yönetmelikler" başlıklı 9. maddesinin c) bendinde; bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği, hükmü yer almış, Ek 11. maddesinde de; Sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemlerin Sağlık Bakanlığınca denetleneceği belirtilmiş ve uygulanacak idari yaptırımlar düzenlenmiştir. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 352. maddesinin 1/b) bendinde; herkesin bedenî, zihnî ve sosyal bakımdan tam bir iyilik hâli içinde hayatını sürdürmesini sağlamak amacıyla, Teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütmek, görevi de Sağlık Bakanlığının görev ve yetkileri arasında sayılmış, 355. maddesinin 1. fıkrasının a) bendinde; her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak, c) bendinde; kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek, görevi Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında yer almış, 508. maddesinde de; Bakanlığın görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabileceği hükme bağlanmıştır. Davalı idareye Yasayla tanınan yetkiye istinaden uyuşmazlığa konu alanda düzenleme yapma yetkisi tanınmış olup, anılan Yasa hükümleri dayanak alınmak suretiyle dava konusu olan 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği yürürlüğe girmiştir. Dava konusu Yönetmelik, genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla yayımlanmıştır. Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin incelenmesi; Anılan Yönetmeliğin 4. maddesi tanımlar başlığı ile düzenlenmiş, " (1) Bu Yönetmelikte geçen; a) Bakanlık: Sağlık Bakanlığını, b) Genel Müdür: Sağlık Hizmetleri Genel Müdürünü, c) Genel Müdürlük: Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünü, ç) Komisyon: Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezi Bilim Komisyonunu, d) Merkez: Genetik hastalıklarda tanı ve genetik danışmanlık hizmeti verilmesi amacıyla açılan, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerini, e) Müdürlük: İl veya ilçe sağlık müdürlüklerini, f) Teknik personel: Merkezlerde görevli merkez açma yetkisine sahip hekim, tekniker/ teknisyen ve teknik sorumluları, ifade eder." hükmü yer almıştır. Davacılar tarafından merkez sorumlusu ve mesul müdürün tanımlarının bu maddede yapılmamasının bir eksiklik olduğu ileri sürülerek anılan maddenin iptali istenilmektedir. Mevzuat hazırlama Usul ve Esasları hakkında Yönetmeliğe göre, Yönetmelikle yapılan düzenlemede bir "Tanımlar" maddesine yer verilecek ve tanımlar alfabetik sıralamaya göre bent veya alt bentlerle sıralanacak olmasına karşın, içerikte yer alan her kavramın tanımlanması gereğinden söz edilmemiştir. Dava konusu yönetmeliğin Personel başlıklı 15. maddesinde Merkez personelinin nitelikleri belirtilmiş olup, ayrıca tanımlar kısmında merkez sorumlusu ve mesul müdür tanımının yer almaması eksiklik olarak görülmemiş olup anılan madde hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir. Yönetmeliğin, "Komisyonun teşkili" başlıklı 5. Maddesinin 2.fıkrasının incelenmesinden, Anılan maddenin "(1). fıkrasında, Merkezin hizmetlerinin geliştirilmesi ve kalitesinin artırılması amacıyla ve genetik hastalıklar değerlendirme işlemleri ile ilgili bilimsel görüş vermek üzere, Bakanlıkça, Komisyon oluşturulur. 2. fıkrasında; Komisyon, Genel Müdür veya ilgili Genel Müdür Yardımcısı/Daire Başkanı başkanlığında, en az biri öğretim üyesi olmak üzere beş tıbbi genetik uzmanı ve bir çocuk genetik uzmanı olmak üzere toplam yedi üyeden oluşur. Komisyon üyeleri Genel Müdürün teklifi ile Bakan tarafından görevlendirilir. 3. fıkrasında; Başkan tarafından gerek görülmesi halinde yurt içinden veya yurt dışından uzmanlar toplantıya davet edilebilir veya görüşleri alınabilir. Toplantıya davet edilen uzmanlar Komisyon çalışmaları ile ilgili oylamaya katılamaz." kuralı getirilmiştir. Dava konusu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırdığı Yönetmelikte Klinik veya Tıbbi Genetik Bilim Dalı öğretim üyelerinden iki, Tıbbi Biyoloji.(Moleküler Biyoloji, Moleküler Genetik) Bilim Dalından iki öğretim üyesinin katılımı gerekmekte iken, mevcut düzenleme ile tıbbi biyoloji alanından katılımın sağlanmadığı, en az biri öğretim üyesi olmak üzere beş tıbbi genetik uzmanı ve bir çocuk genetik uzmanının katılımının uygun bulunduğu bir düzenleme yapılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmekte ise de, genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarılan dava konusu Yönetmelik bütün olarak değerlendirildiğinde, tıpta genetik uzmanlığı yapmış olanların bu merkezlerin oluşumunda ve geliştirilmesinde esas alınması, Komisyonun, bu Merkezlerin çalışma alanlarına uygun olarak sağlamaları gereken asgari standartların ve kalite standartlarının belirlenmesi, tanı için kullanılacak yöntemlere ilişkin görüş bildirilmesi gibi görevleri yerine getirmek üzere oluşturulduğu göz önüne alındığında, bu merkezlerde görev alan hekimlerin katılımıyla bir komisyonun oluşumunda hizmetin gereğine ve hukuka aykırılık görülmemiştir. Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkralarının icelenmesi; Anılan maddenin "(1). fıkrasında, Gerçek ve tüzel kişiler ile özel sağlık kurum ve kuruluşları planlama kapsamında Bakanlıkça ilan edilecek kurallar çerçevesinde Merkez açar. Açılış ile ilgili iş ve işlemler Bakanlıkça yürütülür., 4. fıkrasında; Gerçek veya tüzel kişiler tarafından açılan özel merkezlerin sahipliğinin ve merkez açma yetkisine sahip hekimlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması zorunludur. 