9. Ceza Dairesi 2021/5080 E. , 2023/5950 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/157 E., 2015/14 K. SUÇLAR : Hakaret, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî iade, kısmî onama, kısmî bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
**9. Ceza Dairesi 2021/5080 E. , 2023/5950 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/157 E., 2015/14 K. SUÇLAR : Hakaret, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî iade, kısmî onama, kısmî bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve aynı Kanun'un 264 üncü maddesine göre bu karara yönelik temyiz istemi itiraz kabul edilerek bu hususta mahallinde merciince değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Patnos Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2013 tarihli ve 2013/254 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hakaret suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Patnos Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2014 tarihli ve 2013/271 Esas, 2014/84 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan görevsizlik kararı verilerek dosyanın Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır. 3. Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2015 tarihli ve 2014/157 Esas, 2015/14 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında; a.) Hakaret suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, b.) Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci, dördüncü ve altıncı fıkraları, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ile son cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, c.) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.02.2018 tarihli ve 14-2015/118507 sayılı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden bozma, hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı için incelenmeksizin iade, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm açısından ise onama görüşlerini içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuğun yaşının küçük olması, sosyal çevreden ve aileden etkilenmesi, baskı unsurlarının ruh halinde şiddetli bir şekilde cereyan etmesi nedeniyle beyanlarında değişkenlik oluşmasının lehe değerlendirilmesi gerektiğine, çocuğun cinsel istismarı suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine, mağdurun ruh sağlığının bozulduğuna dair kesin bulgular olmamasına rağmen cezada artırım yoluna gidilmesinin bozmayı gerektirdiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibarıyla oluştuğu kabul edilse bile hile unsuru bulunmadığına, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca indirim uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, bu indirim yapılmadığından sonuç ceza açısından hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile erteleme hükümleri sınırına ulaşılamadığına, mağdura hakaret edildiğine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece "...Olay tarihinde hakkında aynı suçlardan ek takipsizlik kararı verilen SSÇ ... ile SSÇ ...' ın birlikte mağdur ...' i ve tanığı balık tutma bahanesiyle nehir kenarına götürdüğü ve burada tanık ifadesine göre mağdura 'senin ananı babanı sinkaf ederim' diyerek hakaret ettikten sonra tanığın olay yerinden kaçtığı ve SSÇ' lerin mağdurun pantolonunu çıkarttıkları, SSÇ ...' ın mağdurun kollarından tuttuğu ve SSÇ ...' ın cinsel organını mağdurun anüsüne sürttüğü..." şeklindeki gerekçe ile hükümler kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Hakaret Suçundan Verilen Hüküm Yönünden Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır. B.Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.Suça sürüklenen çocuğun eylemini hakkında yaş küçüklüğü nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen .... ile birlikte gerçekleştirmesine rağmen hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmaması, sonuç cezaya etkili olmayıp aleyhe temyiz de bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların yukarıdaki eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilerek Mahkemece kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır. C.Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken önce 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ardından aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının tatbiki suretiyle kademeli uygulama yapılması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Suça sürüklenen çocuğun eylemini hakkında yaş küçüklüğü nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ....ile birlikte gerçekleştirmesine rağmen hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması, sonuca etkili olmayıp aleyhe temyiz de bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 4.Ancak; suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde on iki-on beş yaş grubunda bulunduğu gözetilerek hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bir hukuka aykırılık olarak kabul edilmiştir. 5.Düzeltilerek onama sebebine göre Tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Hakaret Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (A) numaralı bendinde açıklanan nedenle, dava dosyasının Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Cinsel İstismarı Yönünden Gerekçenin (B) bendinde açıklanan nedenle Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2015 tarihli ve 2014/157 Esas, 2015/14 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedeni dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden Gerekçenin (C) bendinde açıklanan nedenle Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2015 tarihli ve 2014/157 Esas, 2015/14 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, (B) nolu hüküm fıkrasındaki 5 numaralı bendin hükümden çıkarılarak (4) numaralı bentten sonra gelmek üzere sırasıyla “5-Suça sürüklenen çocuğun suç işlediği tarihte 12-15 yaş aralığında olduğu anlaşıldığından, hükmedilen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 1/2 oranında indirim yapılarak 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına", "6-Suça sürüklenen çocuğun sabıkasız geçmişi, yargılama sürecindeki dosyaya yansıyan olumsuz bir hal ve tavrının olmaması nedeni ile cezasından 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin eklenmesi ve izleyen bent numaralarının da buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2023 tarihinde karar verildi.