Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/4565 E. , 2024/2197 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4565 Karar No : 2024/2197 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Havalimanı Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına 2…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/4565 E. , 2024/2197 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4565 Karar No : 2024/2197 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Havalimanı Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına 2019 ilâ 2020 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 29 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya nedeniyle yurt dışı gider olarak ek kıymet beyanı üzerinden ödenen gümrük, ilave gümrük, özel tüketim ve katma değer vergilerinin eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacının ek beyanı üzerine belirlenen eşyanın kıymeti gümrük mevzuatı çerçevesinde esas alınacak kıymet olmayıp, gözetim belgesinin ibraz edilip edilmeyeceğinin tespitinde esas alınacak değer olduğundan, yurt dışı gider olarak beyan edilerek gerçekleştirilen tahakkuk üzerine fazladan ödenen vergilerin geri verilmesi istemiyle yapılan başvuruların reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği; fazladan ödenen tutarın 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesi uyarınca 6183 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının kendi iradesiyle beyan ettiği vergileri iade istemine konu edemeyeceğinden, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı adına 2019 ilâ 2020 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 29 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya nedeniyle yurt dışı gider olarak ek kıymet beyanı üzerinden ödenen gümrük, ilave gümrük, özel tüketim ve katma değer vergilerinin eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu; satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinde ise, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır. 4458 sayılı Kanun'un 216. maddesinin 07/11/2019 tarih ve 30941 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 1. fıkrasında, gümrük vergileri ile bunların ödenmelerine bağlı olarak tahsil edilmiş gecikme faizinin veya gecikme zammının geri verilmesinde, geri vermeye konu fazla tahsilatın yükümlüden kaynaklanması durumunda geri verme başvurusunun yapıldığı tarihten, diğer durumlarda ise tahsilat tarihinden geri verme kararının tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı dönemde 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizin ödeneceği hükmü yer almaktadır. İthalatta uygulanacak gözetim ve korunma önlemleri, Türk Mevzuatında, 29/01/1995 tarih ve 22186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 26/01/1995 tarih ve 4067 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan ve 25/02/1995 tarih ve 22213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/02/1995 tarih ve 1995/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasının ekinde yer alan ve bu anlaşmanın ayrılmaz parçasını teşkil eden Korunma Tedbirleri Anlaşması ile yerini almıştır. Öte yandan; yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun 87. maddesi ile ilgili olarak, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 02/07/1966 gün ve E:1965/13; K:1966/6 sayılı kararında, aykırı içtihatlar, tahsil olunan gümrük vergilerinin anılan madde uyarınca geri verilebilmesinin, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduklarının açıkça anlaşılması koşuluyla olanaklı bulunduğu yolunda birleştirilmiştir. Bu bakımdan; 4458 sayılı Kanunun benzer hükümler taşıyan 211. maddesinin uygulanmasında da, iadesi istenen gümrük vergilerinin kanunen ödenmelerinin veya tahakkuk ettirilmelerinin gerekmediğinin, açıkça; yani, herhangi bir inceleme, araştırma ve yoruma gerek olmaksızın anlaşılabilir olması koşulu aranmalıdır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan bölge idare mahkemesi kararının, dava konusu işlemin gözetim kıymet uygulamasına tabi olan eşyalara isabet eden kısmının iptali ile 03/09/2019 tarihli beyanname dışındaki beyannameler muhteviyatı eşya nedeniyle, anılan kıymet nedeniyle fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle; 03/09/2019 tarihli beyanname muhteviyatı gözetime tabi olan eşyaya ilişkin fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. Temyize konu kararın 03/09/2019 tarihli beyanname muhteviyatı gözetime tabi olan eşyaya ilişkin yasal faiz oranını aşan faiz istemine isabet eden kısmına gelince; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesinin 07/11/2019 tarih ve 30941 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 1. fıkrasında, gümrük vergileri ile bunların ödenmelerine bağlı olarak tahsil edilmiş gecikme faizinin veya gecikme zammının geri verilmesinde, geri vermeye konu fazla tahsilatın yükümlüden kaynaklanması durumunda geri verme başvurusunun yapıldığı tarihten, diğer durumlarda ise tahsilat tarihinden geri verme kararının tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizin ödeneceği hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden, yurt dışı giderin artırılması suretiyle gözetim kıymeti üzerinden beyan edilen serbest dolaşıma giriş beyannamesinin 03/09/2019 tarihinde tescil edildiği, vergilerin geri verilmesinde 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faiziyle iade edilmesine ilişkin yasal değişikliğin ise 07/11/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır. Buna göre, fazladan ödemeye konu serbest dolaşıma giriş beyannamesinin 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilmiş