14. Ceza Dairesi 2013/1469 E. , 2014/12000 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Her ne kadar temyiz edilen kararda, başvurulacak kanun yollarına ilişkin bildirimde, sürenin başlangıcının "tefhim veya tebliğinden itibaren" başlayacağı belirtilerek karışıklığa yol açıldığından, bu durumun eski hale getirme nedeni olarak kabulü ile t…
**14. Ceza Dairesi 2013/1469 E. , 2014/12000 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Her ne kadar temyiz edilen kararda, başvurulacak kanun yollarına ilişkin bildirimde, sürenin başlangıcının "tefhim veya tebliğinden itibaren" başlayacağı belirtilerek karışıklığa yol açıldığından, bu durumun eski hale getirme nedeni olarak kabulü ile temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı ileri sürülebilirse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2011-377/301, 13.12.2011-247/261 ve 01.02.2011-244/14 sayılı Kararlarında da vurgulandığı üzere, mesleği bir kamu hizmeti niteliğindeki avukatlık olan, sanığın davada temsilini üstlenen, onların haklarını dile getirme, kanun yollarına başvurma açılarından yeterli düzeyde hukuki bilgiye sahip olan vekillerinin temyiz süresinin kararın yüze karşı verildiği hallerde tefhimden itibaren işlemeye başlayacağını bilmemesinin düşünülemeyeceği, bu itibarla kanun yolu bildirimindeki bu eksikliğin vekil açısından bir yanılgı ve temyiz hakkının kullanılması yönünde bir engel oluşturmayacağı kabul edilmelidir. Nitekim sanık müdafii vermiş olduğu temyiz dilekçesinde de süresinde vermiş olduğu dilekçenin kaybolduğunu belirtmesi karşısında tebliğnamedeki temyiz talebinin incelenmesi yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir. Sanık müdafiin, 07.04.2011 günü yüze karşı tefhim olunan hükmü CMUK.nın 310. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen ve tebliğden başlayan bir haftalık süreden sonra 22.06.2011 havale tarihli dilekçeyle temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık müdafiin süresinden sonra gerçekleşen temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.