(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/30692 E. , 2013/24850 K. MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Davacı, borçlu bulunmadığının tespitine ve cezai şart alacağının geri ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı ve…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/30692 E. , 2013/24850 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Davacı, borçlu bulunmadığının tespitine ve cezai şart alacağının geri ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davalı işveren ile davacı arasında belirli süreli ... sözleşmesi imzalandığını ve fiilen uygulandığını, sözleşmenin 10. maddesinde işveren ve davacı için eşit ve karşılıklı olmak üzere ... süresinin bitmesinden önce sözleşmenin feshine ilişkin olarak cezai şart ödenmesi ve miktarının kararlaştırıldığını, davacının kendi isteğiyle işten ayrıldığını, sözleşme ile kararlaştırılmış olan cezai şart tutarının işverence davacıdan yazılı olarak talep edilerek muaccel hale getirildiğini, ancak cezai şartı düzenleyen hükmün geçersiz olduğunu belirterek, davacının davalıya cezai şart borcunun bulunmadığının tespitine ve sebepsiz alınan cezai şart alacağının geri ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, ... sözleşmesinin asgari süreli ... sözleşmesi olup yerleşik Yargıtay kararlarına göre, asgari süreli ... sözleşmesi gereği kararlaştırılan cezai şartın hukuken geçerli ve talep edilebilir nitelikte olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, 11.10.2011 tarihli, 2011/349 esas, 2011/876 karar sayılı ilamı ile davacı ile davalı arasında belirli süreli ... sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede cezai şartın karşılıklı olarak düzenlendiği ve geçerli olduğu gerekçesi ile öngörülen cezai şart miktarı çalışılan ve çalışılmayan süreye göre oranlanarak ve takdiri yapılan indirim yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 11.10.2011 tarihli bu karar taraflarca temyiz edilmiş ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2011/49355 esas, 2013/9211 karar sayılı 18.03.2012 tarihli bozma ilamı ile “Somut uyumazlıkta hükme esas alınan taraflar arasındaki ceza koşulunu içeren sözleşmenin 10. maddesi incelendiğinde, işçi açısından ... sözleşmesinin 4857 sayılı ... Kanunu’nun 24/II maddesindeki nedenler dışında feshedilmesi halinde, işveren açısından ise aynı kanunun 25/II maddesindeki nedenler yanında 18. maddesindeki nedenler dışında feshedilmesi halinde cezai şart ödenmesi öngörülmüştür. Kurala göre işverenin cezai şart tazminatı ödemesi nedenleri geçerli nedenler de içerisine alınarak sınırlandırılmış ve işveren lehine, işçi aleyhine fesih nedenleri yönünde bir düzenleme getirilmiştir. Cezai şartın işveren lehine ve işçi aleyhine olması nedeni ile geçersiz olduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı gerekçe ile ... 3. ... Mahkemesi tarafından cezai şartın davacı işçi açısından geçersizliğine ve davacının borçlu olmadığına dair verilen 16.02.2012 gün ve 2011/659 Esas, 2012/59 Karar Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2012/6347-27583 sayılı ilamı ile onanmış ve kesinleşmiştir. Taraflar arasında sözleşmede düzenlenen cezai şart davacı açısından geçersiz olduğundan davanın tamamen kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesi hatalıdır.” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmiş ve yapılan yargılama sonrasında 14.05.2013 tarihli 2013/314 esas, 2013-246 karar sayılı ilamı ile bozma ilamında belirlenen ölçütler esas alınarak taraflar arasında düzenlenen sözleşmedeki cezai şartın davacı açısından tamamen geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki delillere, kararın dayandığı gerektirici sebeplere ve özellikle Yargıtay bozma kararına uyularak karar verilmiş bulunmasına, Yargıtay bozma kararına uyulmakla davacı yararına usuli kazanılmış hakkın da oluştuğu dikkate alındığında davalının tüm itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davacı temyizine gelince, uyulan bozma kararı doğrultusunda oluşturulan hükümle cezai şartın geçersiz olduğunun tespit edildiğine göre davacının istirdat istemi hakkında olumlu veya olumsuz hiçbir karar verilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.