11. Ceza Dairesi 2021/15464 E. , 2024/9042 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/513 E., 2018/531 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar t…
**11. Ceza Dairesi 2021/15464 E. , 2024/9042 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/513 E., 2018/531 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1 İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2013 kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 19.06.2017 tarihli ve 2017/1038 Esas, 2017/15747 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine temas etmesi nedeniyle üst dereceli ağır ceza mahkemesince yargılama ve değerlendirme yapılması için bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine İzmir 2.Asliye Ceza Mahkemesince görevsizlik kararı verilmiştir 3. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 23.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ancak uzlaşma sonucunda edimin yerine getirilmesinin takside bağlanması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 4. Sanığın uzlaşma raporunda belirtilen şekilde edimin ifasını yerine getirmemesi üzerine İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2018 tarihli ve 2018/513 Esas, 2018/531 Karar sayılı kararı ile dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası,,62,52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 23.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın suç tarihinde katılana ait ... adlı iş yerini aradığı ve kendisini Ziraat Bankası Bölge Müdür Yardımcısı ... olarak tanıttığı, telefonda katılandan 15 adet Ata Lira ile 8 adet yarım altın hazırlamasını istediği ve aynı gün öğleden sonra gelip alacağını söyleyerek telefonu kapattığı, öğleden sonra katılanın iş yerine giderek hazır edilen altınları iki kese içinde aldığı ancak ödemeyi Ziraat Bankasının ... Bulvarı üzerindeki ... Şubesi tarafından yapılacağını söyleyerek katılan ile birlikte bankanın şubesine gittikleri, girişte güvenlik görevlisine önceden ismini öğrendiği banka müdürünün odasında olup olmadığını sorduğu, güvenlik görevlisinden olumlu cevap aldıktan sonra katılanın ikinci kata müdürün odasına çıkmasını ardından gelip müdür ile ödeme yapacağını söylediği, katılan ikinci kata çıktıktan bir süre sonra sanığın bankadan ayrıldığı ve bir daha dönmediği, bu şekilde hile ile haksız menfaat temin eden sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmış, katılan ile sanığın edimin yerine getirilmesinin takside bağlanması suretiyle uzlaşmaları nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ancak sanık tarafından uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi üzerine, mahkemece katılanın beyanları, sanık savunması, ilgili kolluklarca tutulan tutanaklar ve tüm dosya kapsamından sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası gereğince “şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten uzlaşmanın sağlandığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerler uyumla olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2018 tarihli ve 2018/513 Esas, 2018/531 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.