5. Hukuk Dairesi 2017/3847 E. , 2018/18230 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava kamul
**5. Hukuk Dairesi 2017/3847 E. , 2018/18230 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, verilen karar davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Ecrimisil istemine ilişkin hüküm altına alınan bedel karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5219 sayılı kanunla değişik H.U.M.K’nunun 427.maddesi uyarınca, 2.080,00-TL’den az olduğundan, davalı idare vekilinin ecrimisil yönünden temyiz dilekçesinin REDDİNE, Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemli dava yönünden ise; 1) Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.Şöyle ki; Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca arsalara Kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre değer biçilmesi gerekir. Dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerden, benzer yüzölçümlü ve değerlendirme tarihi yakın satışları emsal alınması gerekir. Buna göre, mahkeme tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazın değerlendirilmesinde kamulaştırmasız el atma bedeli -emsal satışlara göre değil- denetime elverişli olmayan ve yasada öngörülen yönteme uygun düşmeyen şekilde farklı bir parsel olan 317 ada 51 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırmasız el atılması nedeniyle tazminat bedeline ilişkin ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/526 Esas-2007/219 Karar sayılı dosyasında kabul edilen bedelin endekslenmesi suretiyle dava konusu taşınmazın değerinin tespit edilmesi nedeniyle raporun hükme esas alınmasının doğru olmadığı gibi, aynı bölgeden Dairemize gelen aynı mahallede bulunan kök 214 ada 41 parsel numaralı taşınmaza ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/484 Esas- 2016/45 karar sayılı dosyasında aynı değerlendirme tarihi itibariyle 4.088,00-TL/m² değer biçilmiş ve bu değerlendirmenin Dairemizin incelemesinden geçerek kesinleştiği gözetildiğinde sözü edilen dosyadaki tespit edilen m² birim bedeli kesin delil oluşturmamakla beraber güçlü delil niteliğini taşımakta olduğundan bu yönden de yeterli ve inandırıcı olmayan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması, doğru değildir. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2) Dava konusu taşınmazın imar uygulaması sırasında kamulaştırmaya ayrılan kısmının tapu kaydının kapatıldığı anlaşıldığı halde infazda tereddüt yaratarak yol olarak terkinine ilişkin hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 22/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.