17. Hukuk Dairesi 2015/15126 E. , 2016/2586 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili; müvekkili adına kayıtlı bulunan ve davalı tarafından sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, …
**17. Hukuk Dairesi 2015/15126 E. , 2016/2586 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili; müvekkili adına kayıtlı bulunan ve davalı tarafından sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, araçta 29.000,00 TL hasar meydana geldiğini ve bunun 21.000,00 TL sinin davalı ... şirketince ödendiğini bakiye kalan 8.000,00 TL nin müvekkil şirketin oto kiralama işi yaptğı gerekçesiyle ödenmediğini, müvekkilinin kiralama işi ile uğraşmadığını belirterek 8.000,00 TL olan alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; poliçe hükümleri uyarınca indirim yapılmak suretiyle davacıya 21.000,00 TL ödeme yapıldığını, araç sürücüsünün, aracını tamir için davacıya bıraktığını, davacının da tamirat süreci içerisinde kullanmak üzere sigortalı aracı kendisine verdiğini söylediğini, müvekkilinin sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiğini belirterek davasının usulden ve esastan reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 8.000,00 TL'nin 25/06/2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak davalı kasko şirketi aleyhinde açılan alacak istemine ilişkindir. Anayasa'nın 48. maddesinde "herkesin sözleşme hürriyetine sahip olduğu" ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 26. maddesinde "Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebileceği, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı olmayan sözleşmelerin geçerli olduğu" öngörülmüştür. Görüldüğü üzere hukuk sistemimizde emredici hükümlere aykırı olmamak koşuluyla irade hürriyeti ve akit serbestisi sınırları içerisinde tarafların diledikleri gibi sözleşme yapabilmeleri mümkündür.