1. Hukuk Dairesi 2015/18475 E. , 2017/172 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Asıl ve birleştirilen davalar, m…
**1. Hukuk Dairesi 2015/18475 E. , 2017/172 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Asıl ve birleştirilen davalar, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali tescil ve tenkis isteğine ilişkindir. Davacılar, asıl dava ve birleştirilen Uşak 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/238 Esas sayılı davada mirasbırakan ...'in sağlığında tüm taşınmazlarını devrettiğini, ölümünden bir yıl kadar önce maliki olduğu 187 ada 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazlarını kardeşinin torunu davalı ...'ya mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak temlik ettiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescilini, mümkün olmazsa saklı pay bedelinin davalıdan tahsilini, birleştirilen Uşak 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/238 Esas sayılı davada, davacılar mirasbırakan ...'in maliki olduğu 2677 ada 316 parsel, 2678 ada 4 parsel ve 2679 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarını davalı vakfa bağışladığını, yapılan işlem ile saklı paylarının ihlal edildiğini ileri sürerek saklı pay bedelinin tahsilini istemişlerdir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir. ./.. Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.