olması karşısında, söz konusu beyanname nedeniyle fazladan ödenen tutarın, tahsil tarihi itibarıyla, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen yasal faiz oranında hesaplanacak faiziyle iade edilmesi gerekmekte olup, anılan tarihte yürürlükte olmayan hükme dayanılarak tecil faiziyle iadesine ilişkin hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir. Temyiz isteminin, gözetim kıymet uygulamasına tabi olmayan eşyalara isabet eden kısmına gelince; Ticaret Bakanlığınca, yerli üreticilerin talebi üzerine veya re'sen, belli bir malın ithalatının, o malın yerli üreticileri ve ülke ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar yaratıp yaratmadığının tespit edilmesi amacıyla incelemeye başlanılarak, inceleme sonucunda gözetim uygulaması öngörülebilmektedir. Bu suretle, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan İthalatta Gözetim ve Korunma Uygulanmasına İlişkin Tebliğler ile gözetim önlemi uygulanmasına karar verilen eşya için ''birim kıymet'' belirlenerek, eşyanın bu kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi halinde, ''gözetim belgesi'' ibrazı zorunluluğu getirilmiş; bazı dönemlerde de Gümrükler Genel Müdürlüğü'nce belirli bir eşyaya yönelik olarak çıkarılan ve ilgili gümrük müdürlüklerine bildirilen genel yazılarla, gözetim kıymet uygulamasına benzer nitelikte ''referans kıymet'' uygulaması getirilmiştir. İthal edilen eşyanın gümrük kıymeti, eşyanın satış bedeli olduğundan, gümrük vergilerinin hesaplanmasında satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerekmektedir. Öte yandan; davalı İdarece belirlenen gözetim kıymeti, eşyanın 4458 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmiş gerçek kıymeti olmadığından, gümrük kıymetinin tespitinde esas alınamayacağı, Dairemizin öteden beri istikrarlı biçimde uygulanagelen içtihadıdır. Uygulamada, gümrük müdürlüklerince, anılan Tebliğlerle, önceden belirli eşyalara özgü ve nesnel olarak belirlenen gözetim kıymeti dışında da, çeşitli veriler (GÜVAS, Bakanlık Karar Destek Sistemi/Kıymet Veri Bankası, distribütör fiyatları, vb..) esas alınarak ek tahakkuk ve ceza işlemleri tesis edilirken; yine mükelleflerce, yapılan ithalatlarda, sonradan ek tahakkuk ve ceza işlemine maruz kalmamak amacıyla, bahsi geçen veriler esas alınarak eşyaya ilişkin fatura kıymeti üzerinde bir kıymetle ihtirazi kayıtla beyanda bulunularak tahakkukun ihtirazi kayda konu kısmına karşı veya 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında iade başvurusuna konu edilmek suretiyle tesis edilen işlemlere karşı davalar açılmaktadır. Olayda, geri verme başvurularının reddine dair kararlara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin bahse konu beyannameler muhteviyatı bir kısım eşyalar için gözetim kıymet uygulaması bulunmadığı halde, davacı tarafından yurt dışı gider olarak ek kıymet beyanında bulunulduğunun belirtildiği, dolayısıyla münhasıran bahsedilen eşyalara özgü şekilde genel, nesnel olarak belirlenen gözetim kıymetin altında ithaline izin verilmeme durumunun söz konusu olmadığının anlaşılması karşısında, davacının beyanının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususunun tespitinin inceleme ve araştırma gerektirmesi ve yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduğunun açıkça anlaşılamaması nedeniyle geri verme isteminin Kanun'un anılan maddesinde öngörülen koşulları taşımadığı sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemin gözetim kıymet uygulamasına tabi olmayan eşyalara isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle, temyize konu kararın, anılan eşyalara isabet eden kısmı yönünden bozulması icap etmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, dava konusu işlemin gözetim kıymetine tabi olan eşyalara isabet eden iptale ilişkin hüküm fıkrası ile 07/11/2019 tarihinden sonra tescil edilen beyannameler nedeniyle tecil faiziyle iadesine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Kararın, 07/11/2019 tarihinden önce tescilli beyannameler muhteviyatı gözetime tabi eşyaya ilişkin faiz istemine dair hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmı ile dava konusu işlemin gözetim kıymet uygulamasına tabi olmayan eşyalara isabet eden kısmına dair hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere, dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 5. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 29/04/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Olayda, iade istemine konu vergilerin davacının beyanına göre tahsil edildiği tartışmasız olmakla birlikte, beyannamede eşyaya ilişkin fatura kıymeti ile yurt dışı gider adı altında beyan olunan kıymet farkının bulunduğu, vergi tahakkuk ve tahsilinde fatura bedelinin gerçeği yansıtmadığı yönünde herhangi bir veri, emsal referans veya tespitin bulunmadığı, dolayısıyla beyan ile fatura kıymeti arasındaki yüksek farkın serbest iradeyle beyan edildiğinin kabulünün hayatın olağan akışı ve ticari hayatın gerçekleriyle bağdaşmayacağı, bu bakımdan; davacıdan tahsil edilen vergilerin, eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının iade edilmemesi hukuki duruma aykırılık oluşturacağından, eşyanın gözetim belgesine tabi olduğunun kabulü suretiyle davanın sonuçlandırılması hukuka uygun düşmemekle birlikte, yukarıda açıklanan nedenlerle sonucu itibarıyla yerinde bulunan karara yönelik temyiz isteminin, dava konusu işlemin gözetim kıymet uygulamasına tabi olmayan eşyalara isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasının da onanması gerektiği oyu ile, kararın bu kısmına katılmıyoruz.