Başvurucu, 20/11/2003 tarihinde Beyoğlu (Kapatılan) 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tazminat davasında yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir.
Başvurucu, 20/11/2003 tarihinde Beyoğlu (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tazminat davasında yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir. Başvuru, 6/3/2014 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/5/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 24/7/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 19/8/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 15/10/2003 tarihinde noterde düzenlenen satış sözleşmesiyle Ö.E.'den satın aldığı aracın devir işlemleri sırasında çalıntı olduğunun fark edilmesi üzerine aracı polis memurlarına teslim etmiştir. Başvurucunun aracı satın aldığı Ö.E. ile Ö.B., A.K, Ş.İ. hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2004/91 sayılı ve Kadıköy Ağır Ceza Mahkemesinin E.2003/457 sayılı dosyalarında dava açılmıştır. Başvurucu, uğradığı zararın giderilmesi istemiyle satış sözleşmesini düzenleyen noter Ş.S. ile Ö.E., Ö.B. ve Ş.İ. aleyhine 20/11/2003 tarihinde Beyoğlu ( Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2003/744 sayılı dosyasında tazminat davası açmıştır. Mahkeme, 21/3/2006 tarihli duruşmada, davalı noter Ş.S. ile diğer davalılar Ö.E., Ö.B. ve Ş.İ. hakkındaki davanın başvurucunun talebine uygun olarak ayrılmasına karar vermiş, noter hakkında açılan davaya Mahkemenin E.2003/744 sayılı dosyasında devam edilmiş, diğer davalılar hakkındaki davaya Mahkemenin E.2006/111 sayılı dosyasında devam edilmiştir. Mahkemenin E.2006/111 sayılı dosyasında yürütülen yargılamada Mahkeme, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2004/91 ve Kadıköy Ağır Ceza Mahkemesinin E.2003/457 sayılı dosyalarının sonucunun beklenmesine karar vermiştir. Mahkemenin E.2003/744 sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda, 25/4/2006 tarih ve E.2003/744, K. 2006/104 sayılı kararla, noterin kimlik tespiti yaptığı tarafların beyanı doğrultusunda ruhsatnamedeki bilgilere göre satış sözleşmesini tanzim etmekle mükellef olduğu, sahtecilik araştırması yapmakla yükümlü olmadığı, bu görevin alıcıya ait olduğu, dava dilekçesinde davalıya kusur olarak yüklenen şasi numaralarına dikkat etmeme eyleminin davaya dayanak yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, noter Ş.S. aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay Hukuk Dairesinin 11/6/2007 tarih ve E.2006/9485, K.2007/7888 sayılı ilâmı ile dosya kapsamına göre davalının noter sıfatıyla gerçekleştirdiği satış işlemine esas alınan kimlik belgesi ile ruhsatnamenin sahte, ilişik kesme belgesinin ise gerçek olduğu, ruhsatnamedeki şasi numarası ile ilişik kesme belgesindeki şasi numarasının farklı olduğunun tespit edildiği, bu durumun davalı tarafından denetlenmediği, davalı noterin, sunulan belgelerin uygunluğu yönünden inceleme yapma görevi bulunduğu, diğer taraftan satış işleminin tarafı olan başvurucunun da en az davalı noter kadar dayanak belgeleri inceleme ve sonucu önleme yükümlülüğü bulunduğu ve davalının bölüşük kusuru olduğu, böylece davalının sorumlu tutulması ve başvurucunun da bölüşük kusurunun gözetilerek zararın kapsamının belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararı bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada Beyoğlu (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/3/2008 tarih ve E.2007/474, K.2008 sayılı kararıyla dava dosyasının aynı Mahkemede görülen E.2006/111 sayılı dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiştir. Davalılardan Ö.E. ve Ş.S. vefat etmiş, davaya Ş.S.'nin mirasçılarına karşı devam edilmiştir. Beyoğlu Adliyesinin kapatılması sonucunda yargılama İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2007/474 sayılı dava dosyasında devam etmektedir. Başvurucu, 6/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesi, 22/4/1926 tarih ve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun ve devamı maddeleri.