21. Hukuk Dairesi 2006/4894 E. , 2006/6302 K. "" MAHKEMESİ : Eskişehir İş Mahkemesi TARİHİ : 30/12/2005 Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi ve davalı vekilince duruşma talep etmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düze…
**21. Hukuk Dairesi 2006/4894 E. , 2006/6302 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Eskişehir İş Mahkemesi TARİHİ : 30/12/2005 Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi ve davalı vekilince duruşma talep etmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. 1-Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının tazminatının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Öte yandan, gerçek ücretin ise; işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir. Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin en son aldığı ücretin 210.000.000.TL olduğuna dair iddiası karşısında davalı vekili bu iddiaya itiraz etmediği gibi, 19.11.2002 havale tarihli cevap dilekçesi ile “ ...aylık 210 milyon TL kazanan bir kişiye, kaza piyango olamaz..” şeklinde beyanda bulunmuştur. Ayrıca davacının pres makinesi işçisi olduğu, pres makinesi işçisinin de asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmeyeceği, bu nedenle davacının 210.000.000.TL ücret iddiası kabul edilerek bu ücret üzerinden tazminat miktarının hesaplanması gerekirken, yürürlükteki asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması usul ve yasaya aykırıdır. 2-Dava, nitelikçe sigortaca karşılanmayan zararın tazmini istemine ilişkindir. Bu nedenle mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından sigortalıya bağlanan gelirin karara en yakın tarihteki peşin sermaye değerinin kurumdan sorularak bildirilen miktarın karar tarihine en yakın tarihe göre hesaplanmış zarardan indirilmesi suretiyle tazminatın saptanması gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Oysa somut olayda mahkemece 18.10.2005 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmışsa da bu raporda davacıya bağlanan gelirin hüküm tarihinden çok önceki bir tarih olan 23.03.2003 tarihine göre bildirilen peşin sermaye değeri, zarardan indirilmek suretiyle tazminatın belirlendiği görülmektedir. 3-HUMK.’nun 74. maddesi gereğince; hakim, kural olarak iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup talepten fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez.