T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 18/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/10/2025 (Ara Karar) ve 10/09/2025 (Ara Karar) NUMARASI : ... Esas DAVACILAR : 1-... ... 2-... ... 3- ... 4-... ... 5-... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av.... …
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 18/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/10/2025 (Ara Karar) ve 10/09/2025 (Ara Karar) NUMARASI : ... Esas DAVACILAR : 1-... ... 2-... ... 3- ... 4-... ... 5-... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av.... DAVANIN KONUSU : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 19/12/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin, davalı S. S. .... Kooperatifi üyesi olduklarını, davalı tarafından 28/06/2025 tarihinde olağan genel kurul toplantısı yapıldığını ve işbu davada iptalini talep etmiş oldukları kararların hukuka aykırı olarak alındığını, genel kurul tutanağı ekinde müvekkillerinin şerhlerine ilişkin evrakların da sunulduğunu, öncelikli olarak Genel Kurula davet mektubunda gönderilen gündem maddelerinden de görüleceği üzere; gündem maddesi sayısının 34 olduğunu, karar alınacak ve görüşülecek yaklaşık 30 madde bulunduğunu, toplantının yer itibari ile alkol kullanımı bulunan bir alanda yapıldığını, bazı üyelerin alkol kullanımı eşliğinde oylama yaptığını, bu hususa ilişkin toplantının doğru şekilde yürütülebilmesi amacı ile uyarı yapılmadığını, toplantının mahiyetine aykırı bir durum oluşturulduğunu, bunun yanında birçok üyeye gündem maddesi sayısının yoğun olması nedeni ile söz hakkı tanınmadığını, görüşülmesi elzem olan gündem maddelerinin görülüşülmeksizin oylanarak kapatıldığını, Genel Kurulun yarım günde ( yaklaşık 3 saatte ) ve 30 madde ile yapılmasının ve uygun alanda yapılmaması nedeni ile müzakerelerin doğru şekilde yürütülmediğine ilişkin şerhin müvekkillerinin imzası ile toplantı tutanağına ek olarak eklendiğini, oy kullanma haklarının kısıtlandığı, görüşlerinin değerlendirilmesinin mümkün olmadığı ve toplantının usulüne uygun yürütülmediğine ilişkin müvekkilleri tarafından itiraz edildiğini, tutanaktan da görüleceği üzere; toplantının ses ve görüntü kaydı alındığını, bunların da dosya arasına alınarak incelenmesini talep ettiklerini, Genel Kurul Toplantı Tutanağının 9. Ve 10. Maddelerde Yönetim ve Denetim Kurulunun ibra oylamasının yapıldığını, müvekilleri tarafından genel kurulun onayı gereken harcamalarda onay alınmaksızın ana para ve faizin önemli bir kısmının harcanmış olması, yönetimin devraldığı banka hesabı ile güncel banka hesabı arasında çok ciddi rakam farkının bulunması, mali şeffaflığın bulunmaması nedeni ile ibra durumuna red oyu verildiğini, harcamalar yönünden yönetim kurulunun yetkisini aştığını, denetim kurulunun da görevini yerine getirmediğini, Genel Kurul toplantı tutanağının 12. Maddesinde; " Site yönetimi konusunda S.S..... Kooperatifini oluşturan adaların kat malikleri kurulları tarafından bir talepte bulunulursa bunun kabul edilmesi ve yönetim fonksiyonunun mevcut yönetim kurulu tarafından yerine getirilmesine" karar verildiğini, müvekkillerince ilgili madde için oluşturulan şerhten de açıkça görüleceği üzere; alınmış olan kararda taleplerin kabul edileceğine karar verildiğini, talep içerikleri, yetki sınırları belirlenmeksizin verilmiş olan bu yetki yetki aşımı doğuracağı gibi içeriğinin net olmamasının uygulamada üyeler yönünden eşitliğe aykırı olacağını, örneğin bir kurulun talebinin diğer kurullara ya da üyelere uymayabileceğini, bunun önüne geçilmesi için gelen taleplerin niteliği ve yetki sınırının belirlenmesi gerekirken Yönetim Kurulu tarafından kabul edilmesi gibi ucu açık bir yetkinin verilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenle ilgili kararın iptali gerektiğini, Genel Kurul toplantı tutanağı madde 14'ün son satırları olan " gerektiğinde yukarıda bahsi geçen ... Noterliği tarafından