5. fıkrasında; Merkezde, merkez sorumlusu hekimlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması zorunludur." kuralı yer almıştır. Dava konusu yönetmeliğin 1. maddesinde, Bu Yönetmeliğin amacının genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek olduğu, 2. maddesinde de, bu Yönetmeliğin, Devlet ve vakıf üniversiteleri, kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişilerine ve gerçek kişilere ait genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerini kapsadığı hükme bağlanmıştır. Dava konusu yönetmelik hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarıldığı anlaşılan bu Yönetmeliğin Devlet ve vakıf üniversiteleri, kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişilerine ve gerçek kişilere ait genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerini kapsadığı göz önüne alındığında, söz konusu merkezlerin hekim olan gerçek kişiler dışında hekim şartı aranmaksızın özel hukuk tüzel kişilerince de açılabilmesine imkan tanınmasına ve özel merkez sahipliğinin ve merkez açma yetkisine sahip hekimlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma zorunluluğu getirilmesine ilişkin hükümler anılan yönetmeliğin yürürlüğe konuluş amacı ile değerlendirildiğinde her hangi bir hukuka aykırılık söz konusu değildir. Yönetmeliğin 9. Maddesinin incelenmesinden, Başvuru ve ruhsatlandırma başlıklı anılan madde de," (1) Merkezin çalışma yapabilmesi için Bakanlıktan ruhsat alması zorunludur. Yeni açılış, taşınma ve birleşme gibi nedenlerle ruhsatlandırma gerektiren durumlarda Merkezde görevli mesul müdür, Ek-1/a’da belirtilen belgelerle birlikte Müdürlüğe başvuruda bulunur. Dosyada eksiklik ve/veya uygunsuzluk olmaması halinde, Müdürlükten en az biri inşaat mühendisi veya mimar olmak üzere iki personel ve merkez sorumlusu olma niteliklerini haiz bir hekim olmak üzere üç kişiden oluşan ekip tarafından yerinde inceleme yapılır. Merkezin açılacağı ilde denetime katılmak üzere merkez sorumlusu olma niteliklerini haiz bir hekim bulunmaması halinde Bakanlıkça bu şartlara haiz bir hekim görevlendirilir. Eksiklik bulunmaması halinde, hazırlanan başvuru dosyası ve Müdürlük tarafından tutulan inceleme raporu Bakanlığa gönderilir. (2) Bakanlık tarafından merkez başvuru dosyası incelenir. Dosyada eksiklik olması halinde Bakanlık başvuru sahibine iletilmek üzere Müdürlüğe eksiklikleri bildirir ve eksikliklerin giderilmesi sağlanır. (3) İnceleme sonrasında uygun bulunan başvurular, Bakanlıkça oluşturulan denetim ekibi tarafından yerinde denetlenir. Denetim sonucu bir rapor hazırlanarak Bakanlığa sunulur. Bakanlıkça uygun bulunan kurum ve kuruluş adına Ek-8’de yer alan ruhsat, merkez sorumlusu adına da Ek-9’da yer alan Merkez Sorumlusu Belgesi düzenlenir. (4) Düzenlenen belgelerin asılları ilgili sağlık kuruluşunun mesul müdürüne imza karşılığı teslim edilir. Merkezin ruhsat aslı veya onaylı sureti Merkezde görülebilecek bir yere asılır. (5) Taşınma durumunda yeni adrese ruhsat alınıncaya kadar Merkezde faaliyet gösterilemez. (6) Merkezlerin sahiplik değişikliği veya devrinde; en geç on beş iş günü içinde ruhsat almak amacıyla, Ek-1/b’de yer alan belgeler ile Müdürlüğe başvuru yapılır. Merkezin denetimi sırasında tespit edilen eksiklik ve/veya uygunsuzluklardan dolayı devralan, devredenin sorumluluklarını da almış sayılır. Sahiplik değişikliği/devir talep tarihinde faaliyette olmayan Merkez, sahiplik değişikliği/devir işlemi yapamaz. (7) Merkezin bulunduğu il dışına taşınma izni için Bakanlığa başvurulur. Başvuru, Bakanlıkça planlama çerçevesinde değerlendirilir. Başvuru uygun görülür ise Bakanlıkça taşınmasına izin verilir. Taşınma başvurusu uygun görülen Merkez, Müdürlüğe ruhsat başvurusunda bulunur. (8) Ruhsatın tanzim edilmesinden itibaren altı ay içinde faaliyete geçmeyen Merkezin ruhsatı iptal edilir. (9) Birleşme talep tarihi itibarıyla aktif olarak faaliyet gösteren planlama kapsamındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılan merkezler, aynı il veya başka il de bulunan Merkez ile birleşmesi için Bakanlığa başvurur. Başvuru uygun görülür ise Bakanlıkça birleşmeye izin verilir. Birleşme izin tarihinden itibaren bir yıl içerisinde tamamlanır ve ek süre verilmez. Bu süre içerisinde Merkez, faaliyetine mevcut kapasitesi ile devam edebilir veya faaliyetini askıya alabilir ve Müdürlüğe tebligat adresi bildirerek binasını boşaltabilir. Birleşme işlemi tamamlanan Merkezler tekrar ayrılma talebinde bulunamaz." kuralı yer almıştır. Kuralda, merkezin faaliyete geçebilmesi için ruhsat alma zorunluluğu getirilmiş, ruhsat için yapılan başvuruda sunulan bilgi ve belgelerde bir eksiklik bulunmaması halinde yerinde yapılacak bir inceleme öngörülmüş bu incelemede bulunacak kişiler belirtilirken, bir merkez sorumlusunun da bulunması gereğine yer verilmiş olup anılan düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir. Yönetmeliğin 15. Maddesinin 1. fıkrasının a,c ve ç bentlerinin incelenmesi; Anılan Yönetmeliğin 15. Maddesinin 1. fıkrasında; "Merkez personelinin nitelikleri belirtilmiş, a) bendinde; Mesul müdür; hastane bünyesinde bulunan Merkezlerde, hastanenin başhekimi veya mesul müdürü; tıp merkezlerinde kuruluşun mesul müdürü, Merkezin mesul müdürüdür. Hastane bünyesinde bulunmayan özel merkezlerde ise tam zamanlı olarak görev yapan hekim veya merkez sorumlusu olma niteliklerini haiz bir kişi, merkez mesul müdürü olarak görevlendirilir. Bu Merkezlerde merkez sorumlusu, ihtiyaç halinde mesul müdürlük görevini de yürütebilir. Kamu kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde, mesul müdür merkez sorumlusu olma niteliklerini haiz ise merkez sorumlusu olarak da görev alabilir." c) bendinde, Teknik sorumlu, moleküler biyoloji ve genetik lisans eğitimini veya moleküler biyoloji ve genetik, tıbbi genetik, tıbbi biyoloji ve genetik veya tıbbi biyoloji ana dallarından birinde doktora eğitimini tamamladıktan sonra ruhsatlı bir merkezde en az bir yıl deneyimlerini belgelendiren kişiler laboratuvar teknik sorumlusu olabilir. Merkez sorumlusu aynı zamanda teknik sorumlu olabilir. ç) bendinde, Merkezde en az bir tıbbi laboratuvar teknikeri veya tıbbi laboratuvar teknisyeni bulundurulur." kuralı yer almıştır. Mülga Genetik Hastalıklar Tanı Merkezleri Yönetmeliğinin 14. maddesinde , Genetik tanı merkezlerinde Genetik uzmanı veya Pratisyen hekimin Mesul müdür olarak görev yapabileceği belirlenmiş iken, dava konusu Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliğinin 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, mesul müdürün özellikleri düzenlenmiş, hastane bünyesinde bulunan Merkezlerde, hastanenin başhekimi veya mesul müdürünün, tıp merkezlerinde, kuruluşun mesul müdürünün Merkezin mesul müdürü olabileceği belirtilmiş, Hastane bünyesinde bulunmayan özel merkezlerde ise tam zamanlı olarak görev yapan hekim veya merkez sorumlusu olma niteliklerini haiz bir kişinin, merkez mesul müdürü olarak görevlendirileceği düzenlenmiş olup, anılan düzenlemenin, gelişen teknoloji ile birlikte genetik alanındaki bilimsel ve tıbbi gelişmeler doğrultusunda tıbbi genetik alanında uzmanlık yetkisini haiz hekimlerin yetiştirildiği ve bu kapsamda yetişmiş uzman sayısının yeterli düzeye çıkarılmış olduğu göz önünde bulundurularak, hizmet standartlarını yükseltmek amacıyla öngörüldüğü, bu amaç doğrultusunda, anılan merkezlerde mesul müdürlük yapabilecekler yönünden hekim olması dışında bir belirleme yapılmayarak maddede belirtilen nitelikteki hekimlerin mesul müdürlük yapmasının önünün açıldığı, dolayısıyla salt genetik uzmanı veya pratisyen hekimin mesul müdür olabileceğine ilişkin önceki yönetmelikle getirilen sınırlamanın kaldırılmasında Kamu yararı ve hizmet gereklerinin göz önüne alındığı anlaşıldığından, dava konusu 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Aynı fıkranın (c) bendinde, moleküler biyoloji ve genetik lisans eğitimini veya moleküler biyoloji ve genetik, tıbbi genetik, tıbbi biyoloji ve genetik veya tıbbi biyoloji ana dallarından birinde doktora eğitimini tamamlayanların teknik incelemede yer aldıkları dikkate alındığında, laboratuvar sorumlusu olmaları hizmetin gereği olup, Laboratuvar sorumlusu olarak görev yapan bu uzmanlara ise merkez sorumluluğunun verilmemesinde Yönetmeliğin bütünü ve düzenlenme amacıyla çelişir bir yön bulunmamıştır. 