Başvurucu, hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenlemek suçundan Alaplı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında verilen idari para cezasına karşı Alaplı Sulh Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulunduğunu, Mahkeme tarafından idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar verildiğini ancak, kendisini vekil ile temsil ettirmesine rağmen vekâlet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek Anayasa’nın 10. ve 36. maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Başvurucu, hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenlemek suçundan Alaplı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında verilen idari para cezasına karşı Alaplı Sulh Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulunduğunu, Mahkeme tarafından idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar verildiğini ancak, kendisini vekil ile temsil ettirmesine rağmen vekâlet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek Anayasa’nın ve maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmiştir. Başvuru, 6/8/2013 tarihinde Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 25/4/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm başkanı tarafından, 27/6/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas hakkındaki incelemenin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 27/6/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiş olup tanınan ek süre sonunda Bakanlık, görüşünü 29/8/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Adalet Bakanlığı tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş başvurucu vekiline 9/9/2014 tarihinde tebliğ edilmiş olup, başvurucu vekili tarafından 22/9/2014 tarihinde Adalet Bakanlığı görüşüne karşı beyan dilekçesi ibraz edilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında, Alaplı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 27/2/2013 tarih ve 2013/6 Kabahat Defteri Numaralı karar tutanağı ile hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenlemek suçunu işlediğinden bahisle 300,00 TL idari para cezası verilmiştir. Başvurucu, vekili aracılığıyla anılan idari yaptırım kararına karşı Alaplı Sulh Ceza Mahkemesi'ne itirazda bulunmuştur. Başvurucunun itirazı üzerine Alaplı Sulh Ceza Mahkemesi 8/7/2013 tarih ve İş 2013/111 sayılı kararı ile "...söz konusu çekin hamiline düzenlenmediği, Berberoğlu Yapı Malzemeleri Ticareti adına düzenlendiği anlaşıldığından hukuka aykırı olarak tesis edildiği..." gerekçesiyle idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar vermiştir. Başvurucu, vekil ile temsil edilmesine rağmen anılan kararda vekâlet ücretine ilişkin bir hükme yer verilmemesi nedeniyle kanun yararına bozma yoluna da başvurmuştur. Alaplı Sulh Ceza Mahkemesi'nin kararı başvurucu vekiline 8/7/2013 tarihinde tefhim edilmiştir. Başvurucu süresi içinde 6/8/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “Yargılama giderleri” kenar başlıklı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir:“Harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir. Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir.” 19/3/1969 tarih ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun “Vekâlet ücreti” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder.Yüzde yirmi beşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir.İkinci fıkraya göre yapılacak sözleşmeler, dava konusu para dışındaki mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz.Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz. Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir.(Değişik üçüncü ve dördüncü cümle:13/1/2004 – 5043/5 md.) Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır.Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.” 28/12/2013 tarih ve 28865 sayılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Konu ve Kapsam” kenar başlıklı maddesinin fıkrası şöyledir:“Mahkemelerde, tüm hukuki yardımlarda, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sonlandıran her türlü merci kararlarında ve ayrıca kanun gereği mahkemelerce karşı tarafa yükletilmesi gereken avukatlık ücretinin tayin ve takdirinde, Avukatlık Kanunu ve işbu tarife hükümleri uygulanır.” 28/12/2013 tarih ve 28865 sayılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Ceza davalarında ücret” kenar başlıklı maddesinin fıkrası şöyledir:“Ceza mahkemelerinde görülen tekzip, internet yayın içeriğinden çıkarma, idari para cezalarına itiraz gibi başvuruların kabulü veya ilk derece mahkemesinin kararına yapılan itiraz üzerine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması halinde işin duruşmasız veya duruşmalı oluşuna göre İkinci Kısım Birinci Bölüm sıradaki iş için öngörüldüğü şekilde avukatlık ücretine hükmedilir. Ancak başvuruya konu idari para cezasının miktarı Tarifenin İkinci Kısım Birinci Bölüm sıradaki iş için öngörülen maktu ücretin altında ise idari para cezası kadar avukatlık ücretine hükmedilir.” 30/3/2005 tarih ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Masrafların ve vekalet ücretinin ödenmesi” kenar başlıklı maddesinin fıkrası şöyledir:“Kanun yoluna başvuru dolayısıyla oluşan bütün masraflar ve vekâlet ücreti, başvurusu veya savunması reddedilen tarafça ödenir.”