tanzim edilen 27/11/2023 tarih ve .... sayılı ve yine aynı noterlikçe tanzim edilen 16/08/2024 tarih ve .... sayılı sözleşmeleri tadil etmeye veya yeniden dilediği şekil ve şartlarda adı geçen yukarıda ünvanı yazılı firma ile yeniden kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlemeye yönetim kurulumuza tam yetki ile görevlendirmeye " şeklindeki " yeniden dilediği şekil ve şartlarda adı geçen yukarıda ünvanı yazılı firma ile yeniden kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlemeye yönetim kurulumuza tam yetki ile görevlendirmeye" yetkisi gündem maddesinde olmayan, gündeme alınması için teklif ve akabinde bir oylama yapılmadığını ve toplantıda okunmayarak sonradan eklenmiş bir kısım olduğunu, bu durumun iyi niyet kuralları başta olmak üzere ana sözleşme ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununa açıkça aykırı olduğunu, Gündem 14. Maddeden de görüleceği üzere, yönetim kurulu tarafından tadil ve temlik yetkisi görüşülmek istendiğini, madde devamına yönetim kuruluna istediği şartlarda yeniden sözleşme yapma yetkisi verildiğini, bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, toplantıda okunmayan ve gündeme alınması açıkça oylanmayan bir hususun iyi niyet kurallarına aykırı olarak tabiri caizse el altından maddenin devamına eklendiğini, ilgili maddenin iptali gerektiğini uygulanması halinde geri dönüşü imkansız zararlar ortaya çıkacağını, ek olarak müvekkili.... tarafından gündem tebliğ alındıktan hemen sonra gündem maddelerinin toplantı sırasında detaylı görüşülemeyeceği öngörülerek yönetim kuruluna gündeme ilişkin soruları detaylı olarak yazılı başvuru ile sorulduğunu, 14. Madde için yine sadece temlik isteneceğinin belirtildiğini, ek yetkiye ilişkin tek bir cümle dahi kurulmadığını, 14. Maddenin son satırının açıkça kanuna aykırı olması yanında; temlik yetkisi istenen Noter işlemlerinin görüşüldüğü 28/09/2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının iptali için de ... Esas sayılı dosya ile iptal talepleri hususunda yargılama devam ettiğini, müvekkillerinin şerhinde son cümlelerin toplantıda okunmaması nedeni ile sadece tadil yetkisi ve yetki istenen sözleşmelerin onaylandığı toplantının iptali talebinin olması nedeni ile şerh düşüldüğünü, Genel Kurul Toplantı Tutanağı madde 15'te Kooperatife ait taşınmazların kiraya verilmesi hususunda yönetim kuruluna yetki verildiğini, bu yetkinin kapsamı, hangi taşınmazların hangi şartlarda kiraya verileceği, kira bedelinin tespitinin ne şekilde yapılacağının açıkça düzenlenmediğini, afaki ve ucu açık bir yetki onaylaması yapıldığını, Genel Kurul toplantı tutanağı madde 20'de 2024 yılında yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yeniden onaylanmasının talep edildiğini, öncelikle ilgili toplantının iptali için ikame edilen bir dava bulunurken işbu maddenin gündeme eklenmesinin dahi iyi niyetle ilerlenmediğini ortaya koyduğunu, alınan maddelerin hangi nedenle yeniden onaylamaya tabi tutulduğu dahi yönetim kurulu tarafından açıklanmadığını, Genel Kurul toplantı tutanağı madde 21'de de " Kooperatif organlarının çalışmasını olumsuz yönde etkilemekte ısrar eden ve/veya hakkı kötüye kullandığı anlaşılan ortaklar hakkında somut, net bilgi ve belgelere dayanarak dava açılabilmesi için yönetim kuruluna yetki verilmesi " hususunun kabul edildiğini, bu madde işbu davada davacı olarak gözüken kişiler başta olmak üzere, hukuki yola başvuru hakkını kullanan üyeleri caydırma maksatı ile kötü niyetli olarak gündem maddesine eklendiğini belirterek, öncelikle TTK m. 449 uyarınca olağan genel kurul toplantısında alınan kararların uygulanması halinde geri dönüşü imkansız zararlar ortaya çıkma ihtimali bulunması nedeni ile uygulamanın geriye bırakılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve iptali talep edilen Olağan Genel Kurul Kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesi 10/09/2025 tarihli ara kararında; 28/06/2025 