15. maddenin 1/(ç) bendi yönünden ise; merkezde bir tıbbi laboratuvar teknikeri veya teknisyeni bulundurulması zorunluluğu getirilmiş, bu tekniker veya teknisyenin uzmanlık alanının belirlenmemiş olmasına karşın, çalışılan alandaki incelemeleri gerçekleştirecek uzmanlık alanına sahip olmaları hizmetin gereği bir zorunluluk olup, çalışmaları yapabilecek olanların tek tek sayılmaması eksik bir düzenleme olarak nitelendirilmemiştir. Yönetmeliğin 16. Maddesinin 2.,3. ve 4. fıkralarının incelenmesi; Anılan yönetmeliğin "Personelin görev ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esasları" başlıklı 16. maddesinin 2. fıkrasında; "Merkez sorumlusunun görevleri şunlardır: a) Merkez personelinin tüm faaliyetlerini izlemek, eğitim almalarını sağlamak. b) Tıpta uzmanlık eğitimi veren kurum ve kuruluşlarda eğitimle ilgili faaliyetleri eğitim sorumlusunun koordinasyonunda yürütmek. c) Cihazların bakım ve kalibrasyonları ile test kalibrasyonlarını uygun periyotlarda yapmak ya da yaptırmak, değerlendirmek ve gerekli düzeltici/önleyici faaliyetleri yapmak ya da yaptırmak. ç) Merkezin güvenliği de dâhil olmak üzere, Merkezin yönetimi ve tüm faaliyetlerinin mevzuata ve kalite yönetim sistemine göre yürütülmesini sağlamak ve bu iş ve işlemlerin yürütülmesi için iş bölümü yapmak. d) Denetimlerde istenilen bilgi ve belgeleri sunmak. 3. fıkrasında; Merkez sorumlusu veya çalışma belgesi alan hekimlerin ortak görevleri şunlardır: a) Merkezin ihtiyaçlarını tespit etmek, kalite standartlarına uygun çalışılmasını sağlamak. b) Hastalar ile ilgili uygulamalar ve testlerin zamanında yapılmasını ve sonuçların kayıt altına alınmasını, hizmet talebinde bulunan kişi, kurum veya kuruluşa zamanında rapor edilmesini sağlamak. c) Gerektiğinde diğer tıpta uzmanlık alanları ile işbirliği yaparak genetik danışmanlık, test süreci, sonuçlar, sonuçların yorumlanması ve ileri tetkik gerekliliği konusunda hizmet vermek. 4. fıkrasında; Merkezlerde yapılan tetkiklerin yasal sorumluluğu, merkez sorumlusu ile tetkiki onaylamaya yetkili olan hekimlerin uhdesindedir. Sözkonusu maddenin anılan düzenlemelerinin içeriğinde merkez sorumlusunun görev ve sorumlulukları belirlenmiş, Merkezlerde yapılan tetkiklerin yasal sorumluluğu merkez sorumlusu ve yetkili hekime verilmiş olup, merkez sorumlusu için verilen görev ve sorumluluklarda amaca aykırılık bulunmamıştır. Yönetmeliğin 28. Maddesinin 3. ve 4. fıkralarının incelenmesi, Anılan yönetmeliğin "Hizmet alımı ve satımı" başlıklı 28. maddesinin 3. fıkrasında; "Hastane bünyesinde hizmet vermeyen Merkezler, çalışma ruhsatına esas faaliyet alanıyla ilgili bünyesinde yapılamayan testler için başka genetik hastalıklar değerlendirme merkezinden, dış laboratuvar test hizmeti alabilir. 4. fıkrasında; "Hizmet alımı veya dış laboratuvar test hizmet alımı durumunda aşağıdakilere uyulması zorunludur: a) Hizmetin bu yol ile karşılandığı hususunda hastaya ve/veya yakınlarına bilgi verilmesi. b) Tetkiki çalışan kurum ve kuruluş isminin ve adresinin tetkik sonuç raporunda yer alması." kuralı yer almıştır. Anılan madde hükümleriyle Hastane bünyesinde hizmet vermeyen Merkezlerin, çalışma ruhsatına esas faaliyet alanıyla ilgili olan, bünyesinde yapılamayan testler için başka bir genetik hastalıklar değerlendirme merkezinden, bir laboratuvar test hizmeti alabilmesi mümkün kılınmış olup, anılan maddede yurt dışından böyle bir hizmetin alınabileceği yolunda bir açıklamaya da yer verilmemiş olduğundan, "dış laboratuvar testinin" yurt içi bir merkezin laboratuvar testi olduğu anlaşılmakla anılan düzenlemede de hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine, karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, duruşma için önceden taraflara bildirilen 28/05/2024 tarihinde davacıları temsilen gelen olmadığı, davalı Sağlık Bakanlığını temsilen Hukuk Müşaviri Av. ... ve Hukuk Müşaviri Av. ...'in ve davalı yanında müdahili temsilen Av. ...'in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle açık duruşmaya başlandı. Hazır bulunan tarafa usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra hazır bulunan tarafa son kez söz verilip duruşma tamamlandı. Tetkik hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği, 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, davacılar tarafından, anılan Yönetmeliğin 4. maddesinin, 5. maddesinin ikinci fıkrasının, 8. maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkralarının, 9. maddesinin, 15. maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (ç) bentlerinin, 16. maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile 28. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: İlgili Mevzuat: 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu; 2. maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı; 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; 9. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği; Ek 11. maddesinde de, sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemlerin Sağlık Bakanlığınca denetleneceği hükümlerine yer verilmiştir. 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütülmesi görevi Sağlık Bakanlığına verilmiş olup, 355. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (b) bendinde, organ ve doku nakli, kan ve kan ürünleri, diyaliz, üremeye yardımcı tedavi, evde sağlık, yanık, yoğun bakım gibi özellikli planlama gerektiren sağlık hizmetlerini planlamak ve bu hizmetleri sunan kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (f) bendinde, planlama ve standartlar oluşturulması için gerekli komisyonları kurmak; (k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde ise, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir. Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği hazırlanmış ve 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Hukuki Değerlendirme: Yukarıda yer verilen ve dava konusu Yönetmeliğin dayanakları arasında sayılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Sağlık Bakanlığının, ülke genelindeki sağlık hizmetinin dengeli, planlı, verimli, kaliteli ve koordineli sunulmasında asli yetkili otorite olduğu; Anayasayla Devlete sağlık hizmeti alanında verilen görevlerin anılan Bakanlık aracılığıyla yerine getirildiği; dava konusu Yönetmelik bakımından ise, Sağlık Bakanlığının genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, Devlet ve vakıf üniversiteleri, kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişilerine ve gerçek kişilere ait genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları belirlemeye yönelik düzenleme yapmaya yetkili olduğu tartışmasız olup, anılan yetkiye dayanılarak dava konusu Yönetmelik yayımlanmıştır. Dava konusu Yönetmelik hükümlerinde biyologlara yetki verilmemesine ilişkin hukuka aykırılık iddiasının incelenmesi: Türkiye'de tıp mesleğini icra edeceklere ilişkin temel düzenleme olan 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 1. maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde tababet icra ve her hangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilmek için tıp fakültesinden diploma sahibi olmak şarttır.” hükmü; 8. maddesinde ise “Türkiye'de icrayı tababet için bu kanunda gösterilen vasıfları haiz olanlar umumi surette hastalıkları tedavi hakkını haizdirler. Ancak her hangi bir şubei tababette müstemirren mütehassıs olmak ve o unvanı ilan edebilmek için Türkiye Tıp Fakültesinden veya Sıhhıye Vekaletince kabul ve ilan edilecek müessesattan verilmiş ve yahut ecnebi memleketlerin maruf bir hastane veya laboratuvarından verilip Türkiye Tıp Fakültesince tasdik edilmiş bir ihtısas vesikasını haiz olmalıdır.” hükmü yer almaktadır. Anılan Kanun'un yukarıda yer verilen hükümlerine göre, tababet icra etmek ve herhangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilmek Tıp Fakültesi mezunu olan tabiplere hasredilmiştir. Öte yandan, 6225 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile 1219 sayılı Kanun'a eklenen Ek 13. maddede, sağlık meslek mensupları sayma suretiyle belirlenmiş; lisans, yüksek lisans, doktora, uzmanlık gibi alacakları eğitimler, sertifika sahibi olmaları gibi haller ile hekimlerle birlikte yapabilecekleri işler belirlenmiştir. Ayrıca maddede; tabipler ve diş tabipleri dışındaki sağlık meslek mensuplarının hastalıklarla ilgili doğrudan teşhiste bulunarak tedavi planlayamayacağı ve reçete yazamayacağı, sağlık meslek mensuplarının iş ve görev ayrıntıları ile sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının sağlık hizmetlerinde çalışma şartları, iş ve görev tanımları; sertifikalı eğitime ilişkin usûl ve esaslar ile tabiplerce veya tabiplerin yönlendirmesiyle ilgili sağlık meslek mensubu tarafından uygulanmak şartıyla insan sağlığına yönelik geleneksel/tamamlayıcı tedavi yöntemlerinin alanları, tanımları, şartları ve uygulamasıyla ilgili usul ve esasların da Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenmesi öngörülmüştür. Aktarılan maddeye dayanılarak Sağlık Meslek Mensupları İle Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik, 22/05/2014 tarih ve 29007 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış olup sağlık meslek mensupları ve sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarını kapsamaktadır. Yönetmeliğe göre; “sağlık meslek mensupları”, tabip, diş tabibi, eczacı, hemşire, ebe ve optisyen ile 1219 sayılı Kanun'un ek 13. maddesinde tanımlanan diğer meslek mensuplarını; “sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensupları” ise, sağlık meslek mensubu olmadığı halde, sağlık hizmet sunumu çerçevesinde özgün görevi olan ve bu alanda çalışan diğer meslek mensuplarını ifade etmektedir. Sağlık meslek mensuplarının unvanlara göre iş ve görev tanımları Yönetmeliğe ekli Ek-1 sayılı tabloda, sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının unvanlara göre iş ve görev tanımları da Ek-2 sayılı çizelgede gösterilmiştir. Biyologlar, anılan Yönetmeliğin Ek-2 sayılı tablosunda yer almakta olup, iş ve görev tanımları, "a) Sağlık kurum ve kuruluşlarında hematoloji, endokrinoloji, immünoloji, mikrobiyoloji, biyokimya, bakteriyoloji, parazitoloji, genetik, moleküler biyoloji, anatomi, patoloji, histoloji, sitoloji, embriyoloji, morfoloji, toksikoloji, metabolizma, biyoistatistik, tıbbi biyoloji, kan ve kan ürünleri, biyolojik ürünler, infertilite laboratuvarları gibi alanlarda görev alır. b) Canlı organizmalar hakkında bilgiyi artırmak, yeni bilgiler ortaya koymak, yeni ürünler, işlemler ve teknikler geliştirmek amacıyla yapılan bilimsel araştırmalar ve araştırma-geliştirme çalışmalarında görev alır. c) Biyoteknolojik araştırma-geliştirme çalışmalarında görev alır. ç) Bilimsel araştırmalarda; problemin tanımlanması, amacın belirlenmesi, hipotezin geliştirilmesi, deney ve testlerin tasarlanması ve yürütülmesi ile elde edilen verilerin analiz edilerek sonuçlarının yorumlanması, bu doğrultuda tıbbi alanda uygulanmasına yönelik öneriler geliştirilmesi ve raporlanmasında görev alır." olarak belirlenmiştir. Bu çerçevede davalı idareye verilen yetkiye dayanılarak çıkarılan dava konusu Yönetmeliğe bakıldığında, Yönetmeliğin amacının, genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi maksadıyla, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek olduğu; anılan Yönetmelik'te planlama kapsamında açılacak olan genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinde çalışacak personelin nitelikleri ile görev ve sorumluluklarının ayrıntılı olarak belirlendiği, buna göre, merkezde, merkezin faaliyeti ve denetimi ile ilgili her türlü işlem ile idari işlerden bizzat sorumlu olan mesul müdür dışında, mesul müdür tarafından görevlendirilen merkez sorumlusunun görev aldığı, merkez sorumlusu olarak ise, anılan Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılan 10/06/1998 tarih ve 23368 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genetik Hastalıklar Tanı Merkezleri Yönetmeliği'nde düzenlenen halinin aksine tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1. maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan bir kişinin görevlendirileceği anlaşılmaktadır. Nitekim mülga Genetik Hastalıklar Tanı Merkezleri Yönetmeliği'nin 14. maddesine göre, klinik genetik, tıbbi genetik, tıbbi biyoloji ve genetik dallarında uzman veya bilim doktoru ünvanını almış bir tabibin genetik tanı merkezi sorumlusu olabilmesinin yanı sıra bu konularda uzmanlık veya bilim doktoru ünvanı olmayan, ancak bu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yurtiçi ve yurtdışında bu konularda çalışmaların yapıldığı bir merkezde beş yıl veya daha fazla bir süre çalışan ve yaptıkları çalışmaları ve yayınlarını belgeleyen ve belgeleri Komisyonca onaylanmış kişilerin de genetik tanı merkezi sorumlusu olarak görevlendirilebileceği düzenlenmişken; dava konusu Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, -davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan haliyle- "Mesul müdür tarafından, tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1 nci maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan bir kişi merkez sorumlusu olarak görevlendirilir. Merkez, özel hastane bünyesinde açılacak ise, merkez sorumlusu olma yetkisini haiz her hekim için tıbbi genetik kadrosu bulunması zorunludur. Merkez sorumlusu merkezde tam zamanlı olarak görev yapar. Bir merkezde bu nitelikleri haiz birden fazla personel olması halinde, Müdürlüğe bildirmek ve izin almak kaydıyla izin, hastalık durumu gibi hallerde merkez sorumlusunun yerine vekâlet edebilir. Merkez açma yetkisini haiz kişiler adına sadece bir merkez sorumlusu belgesi düzenlenir. Mesai saatleri dışında başka Merkezde ancak ikinci hekim olarak, Müdürlüğe bildirilmek kaydıyla çalışabilir ayrıca kadro aranmaz." kuralına yer verilmiştir. (Dava açıldıktan sonra 08/01/2021 tarih ve 31358 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklik ile merkez sorumluları arasına çocuk genetik uzmanları da dahil edilmiştir.) Söz konusu hükümde atıf yapılan ve dava konusu edilen "Mevcut merkezlerin uyumu" başlıklı geçici 1. maddenin ikinci fıkrasında ise, "18/7/2009 tarihinden sonra doktora yapmış olan hekimler hiçbir şekilde uzman yetkisi kullanamazlar. 18/7/2009 tarihinden önce doktora yapmış ve bir genetik hastalıklar tanı merkezinde en az 2 yıl aktif olarak çalışarak genetik tetkikler yapmış ve raporlamış olduğunu belgeleyen hekimlerin Genetik Tanı Merkezi Sorumlusu olma hakları saklıdır." kuralı (11/1/2020 tarih ve 31005 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan düzeltme ile 10/1/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliğinin geçici 1. maddesinin ikinci fıkrasında sehven eksik yayımlanan “hekimlerin hakları” ibaresi “hekimlerin Genetik Tanı Merkezi Sorumlusu olma hakları” şeklinde değiştirilerek düzeltilmiştir.) yer almıştır. Adı geçen merkez sorumlusunun görevlerinin de Yönetmeliğin 16. maddesinin ikinci fıkrasında "merkez personelinin tüm faaliyetlerini izlemek, eğitim almalarını sağlamak; tıpta uzmanlık eğitimi veren kurum ve kuruluşlarda eğitimle ilgili faaliyetleri eğitim sorumlusunun koordinasyonunda yürütmek; cihazların bakım ve kalibrasyonları ile test kalibrasyonlarını uygun periyotlarda yapmak ya da yaptırmak, değerlendirmek ve gerekli düzeltici/önleyici faaliyetleri yapmak ya da yaptırmak; merkezin güvenliği de dâhil olmak üzere, merkezin yönetimi ve tüm faaliyetlerinin mevzuata ve kalite yönetim sistemine göre yürütülmesini sağlamak ve bu iş ve işlemlerin yürütülmesi için iş bölümü yapmak; denetimlerde istenilen bilgi ve belgeleri sunmak." şeklinde sıralandığı görülmüştür. Bununla birlikte merkezlerde merkez sorumlusu dışında çalışma belgesi ile çalışan hekimlerden bahsedilmiş, merkez sorumlusu veya çalışma belgesi alan hekimlerin ortak görevleri ise 16. maddenin üçüncü fıkrasında "merkezin ihtiyaçlarını tespit etmek, kalite standartlarına uygun çalışılmasını sağlamak; hastalar ile ilgili uygulamalar ve testlerin zamanında yapılmasını ve sonuçların kayıt altına alınmasını, hizmet talebinde bulunan kişi, kurum veya kuruluşa zamanında rapor edilmesini sağlamak; gerektiğinde diğer tıpta uzmanlık alanları ile işbirliği yaparak genetik danışmanlık, test süreci, sonuçlar, sonuçların yorumlanması ve ileri tetkik gerekliliği konusunda hizmet vermek" şeklinde belirlenmiştir. Yine Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan "Merkez sorumlusu dışındaki merkez sorumlusu olma özelliğine sahip diğer hekimler adına Müdürlük tarafından Ek-11’de yer alan Çalışma Belgesi düzenlenir." kuralına yer verilmiş ve merkezlerde yapılan tetkiklerin yasal sorumluluğu, merkez sorumlusu ile tetkiki onaylamaya yetkili olan hekimlerin uhdesinde bırakılmıştır. Buna göre, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinde, merkez sorumlusu olan ya da merkez sorumlusu olma özelliğine sahip hekimlerin görev ve sorumlulukları kapsamında testlerin yapılması ve sonuçların kayıt altına alınarak rapor edilmesi, genetik danışmanlık, test süreci, sonuçlar, sonuçların yorumlanması ve ileri tetkik gerekliliği konusunda hizmet verme gibi iş ve işlemler tababet icrasına ilişkin olduğundan, bunları ifa edecek kişilere hekim olma zorunluluğu getirilmesi ve tıbbi tanı ile tedavi planının uygulanmasında ve izlenmesinde hekimlerin tercih edilmesi pek tabiidir. Bu durumda, tababet icra etme ve hasta tedavi edebilme hakkının hekimler için esas olduğu, gelişen teknoloji ile birlikte genetik alanındaki bilimsel ve tıbbi gelişmeler doğrultusunda tıbbi genetik alanında uzmanlık yetkisini haiz hekimlerin yetiştirildiği ve bu kapsamda yetişmiş uzman sayısının yeterli düzeye ulaştığı göz önünde bulundurulduğunda, sağlık hizmetinin kalitesini ve personel standartlarını yükseltmek amacıyla öngörüldüğü anlaşılan dava konusu düzenlemelerde sağlık meslek mensubu olmayan, sağlık hizmet sunumu çerçevesinde özgün görevi olan ve bu alanda çalışan diğer meslek mensuplarından olan biyologlara yer verilmemesinde hukuka aykırı bir yön ve eksiklik bulunmamaktadır. Diğer taraftan, dava konusu edilen Yönetmelik hükümlerinde tababet icra etme konusunda biyologlara yetki verilmemekte ise de, Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre, moleküler biyoloji ve genetik lisans eğitimini veya moleküler biyoloji ve genetik, tıbbi genetik, tıbbi biyoloji ve genetik veya tıbbi biyoloji ana dallarından birinde doktora eğitimini tamamladıktan sonra ruhsatlı bir merkezde en az bir yıl deneyimlerini belgelendiren kişilerin, teknik sorumlu olarak görev yapabilecekleri görüldüğünden, davacıların Yönetmelik kapsamında biyologların dışlandığı yönündeki iddialarına da itibar edilmemiştir. Davacının dava konusu düzenlemelerde biyologlara yer verilmediğine dair ana iddiası dışında, dava konusu edilen maddelere ilişkin diğer iddiaların incelenmesi: Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesi yönünden: Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin dava konusu 4. maddesinde tanımlara yer verilmiş olup, buna göre, bu Yönetmelikte geçen, Bakanlık, Sağlık Bakanlığını; genel müdür, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürünü; genel müdürlük, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünü; komisyon, Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezi Bilim Komisyonunu; merkez, genetik hastalıklarda tanı ve genetik danışmanlık hizmeti verilmesi amacıyla açılan, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerini; müdürlük, il veya ilçe sağlık müdürlüklerini ve teknik personel, merkezlerde görevli merkez açma yetkisine sahip hekim, tekniker/teknisyen ve teknik sorumlularını ifade etmektedir. Davacılar tarafından maddede, merkez sorumlusu ve mesul müdür kavramlarının iş, görev, eğitim durumları ile niteliklerine ilişkin tanımlarının eksik olduğu, bu durumun yetki ve sorumluluk karmaşasına sebebiyet verdiği, biyolog tanımına yer verilmemesinin hukuka aykırılık oluşturduğu ileri sürülmektedir. Dava konusu Yönetmeliğin 15. maddesinde merkez personelinin nitelikleri belirtilmiş olup, anılan maddede, kimlerin mesul müdür ve merkez sorumlusu olarak görevlendirileceği; 16. maddesinin birinci fıkrasında ise mesul müdürün, merkezin faaliyeti ve denetimi ile ilgili her türlü işlemde Müdürlüğün ve Bakanlığın birinci derecede muhatabı olduğu, idari işlerden bizzat sorumlu olduğu belirtilmiş ve görev, yetki ve sorumlulukları düzenlenmiştir. Söz konusu 16 maddenin ikinci fıkrasında, merkez sorumlusunun görevleri; üçüncü fıkrasında da merkez sorumlusu veya çalışma belgesi alan hekimlerin ortak görevlerine yer verilmiştir. Bu durumda, Yönetmelikte merkezlerde çalışacak personelin nitelikleri, görev ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarının ayrıntılı olarak düzenlenmesi karşısında, tanımlar maddesinin eksik düzenlendiğinden bahsedilmesi mümkün olmadığından, dava konusu 4. maddede bu yönden hukuka aykırı bir hususun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, tanımlar kısmında biyologlara ilişkin bir tanıma yer verilmemiş ise de, Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, moleküler biyoloji ve genetik lisans eğitimini veya moleküler biyoloji ve genetik, tıbbi genetik, tıbbi biyoloji ve genetik veya tıbbi biyoloji ana dallarından birinde doktora eğitimini tamamladıktan sonra ruhsatlı bir merkezde en az bir yıl deneyimlerini belgelendiren kişilerin laboratuvar teknik sorumlusu olabileceğinin kurala bağlandığı ve tanımlar kısmında da teknik personelin, merkezlerde görevli merkez açma yetkisine sahip hekim, tekniker/teknisyen ve teknik sorumlular şeklinde tanımlandığı görüldüğünden, davacıların biyologlara yer verilmediği iddiasına itibar edilmemiştir. Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin ikinci fıkrası yönünden: Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin "Komisyonun teşkili" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, merkezin hizmetlerinin geliştirilmesi ve kalitesinin artırılması amacıyla ve genetik hastalıklar değerlendirme işlemleri ile ilgili bilimsel görüş vermek üzere, Bakanlıkça bir Komisyon oluşturulacağı düzenlenmiştir. Anılan maddenin dava konusu edilen ikinci fıkrasında ise, "Komisyon, Genel Müdür veya ilgili Genel Müdür Yardımcısı/Daire Başkanı başkanlığında, en az biri öğretim üyesi olmak üzere beş tıbbi genetik uzmanı ve bir çocuk genetik uzmanı olmak üzere toplam yedi üyeden oluşur. Komisyon üyeleri Genel Müdürün teklifi ile Bakan tarafından görevlendirilir." kuralına yer verilmiştir. Dava konusu Yönetmeliğin 1. maddesine bakıldığında, Yönetmeliğin maksadının, genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek olduğu görülmektedir. Yönetmeliğin tümünün incelenmesinden ise, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin, gerçek ve tüzel kişiler ile özel sağlık kurum ve kuruluşları tarafından sağlık kurum veya kuruluşları bünyesinde veya müstakil olarak kurulabilmelerine imkân tanındığı, bu merkezlerde genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi için gerekli iş ve işlemlerin yapıldığı, bu merkezlerin sorumlusunun, tıbbi genetik uzmanları ile çocuk genetik uzmanları (08/01/2021 tarih ve 31358 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklik ile çocuk genetik uzmanları dahil edilmiştir.) ve Yönetmeliğin geçiş hükmünde sayılan kişilerin olması gerektiği, bu merkezlerin hizmetlerinin geliştirilmesi ve kalitesinin artırılması amacıyla ve genetik hastalıklar değerlendirme işlemleri ile ilgili bilimsel görüş vermek üzere bir Komisyon oluşturulduğu, bu Komisyona, merkezin çalışma alanlarına uygun olarak sağlamaları gereken asgari standartlar ve kalite standartlarının belirlenmesine, merkez tarafından kullanılan yöntemlere ve Bakanlık tarafından ihtiyaç duyulan bilimsel ve teknik konularda gerekli çalışmalara ilişkin Bakanlığa tavsiye niteliğinde görüş verme görevi verildiği, Bakan Yardımcısının onayından sonra ise bu tavsiye kararlarının uygulanmaya başlandığı anlaşılmaktadır. Ülkemizde tıbbi genetik alanında yaşanan gelişmeler sonrası duyulan gereklilik dolayısıyla yayımlanan dava konusu Yönetmelik ile oluşturulan Komisyon üyelerinin Genel Müdür veya ilgili Genel Müdür Yardımcısı/Daire Başkanı başkanlığında, en az biri öğretim üyesi olmak üzere beş tıbbi genetik uzmanı ve bir çocuk genetik uzmanı olmak üzere toplam yedi kişiden oluşacağı yönünde düzenleme yapıldığı, böylece hizmetlerin geliştirilmesi ve kalitesinin artırılması amacıyla ve genetik hastalıklar değerlendirme işlemleri ile ilgili bilimsel tavsiye kararı alacak olan Komisyonun tıpta uzmanlık eğitimi neticesinde tıbbi genetik uzmanı ile çocuk genetik uzmanı olanlardan teşkil ettiği görülmektedir. Bu durumda, anılan Komisyonun oluşumunda genetik alanda uzmanlığını almış olan hekimlere yer verilmesinde, Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin amacı, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin niteliği ve Komisyonun görevleri göz önünde bulundurulduğunda, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan, her ne kadar davacılar tarafından anılan Komisyonda biyologlara da yer verilmesi gerektiği iddia edilmekte ise de, Yönetmeliğin 5. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan Komisyon başkanı tarafından gerek görülmesi halinde yurt içinden veya yurt dışından uzmanların toplantıya davet edilebilmesi veya görüşlerinin alınabilmesine ilişkin düzenleme karşısında, ihtiyaç duyulması halinde her zaman biyologların dinlenmesi mümkün olacağından, davacıların bu yöndeki iddialarına itibar edilmemiştir. Dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkraları yönünden: Yönetmeliğin "Kuruluş" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında, "Gerçek ve tüzel kişiler ile özel sağlık kurum ve kuruluşları planlama kapsamında Bakanlıkça ilan edilecek kurallar çerçevesinde Merkez açar. Açılış ile ilgili iş ve işlemler Bakanlıkça yürütülür." kuralına; dördüncü fıkrasında, "Gerçek veya tüzel kişiler tarafından açılan özel merkezlerin sahipliğinin ve merkez açma yetkisine sahip hekimlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması zorunludur." kuralına ve beşinci fıkrasında, "Merkezde, merkez sorumlusu hekimlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması zorunludur." kuralına yer verilmiştir. Dava konusu düzenlemelerde planlamaya tabi olan merkezlerin gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılabileceği, sahiplik ve merkez açma yetkisi olan hekimler ile merkez sorumlusu hekimlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmasının zorunlu olduğu kurala bağlanmıştır. Davacılar tarafından, dava konusu edilen maddenin birinci fıkrasında merkez açma yetkisinin gerçek ve tüzel kişilere verileceği belirtilmişken, dördüncü fıkrasında merkez açma yetkisinin yalnızca hekimlere tanındığı, bu yetkinin yalnızca hekimlere tanınmasının ve biyolog kökenli öğretim üyelerinin ve görevlilerinin sadece teknik sorumlu olarak görev yapabilmesinin hukuka ve bilime aykırı olduğu iddia edilmektedir. Dava konusu Yönetmeliğin yukarıda yer verilen amacı ile merkez sorumlusunun görevleri dikkate alındığında, verilen hizmetin gereği ve doğası olarak genetik değerlendirme merkezlerinin açılışında ve işleyişinde genetik alanda uzmanlığını almış hekimlere yer verilmesinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu davacının iddiaları doğrultusunda bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesi yönünden: "Başvuru ve ruhsatlandırma" başlıklı dava konusu 9. madde "(1) Merkezin çalışma yapabilmesi için Bakanlıktan ruhsat alması zorunludur. Yeni açılış, taşınma ve birleşme gibi nedenlerle ruhsatlandırma gerektiren durumlarda Merkezde görevli mesul müdür, Ek-1/a’da belirtilen belgelerle birlikte Müdürlüğe başvuruda bulunur. Dosyada eksiklik ve/veya uygunsuzluk olmaması halinde, Müdürlükten en az biri inşaat mühendisi veya mimar olmak üzere iki personel ve merkez sorumlusu olma niteliklerini haiz bir hekim olmak üzere üç kişiden oluşan ekip tarafından yerinde inceleme yapılır. Merkezin açılacağı ilde denetime katılmak üzere merkez sorumlusu olma niteliklerini haiz bir hekim bulunmaması halinde Bakanlıkça bu şartlara haiz bir hekim görevlendirilir. Eksiklik bulunmaması halinde, hazırlanan başvuru dosyası ve Müdürlük tarafından tutulan inceleme raporu Bakanlığa gönderilir. (2) Bakanlık tarafından merkez başvuru dosyası incelenir. Dosyada eksiklik olması halinde Bakanlık başvuru sahibine iletilmek üzere Müdürlüğe eksiklikleri bildirir ve eksikliklerin giderilmesi sağlanır. (3) İnceleme sonrasında uygun bulunan başvurular, Bakanlıkça oluşturulan denetim ekibi tarafından yerinde denetlenir. Denetim sonucu bir rapor hazırlanarak Bakanlığa sunulur. Bakanlıkça uygun bulunan kurum ve kuruluş adına Ek-8’de yer alan ruhsat, merkez sorumlusu adına da Ek-9’da yer alan Merkez Sorumlusu Belgesi düzenlenir. (4) Düzenlenen belgelerin asılları ilgili sağlık kuruluşunun mesul müdürüne imza karşılığı teslim edilir. Merkezin ruhsat aslı veya onaylı sureti Merkezde görülebilecek bir yere asılır. (5) Taşınma durumunda yeni adrese ruhsat alınıncaya kadar Merkezde faaliyet gösterilemez. (6) Merkezlerin sahiplik değişikliği veya devrinde; en geç on beş iş günü içinde ruhsat almak amacıyla, Ek-1/b’de yer alan belgeler ile Müdürlüğe başvuru yapılır. Merkezin denetimi sırasında tespit edilen eksiklik ve/veya uygunsuzluklardan dolayı devralan, devredenin sorumluluklarını da almış sayılır. Sahiplik değişikliği/devir talep tarihinde faaliyette olmayan Merkez, sahiplik değişikliği/devir işlemi yapamaz. (7) Merkezin bulunduğu il dışına taşınma izni için Bakanlığa başvurulur. Başvuru, Bakanlıkça planlama çerçevesinde değerlendirilir. Başvuru uygun görülür ise Bakanlıkça taşınmasına izin verilir. Taşınma başvurusu uygun görülen Merkez, Müdürlüğe ruhsat başvurusunda bulunur. (8) Ruhsatın tanzim edilmesinden itibaren altı ay içinde faaliyete geçmeyen Merkezin ruhsatı iptal edilir. (9) Birleşme talep tarihi itibarıyla aktif olarak faaliyet gösteren planlama kapsamındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılan merkezler, aynı il veya başka il de bulunan Merkez ile birleşmesi için Bakanlığa başvurur. Başvuru uygun görülür ise Bakanlıkça birleşmeye izin verilir. Birleşme izin tarihinden itibaren bir yıl içerisinde tamamlanır ve ek süre verilmez. Bu süre içerisinde Merkez, faaliyetine mevcut kapasitesi ile devam edebilir veya faaliyetini askıya alabilir ve Müdürlüğe tebligat adresi bildirerek binasını boşaltabilir. Birleşme işlemi tamamlanan Merkezler tekrar ayrılma talebinde bulunamaz." şeklinde olup, davacılar tarafından, inceleme yapmak üzere ekipte yer alacak hekimin uzmanlık alanı ile ilgili açıklık olmadığı iddia edilmektedir. Dava konusu düzenleme ile genetik değerlendirme merkezlerinin faaliyet gösterebilmesi için ruhsat alınması zorunlu kılınmış, yeni açılış, taşınma ve birleşme gibi nedenlerle ruhsatlandırma gerektiren durumlarda yerinde yapılacak incelemede bulunacak ekibin, il sağlık müdürlüğünden en az biri inşaat mühendisi veya mimar olmak üzere iki personel ve merkez sorumlusu olma niteliklerini haiz bir hekim olmak üzere üç kişiden oluşacağı, merkezin açılacağı ilde denetime katılmak üzere merkez sorumlusu olma niteliklerini haiz bir hekim bulunmaması halinde ise Bakanlıkça bu şartlara haiz bir hekim görevlendirileceği kurala bağlanmıştır. Söz konusu ekipte yer alacak merkez sorumlusunun ise Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1. maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan bir kişi (08/01/2021 tarih ve 31358 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklik ile merkez sorumluları arasına çocuk genetik uzmanları da dahil edilmiştir.) olarak tarif edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, ruhsat verilebilmesi için yapılacak yerinde denetimlerde görev alacak personel arasında sayılan hekimin, merkez sorumlusu olma niteliklerini haiz olması gerektiği, merkez sorumlusunun niteliklerinin ve görevlerinin ise Yönetmeliğin 15. ve 16. maddelerinde belirlendiği görüldüğünden, dava konusu düzenlemede davacının iddiaları yönünden iptali gerektirir bir yön bulunmamaktadır. Dava konusu Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (ç) bentleri ile 16. maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları yönünden: Dava konusu Yönetmeliğin "Personel" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasında, merkez personelinin nitelikleri belirtilmekte; buna göre anılan fıkranın (a) bendinde, "Mesul müdür; hastane bünyesinde bulunan Merkezlerde, hastanenin başhekimi veya mesul müdürü; tıp merkezlerinde kuruluşun mesul müdürü, Merkezin mesul müdürüdür. Hastane bünyesinde bulunmayan özel merkezlerde ise tam zamanlı olarak görev yapan hekim veya merkez sorumlusu olma niteliklerini haiz bir kişi, merkez mesul müdürü olarak görevlendirilir. Bu Merkezlerde merkez sorumlusu, ihtiyaç halinde mesul müdürlük görevini de yürütebilir. Kamu kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde, mesul müdür merkez sorumlusu olma niteliklerini haiz ise merkez sorumlusu olarak da görev alabilir." kuralı; (c) bendinde, "Teknik sorumlu, moleküler biyoloji ve genetik lisans eğitimini veya moleküler biyoloji ve genetik, tıbbi genetik, tıbbi biyoloji ve genetik veya tıbbi biyoloji ana dallarından birinde doktora eğitimini tamamladıktan sonra ruhsatlı bir merkezde en az bir yıl deneyimlerini belgelendiren kişiler laboratuvar teknik sorumlusu olabilir. Merkez sorumlusu aynı zamanda teknik sorumlu olabilir." kuralı; (ç) bendinde, "Merkezde en az bir tıbbi laboratuvar teknikeri veya tıbbi laboratuvar teknisyeni bulundurulur." kuralı yer almaktadır. Personelin görev ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarının düzenlendiği dava konusu 16. maddenin ikinci fıkrasında ise, merkez sorumlusunun görevleri, merkez personelinin tüm faaliyetlerini izlemek, eğitim almalarını sağlamak; tıpta uzmanlık eğitimi veren kurum ve kuruluşlarda eğitimle ilgili faaliyetleri eğitim sorumlusunun koordinasyonunda yürütmek; cihazların bakım ve kalibrasyonları ile test kalibrasyonlarını uygun periyotlarda yapmak ya da yaptırmak, değerlendirmek ve gerekli düzeltici/önleyici faaliyetleri yapmak ya da yaptırmak; merkezin güvenliği de dâhil olmak üzere, Merkezin yönetimi ve tüm faaliyetlerinin mevzuata ve kalite yönetim sistemine göre yürütülmesini sağlamak ve bu iş ve işlemlerin yürütülmesi için iş bölümü yapmak ve denetimlerde istenilen bilgi ve belgeleri sunmak olarak sıralanmıştır. Anılan maddenin üçüncü fıkrasında da, "Merkez sorumlusu veya çalışma belgesi alan hekimlerin ortak görevleri şunlardır: a) Merkezin ihtiyaçlarını tespit etmek, kalite standartlarına uygun çalışılmasını sağlamak. b) Hastalar ile ilgili uygulamalar ve testlerin zamanında yapılmasını ve sonuçların kayıt altına alınmasını, hizmet talebinde bulunan kişi, kurum veya kuruluşa zamanında rapor edilmesini sağlamak. c) Gerektiğinde diğer tıpta uzmanlık alanları ile işbirliği yaparak genetik danışmanlık, test süreci, sonuçlar, sonuçların yorumlanması ve ileri tetkik gerekliliği konusunda hizmet vermek." kuralına; dördüncü fıkrasında ise "Merkezlerde yapılan tetkiklerin yasal sorumluluğu, merkez sorumlusu ile tetkiki onaylamaya yetkili olan hekimlerin uhdesindedir." kuralına yer verilmiştir. Sağlık hizmeti sunumunun niteliği ve önemi göz önüne alındığında, bu merkezlerde görev alacak personelin niteliklerinin, çalışma koşullarının, görev ve yetkilerinin belirlenmesinde ve gelişen teknoloji ile birlikte genetik alanındaki bilimsel ve tıbbi gelişmeler doğrultusunda genetik alanında uzmanlık yetkisini haiz hekimlerin sayısının da yeterli düzeye ulaştığı dikkate alınarak getirildiği anlaşılan dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Dava konusu Yönetmeliğin 28. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları yönünden: Yönetmeliğin "Hizmet alımı ve satımı" başlıklı 28. maddesinin dava konusu edilen üçüncü ve dördüncü fıkralarında, hastane bünyesinde hizmet vermeyen merkezlerin, çalışma ruhsatına esas faaliyet alanıyla ilgili bünyesinde yapılamayan testler için başka genetik hastalıklar değerlendirme merkezinden, dış laboratuvar test hizmeti alabileceği; hizmet alımı veya dış laboratuvar test hizmet alımı durumunda ise, hizmetin bu yol ile karşılandığı hususunda hastaya ve/veya yakınlarına bilgi verilmesi ve tetkiki çalışan kurum ve kuruluş isminin ve adresinin tetkik sonuç raporunda yer almasının zorunlu olduğu vurgulanmıştır. Davacı tarafından "dış laboratuvar" ibaresinin açık olmadığı, bu ibarenin neyi ifade ettiğinin belirsiz olduğu iddia edilmektedir. Düzenleme ile, bir hastanenin bünyesinde yer almayan merkezlerin, çalışma ruhsatına esas faaliyet alanıyla ilgili bünyesinde yapılamayan testler için başka genetik hastalıklar değerlendirme merkezinden, test hizmeti alabilme imkanı tanınarak bu yöndeki ihtiyacını giderebilmesinin sağlık hizmetinin aksamadan yürütülmesi ve kamu yararı ile hizmet gerekleri bakımından hedeflendiği görülmekle, söz konusu dış laboratuvar ibaresinden başka bir merkezden hizmet alınmasının kastedildiği, yurt dışı ya da yurt içi şeklinde bir ayrımdan bahsedilmediği açıktır. Bu itibarla, dayanağı Kanun hükümlerine uygun olarak, davalı idareye verilen yetki çerçevesinde kaliteli ve nitelikli sağlık hizmeti sunumu amacıyla getirilen dava konusu düzenlemelere karşı açılan davanın reddi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, davalı yanında müdahil tarafından ödenen .. TL yargılama giderinin davacılardan alınarak anılan müdahile verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacılara ve müdahile iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 28/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.