3. Hukuk Dairesi 2021/6261 E. , 2021/13655 K. "" Davacı ... Pat. Mad. ve Av Malz. Tic. ve San. Ltd. Şti. ile davalı ... arasındaki itirazın iptali davasına dair Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 27.12.2019 günlü ve 2019/263 Esas 2019/278 Karar sayılı hükmün onanması hakkında Dairemizce verilen 24.06.2021 günlü ve 2020/5624 Esas 2021/7182 Karar sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu…
**3. Hukuk Dairesi 2021/6261 E. , 2021/13655 K.** **"İçtihat Metni"** Davacı ... Pat. Mad. ve Av Malz. Tic. ve San. Ltd. Şti. ile davalı ... arasındaki itirazın iptali davasına dair Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 27.12.2019 günlü ve 2019/263 Esas 2019/278 Karar sayılı hükmün onanması hakkında Dairemizce verilen 24.06.2021 günlü ve 2020/5624 Esas 2021/7182 Karar sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı ile aralarında 2008 yılından bu yana süregelen patlayıcı madde teminine ilişkin sözleşme ilişkisi bulunduğunu, sözleşmeye konu maddelerin davalıya teslim edildiğini ancak davalının bu satımdan doğan 54.103,82-TL borcu ödemediğini, bu miktarın tahsili için davalı aleyhine başlattığını, davalının icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, arasında sözleşmesel ilişkinin olmadığını, borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesi’nin tarihli Esas ve Karar sayılı ilamıyla “...Dava konusu olay da hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlık olduğundan, davalının tacir olmadığı, davanın Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı gözetildiğinde davanın görüm ve çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü zorunludur. Bu itibarla eldeki davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılarak işin esasına girilip, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir...” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile, davalının Kastamonu 3. İcra Müdürlüğü'nün 2014/3583 takip dosyasına vakii itirazının asıl alacak 54.103,82-TL üzerinden iptaline, takibin devamına, asıl alacak 54.103,82-TL'ye takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın % 20 si olan 10.820,76-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, davalı tarafından temyiz edilen hüküm, Dairemizin 24.06.2021 günlü ve 2020/5624 Esas – 2021/7182 Karar sayılı ilamıyla davalının tüm temyiz itirazları reddedilerek onanmasına karar verilmiş; davalı bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1- Düzeltilmesi istenilen Yargıtay ilamında benimsenen mahkeme kararındaki gerekçelere göre, düzeltme dileğinde ileri sürülen sebepler HUMK’nun 440 ıncı maddesindeki yazılı hallerden hiç birisine uymadığından, davalının sair karar düzeltme isteminin reddi gerekir.