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan kararlar yönünden; Toplantı tutanağında alınan kararların uygulanması halinde geri dönüşü imkansız zararlar ortaya çıkma ihtimali bulunması nedeni ile uygulamanın geriye bırakılması için tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise de, toplantı tutanağının 14. maddesi hariç diğer madde içerikleri incelendiğinde davacının iddialarının ve dosya kapsamında bulunan tüm evrakların incelenmesi sonucu tedbir karar verilmesi için gereken şartlar sağlanmadığından toplantı tutanağının 14. Maddesi harici diğer maddeler yönünden tedbir talebinin reddine, 28/06/2025 tarihli Genel Kurul Toplantısının 14. Maddesi yönünden ; davacının iddiaları ve dosya kapsamı incelendiğinde, toplantı tutanağının 14. Maddesine yönelik gündem ilanı içeriği ve toplantıda alınan karar içeriği karşılaştırıldığında mevcut farklılıklar gözetilerek davacının iddialarının yaklaşık olarak ispatlandığı kabulü ile 28/06/2025 tarihli Genel Kurul Toplantısının 14. Maddesi için icranın geri bırakılması yönündeki talebin kabulüne karar verildiği gerekçesiyle neticede, 28/06/2025 tarihli Genel Kurul Toplantısının 14. Maddesi yönünden TTK nın 449. Maddesi uyarınca icranın geri bırakılması yönündeki talebin kabulüne, HMK'nın 392. maddesi uyarınca, 28/06/2025 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan diğer kararlar yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili 13/09/2025 tarihli itiraz başvuru dilekçesinde, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gereken yaklaşık ispat kuralı gerçekleşmediği ve şartlarının oluşmaması nedeniyle 14. madde yönünde verilen ihtiyati tedbirin kabul edilmesi kararına karşı itirazları doğrultusunda kaldırılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi 22/10/2025 tarihli ara kararında, somut olayda mahkemece 10/09/2025 tarihli ara karar ile davaya konu 14. Maddeye yönelik gündem ilan içeriği ile toplantıda alınan karar içeriği arasında farklılıklar olduğu tespit edilerek icranın geri bırakılması yönünde verilen kararın yerinde olduğu, tedbire itiraz eden taraf vekilinin duruşma esnasında dinlenilen beyanları ve itiraz dilekçe içeriğinde yer alan hususların mahkemenin tedbir kararının kaldırılmasını gerektirir hususları içermediği gerekçesiyle, 2004 sayılı İİK'nın 265/3 maddesi gereğince ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin 10/09/2025 tarih ve ... Esas sayılı ihtiyati tedbir kararına ilişkin itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 30/06/2022 tarihli genel kurul toplantısında, ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii, ... ada, ... parsel ve ... ada ... parselin kat karşılığı yahut hizmet alımı şeklinde inşaatının yapılmasına karar verildiğini, 24/06/2023 tarihli genel kurul toplantısında ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii, ... ada, ...parselin ticari olarak değerlendirilmesi ve kooperatif olanakları ile ticari binaların yaptırılması ile ... ada ... parselin kooperatif payının %55 olması koşuluyla kat karşılığı yaptırılmasına karar verildiğini, bu kapsamda usule uygun olarak ihale komisyonu oluşturulmuş ihale sonucunda kooperatif payının da üzerinde %60,01 teklifini veren inşaat firması ile alınan yetki ile sınırlı olmak üzere .... Noterliği'nin 27/11/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığında hizmet sözleşmesi akdedildiğini, ... ada... parselle ilgili alınan karar ve 29/06/2024 tarihli genel kurulun 17. Maddesinde alınan ... ada ... parsel hakkında, ...dairenin ve üzerine firmaya 2.500.000,TL ödenmesi şeklinde alınan yetkiyle... Noterliği'nin 16/08/2024 tarih ... yevmiye numaralı taşınmaz satış ve inşaat sözleşmesi akdedildiğini, yapılan bu sözleşmelerin dava dilekçelerinde delilleri arasında bulunduğunu, davalı kooperatifin işbu adı geçen sözleşmelerden de anlaşıldığı üzere ... ada ... parselde hala inşaatı devam eden kooperatife düşecek olan dairelerin bir kısmını, ... ada ... parsele yaptırılan inşaatın, hizmet bedeli olarak sözleşmede belirlenen şekil ve şartlarda hakediş olarak ödemeyi taahhüt ettiğini, böylece kooperatif ortaklarına ek bir ödeme külfeti doğmadan her iki inşaatın tamamlanmasının genel kurulca amaçlandığını ve bu doğrultuda anlaşmalar yapıldığını, ancak dava dışı müteahhit firmanın sözleşmedeki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmiş olmasına rağmen, müvekkili kooperatifin, ... Tapu Sicil Müdürlüğü'nün "Ya sözleşmede yazılı bulunan anahtar teslim ibraresi kaldırılacak; ya da belediyeden yapının tamamlandığına dair yazı müdürlüğümüze ibraz edilecek. Aksi taktirde işleminiz 2022/4 sayılı genelge gereği 3 iş günü içinde resen iptal edilecektir." şeklindeki ve "Daha önce de tarafınıza iletildiği üzere taraflarca düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinde tadil işlemi gerektiği belirtilmiştir. Tarafınızca alınmış olan tadil sözleşmesinin sisteme taranması gerekmektedir." şeklindeki ret gerekçesiyle, hakedişten kaynaklanan devir ve temlik yükümlülüğünü yerine getiremediğini ve bu hususta Tapu Sicil Müdürlüğü'nün istediği yetkiler doğrultusunda, 28/06/2025 tarihli genel kurul toplantısında 14. madde ile gündeme aldığını, bu doğrultuda genel kurulun 14. maddesinde, ....Noterliği'nin 16/08/2024 tarih ... sayılı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi ve İnşaat Sözleşmesi ve 27/11/2023 tarihli 8653 sayılı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinin şartları dahilinde satmayı vaad etmeye, dilediği şekil ve şartlarda kat karşılığı temlik etme gerektiğinde işbu sözleşmeleri tadil etme ve yeniden dilediği şekil ve şartlarda aynı inşaat firması ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenleme yetkisinin yönetim kuruluna verildiğini, başka bir ifadeyle yapılan tadil ve temlik yetkisinin her iki ana sözleşmenin şartları dahilinde olduğunu, ortada kooperatife ait taşınmazın satışı veya sınırlı bir aynı hak kurulması değil daha önceden usulüne uygun olarak alınan yetkiyle yapılan sözleşmedeki müvekkilinin yükümlülüğünün, her iki ana inşaat sözleşmesinin şartları dahilinde , tapu sicil müdürlüğünün taleplerine uygun olarak yerine getirilebilmesi için değişiklik yapma yetkisi verildiğini, başka bir ifadeyle taşınmaz devrine ilişkin bir önceki genel kurullarda karar verilmiş ve yetki doğrultusunda inşaat sözleşmeleri akdedilmiş ise de, yetkiye bağlı taşınmaz devrinin gerçekleşmesi için sözleşmesinin tadiline ihtiyaç duyulduğundan, idari işlemlerin tamamlanması için tadil yetkisi verildiğini, genel kurulun iradesi doğrultusunda hakediş karşılığı iki adet dairenin devri yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ancak neredeyse bitmek üzere olan inşaatlarda, teslim aşamasına gelindiğinde, ihtiyati tedbir nedeniyle dava dışı yüklenici inşaat firmasına diğer taşınmazların devredilememiş olması halinde, yüklenici firmanın gecikme nedeniyle uğradığı zararı tazmin için dava açabileceği ihtimali düşünüldüğünde, daha önceki genel kurullarda verilen yetki ve şartlar dahilinde sözleşme yapma hususunda idari bir yetkinin gündemde mevcut farklılıklar olarak tanımlanmasının aslında davalı kooperatife telafisi imkansız bir zarar açacağını, bu nedenle de tedbir kararının yerinde olduğu kanaatine varılırsa, davacıların bu yönde bir teminat yatırması karşılığında icranın geri bırakılmasına kararı verilmesini talep ettiklerini, gündemde düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesinin tadil ve hakedişler doğrultusunda temlik edileceği öz bir şekilde belirtildiğini ve özüne sadık kalınarak ve daha da açık bir şekilde önceki yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi şartları da eklenip daraltılarak her iki sözleşme şartları dahilinde, dilediği şekilde temlik ve tadil yetkisi verildiğini, bu hususun bizzat tapu sicil müdürlüğü tarafından talep edildiğini ve sözleşmelerin devamlılığı esası bakımından eksiksiz olarak görüşüldüğünü ve karar alındığını, alınan karar doğrultusunda, tadilat sözleşmesi yapıldığını ve tadil sözleşme tapuya şerh edildiğini, yani karar doğrultusunda her iki ana inşaat sözleşmesine bağlı kalınarak edim yükümlülüğünün sözleşmedeki şartlarda iki tanesinin müteahhit firmaya devrinin gerçekleştiğini, ayrıca inşaatın yüzde 60'ının tamamlandığını iskandan önce 2 adet ve iskandan sonra iki adet daha taşınmazın devri yapılacakken icranın geri bırakılması kararı nedeniyle iskandan önceki hak ediş yükümlülükleri olan 2 adet dairenin devrinin mümkün gözükmediğini, genel kurul yetkisi ile yönetim kurulunun görevde kaldığı süre içinde iyi niyetli üçüncü kişilerle temsil yetkisi çerçevesinde giriştiği ilişkiler bakımından iptal veya geçersizliğin tespitine ilişkin kesin hükümün geçmişe etkili olmadığını, yani yönetim kurulunun sonradan kesin olarak iptal edilen karara dayanarak üçüncü kişilerle temsil yetkisi çerçevesinde yaptığı işlemlerin hükümsüz kaldığının ileri sürülemeyeceğini, TTK 321. VE 4. maddesi gereğince iyi niyetli üçüncü kişilerle ortaklığın konusuna giren tüm hukuki işlemlerin temsile yetkili kişilerce ortaklık adına yapılabileceğinde korunduğunu, bu kapsamda tadil sözleşmesinin 3. kişilerle yapılmış olduğu ve ortakların mülkiyet hakkını olumsuz ve yasa dışı etkileyecek şekilde bir değişiklik yapılmadığı, esas sözleşmelerdeki şartlara uyularak hareket edildiği düşünüldüğünde, icranın geri bırakılmasında hukuki bir yararın mevcut olmadığını, icranın geri bırakılması, askine ortaklar adına temsilen yapılan inşaat sözleşmelerindeki hakedişleri ödeme edim yükümlülüğünün yani iskan öncesi verilecek olan 2 adet dairenin müteahhite devrine engel olacak ve müteahhit firmaya bu nedenle uğradığı zararı (edimin sözleşmeye aykırı olarak geç yerine getirilmesi ) tazmin hakkı tanıyacak ve ortaklara külfet yükleyeceğini, bu külfetten kaynaklı doğabilecek zarar nedeniyle mahkemenin icranın geri bırakılması kararı için, davacılardan teminat istenilmesi talep edilmişse de, bu taleplerinin hangi gerekçe ile ret edildiğine ilişkin bir gerekçe ve diğer tüm itirazlarının neden ret edildiğine ilişkin bir gerekçe belirtilemediğini, başka bir ifadeyle gerekçesiz bir ara hüküm kurulduğunu, dolayısıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gereken yaklaşık ispat kuralı gerçekleşmediği ve şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının 28/06/2025 tarihli genel kurul toplantısının 14. Maddesinin TTK 449. Madde uyarınca geri bırakılmasına ilişkin kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise davalı kooperatifin 28/06/2025 tarihli olağan genel kurulunun 14. Maddelerine ilişkin ihtiyati tedbir istemidir. Bilindiği gibi, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollaması ile uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nin, "Kararın yürütülmesinin geri bırakılması" başlıklı 449. maddesi, "(1) Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir." hükmünü, "Kararın etkisi" başlıklı 450. maddesi,"(1) Genel kurul kararının iptaline veya butlanına ilişkin mahkeme kararı, kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade eder. Yönetim kurulu bu kararın bir suretini derhâl ticaret siciline tescil ettirmek ve internet sitesine koymak zorundadır." hükmünü içermektedir. Genel kurul kararı aleyhine iptal davası açılması, dava karara bağlanıp hüküm kesinleşinceye kadar kararın geçerliliğini etkilemez. Bu nedenle yasa, uygulanması şirket/kooperatif açısından giderilmesi imkansız zararlara sebebiyet verecek kararların yürütülmesinin mahkemeden durdurulmasını talep etme olanağını tanımıştır. 