14. Hukuk Dairesi 2018/211 E. , 2018/2143 K. "" .... Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.10.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmaz ise tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.10.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K…
**14. Hukuk Dairesi 2018/211 E. , 2018/2143 K.** **"İçtihat Metni"** .... Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.10.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmaz ise tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.10.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, yüklenici sıfatıyla kendisi ve diğer yüklenici davalı ... ile davalı arsa maliki Mehmet arasında Beyoğlu 39. Noterliği'nde 10.06.2009 günü düzenledikleri arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca 9 parsel sayılı taşınmazdaki 5 adet bağımsız bölümün tam payı ve 1 adet bağımsız bölümün de 1/2 payının adına tescili gerektiğini, edimini yerine getirdiğini, tapu kayıtlarının devredilmediğini ileri sürerek, taşınmazlardaki payların adına tescilini veya keşif ile tespit edilecek taşınmaz değerlerinden şimdilik 34.694,00 TL bedelin tahsilini istemiştir. Davalı ..., davacı ile davalılar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme gereği bağımsız bölümleri yüklenicilere devrettiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuş, davalı ... davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, yüklenicilerin edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiş; Dairece eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur. Mahkemece, yüklenicilerin kendilerine isabet edecek olan bağımsız bölümleri nasıl paylaşacakları hususunun sözleşmede belirtilmediği, binanın hukuken tamamlanmadığı ve iskan ruhsatının henüz alınmadığı, davacı yüklenicinin edimini ifa etmeden sözleşme uyarınca kendisine verilecek payların tapusunun iptalini ve tescilini isteyemiyeceği, davalı arsa sahibinin, diğer davalı yüklenici ...'a vermiş olduğu vekalet ile sözleşmenin ifasını sağladığı, davalı yüklenici ...'ın almış olduğu vekalete istinaden yüklenicilere düşen bağımsız bölümleri üçüncü kişiye sattığı, davacı yüklenici ... diğer davalı yüklenici ...'ın ortaklığa göre payını vermediğini veya bunu karşılayacak bedeli ödemediğini ileri sürüyorsa bu kişi aleyhine sadece ortaklık nedeniyle dava açması gerektiği gerekçesiyle önceki kararda direnilmiştir. Hukuk Genel Kurulunca mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozmadan önceki kararda tartışılıp değerlendirilmemiş yeni bir gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu sonucuna varılmış; dosya, Dairemize gönderilmiştir. Gerçekten, mahkemece verilen direnme kararının hüküm fıkrasının ilk hükümle aynı olmasına karşılık, bozma ilamından sonra verilen kararda yeni gerekçelere dayanıldığı, mahkeme hükmünün direnme niteliği taşımadığı, aksine yeni bir hüküm olduğu değerlendirilerek, Dairemizce temyiz incelemesine geçilmiştir.