Ceza Genel Kurulu 2017/472 E. , 2019/57 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 9. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 276-410 Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı TCK'nın 188/3, 62, 52, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin Silifke Ağır Ceza Mahkemesince verilen 08.02.2010 tarihli ve 339-32 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edi…
**Ceza Genel Kurulu 2017/472 E. , 2019/57 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 9. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 276-410 Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı TCK'nın 188/3, 62, 52, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin Silifke Ağır Ceza Mahkemesince verilen 08.02.2010 tarihli ve 339-32 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 15.06.2015 tarih ve 3904-5856 sayı ile; "CMK'nın 210 ve 217. maddelerindeki açık hükümler karşısında; tanık ...'in duruşmada tanık olarak dinlendikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Yerel Mahkemece 12.11.2015 tarih ve 380-310 sayı ile; sanığın 5237 sayılı TCK'nın 188/3, 62, 52, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba karar verilmiş, bu hükmün de sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 16.05.2016 tarih ve 723-4426 sayı ile; "Kendisinde herhangi bir uyuşturucu madde ele geçmeyen sanığın; savunmasının aksine, ele geçen uyuşturucu maddelerle ilgisi olduğuna veya diğer sanığın suçuna iştirak ettiğine dair mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, olayda şüphenin bulunduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözetilerek yüklenen suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel Mahkeme ise 20.10.2016 tarih ve 276-410 sayı ile; "...Tüm dosya kapsamına göre; Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 16.05.2016 tarihli 2016/723 esas ve 2016/4426 karar sayılı bozma ilamında belirtilen sanık ... yönünden delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiği görüşünün aksine, tanık ...'in 25.09.2009 tarihinde kolluğa verdiği ayrıntılı ve net ifasesinde uyuşturucu maddeyi devamlı olarak ...... ve ...'dan temin ettiği, gidip evlerinden satın aldığını beyan etmiş olması, yine 25.09.2009 tarihli yakalama, arama, el koyma tutanağında kolluğa gelen bir kişinin Mut ilçesindeki içkili restoranlar ve civarında şahıslara esrar satan kişiler olduğunu, bu kişilerin ... ve ...... Coşğun olduğunu söylediğine dair ayrıntılı tutanak ve başka bir dosyada sanık hakkında uyuşturcu sattığına dair müşteki beyanı ile sabit olduğu ve sanığın atılı suçu işlediği kanaatine varıldığından..." şeklindeki gerekçeyle bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.