6102 sayılı TTK'nun 449. maddesi uyarınca, genel kurul aleyhine iptal (veya butlan) davası açıldığı takdirde mahkeme yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararın yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Bundan amaç hakimin yönetim kurulu üyelerine, kararın uygulanmasının somut olarak ne gibi zararlar getireceğini sormasıdır. Kararın uygulanmasının geri bırakılması, kararın, bu görüşlerin ve bu bağlamda kanıtların ışığı altında değerlendirilecektir (Poroy/Tekinalp/Çamoğlu - Ortaklıklar Hukuku - II, 13. Bası, İstanbul 2017, s. 492). TTK'nin 449. maddesindeki, "genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına" ilişkin düzenleme, sadece dava açıldıktan sonra ve yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra verilebilen kararlardan olup, özel geçici hukuki korumalardandır; yani bir başka anlatımla özel bir ihtiyati tedbirdir. İhtiyati tedbire ilişkin genel düzenleme, HMK'nin 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. Gerek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, gerekse de Yargıtay 23. Hukuk Dairesince, prosedür ve kanun yolu bakımından HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerine tabi olacağı kabul edilmiştir. HMK'nın 389/1.maddesi hükmü “Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. “ HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Eldeki dava, 28/06/2025 tarihli davalı Kooperatifin Olağan Genel kurul toplantısında alınan kararların iptali davasıdır ve bu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına yönelik tedbir talepleri özel nitelikli TTK'nun 449/1 fıkrası kapsamında; ancak HMK'nun 390 maddesinde aranan yaklaşık ispat koşulu da gözetilerek değerlendirilmek durumundadır. Buna göre kararların yürütülmesinin geri bırakılmasının ilk koşulu kooperatif yönetim kurulunun bu konudaki görüşünün alınması, ikinci koşulu ise iddianın esası bakımından yaklaşık düzeyde ispatın sağlanmış olmasıdır. Somut olayda ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebi değerlendirilmeden önce kooperatif yönetim kurulu üyelerinin yazılı görüşleri alındıktan sonra ihtiyati tedbir hakkında değerlendirme yapılmıştır. İptale konu genel kurulun 9. Maddesinin yönetim kurulunun ibrasına; 10. Maddesinin denetim kurulunun ibrasına; 12. Maddesinin site yönetimi konusunda kooperatifi oluşturan adaların kat malikleri kurulları tarafından bir talepte bulunulursa bunun kabul edilmesi ve yönetim fonksiyonunun mevcut yönetim kurulu tarafından yerine getirilmesi konusunun görüşülmesine; 14. Maddesinin, bilgileri yazılı kat karşılığı inşaat sözleşmelerini yapmaya, tadil etmeye, yüklenici firmalara hakedişleri doğrultusunda bağımsız bölümlerin temlik edilmesine, yeniden dilediği şartlarda kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlemesine ilişkin yönetim kurulunun tam yetki ile görevlendirilmesine; 15. Maddesinin, kooperatife ait taşınmazların kiraya verilmesi için yönetim kuruluna tam yetki verilmesine; 20. maddesinin, 2024 yılı Eylül ayında yapılan olağanüstü genel kurulda alınan kararların onaylanmasına; 21. maddesinin, Kooperatif organlarının çalışmasını olumsuz yönde etkilemekte ısrar eden ve/veya hakkı kötüye kullandığı anlaşılan ortaklar hakkında somut, net bilgi ve belgelere dayanarak dava açılabilmesi için yönetim kuruluna yetki verilmesine; 22. maddesinin, kooperatif çalışanı....'ın geçirmiş olduğu iş kazası sonucu sigorta şirketi “istihap haddinin aşması” gerekçesi ile ödediği tazminatı kooperatife rücu etmesi nedeni ile ödenmek zorunda kalınan bedel nedeni ile dava açılıp açılmamasına karar verilmesi ve bu konuda yönetim kurulunun yetkilendirilmesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, mahkemece yürütmesinin durdurulmasına yönelik tedbir talebi kabul edilen 14. Maddeye ilişkin ihtiyati tedbir incelendiğinde, kooperatif açısından telafisi imkansız zararlar doğurabileceğine, HMK'nın 389/1.maddesi gereği ihtiyati tedbir kararı verilmesinde yanlışlık bulunmadığına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasında verilen 22/10/2025 tarihli ve 10/09/2025 tarihli ara kararlara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.18/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.