T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 26/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : .... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/10/2025 (Ara Karar) NUMARASI : ... İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... DAVANIN KONUSU : Ticari Satımdan Kaynaklanan G.KARAR YAZIM TARİHİ …
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 26/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : .... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/10/2025 (Ara Karar) NUMARASI : ... İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... DAVANIN KONUSU : Ticari Satımdan Kaynaklanan G.KARAR YAZIM TARİHİ : 26/11/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin, uluslararası nakliye sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olup, davalı şirket ile aralarında taşıma hizmeti sözleşmesinden kaynaklanan ticari bir ilişki bulunmadığını, bu ilişki kapsamında davalı tarafın, sahibi olduğu bir adet motorbotun ("...." seri numaralı) Antalya/Türkiye'den alınarak Almanya'daki COSSMANN GMBH unvanlı alıcıya teslimi işini müvekkiline verdiğini, müvekkilinin, üzerine düşen taşıma edimini tam ve kusursuz bir şekilde yerine getirdiğini, dava konusu emtiayı 09.10.2024 tarihinde davalıdan teslim alarak yurt dışındaki nihai alıcıya ulaştırdığını, bu hususun, uluslararası taşımacılıkta teslimin kanıtı niteliğinde olan ve bir sureti ekte sunulan ....numaralı CMR (Uluslararası Hamule Senedi) belgesi ile de sabit olduğunu, anılan belge, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüğü eksiksiz olarak ifa ettiğinin açık delili olduğunu, sunulan bu taşıma hizmeti karşılığında müvekkili tarafından düzenlenen fatura bedeli olan 6.043,12-EURO'nun davalı tarafından ödenmediğini, borcun tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlu vekilinin, hiçbir somut gerekçe göstermeksizin, soyut ifadelerle borca, faizine ve tüm ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, bu itiraz üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının, tamamen alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu, ortada müvekkilinin fiilen gerçekleştirdiği, uluslararası bir belge olan CMR ile ispatlanan ve başarıyla tamamlanan bir taşıma hizmeti mevcut olduğunu, davalının, hizmeti aldıktan sonra bedelini ödememek için yaptığı bu soyut itirazın hukuki bir dayanağı olmadığını, bu durumun, davalının borcu ödeme niyetinde olmadığını ve ticari ahlaka aykırı davrandığını gösterdiğini, alacağın varlığının güçlü delillerle sabit olduğunu, davalının mallarını kaçırıp davayı semeresiz bırakmaması için davalı adına kayıtlı olan taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi 02/10/2025 tarihli ara kararında; "Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen uluslararası nakliye sözleşmesi kapsamında davacının üzerine düşen nakliye edimini ifa etmesine rağmen davalı tarafından nakliye bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini, davacı tarafından alacağın cari hesap ekstresi, CMR belgesi sureti ile sabit olduğunu, alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesi talep ettiği, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan CMR (Uluslararası Hamule Senedi)belgesi sureti, cari hesap ekstresi icra takibine konu davacı alacağını bu aşamada yaklaşık olarak ispat eder yeterlilikte bulunmadığı, sunulan belgelerden alacağın muaccel olduğunun anlaşılamadığı, dolayısıyla taraflar arasında taşıma işine konu bedelin ödenip ödenmediği, dolayısıyla talep edenin alacağı bulunup bulunmadığı hususlarının yargılamaya muhtaç olduğu, diğer yönden talep eden vekili her ne kadar davalı şirketin mal kaçırma ihtimalinin çok kuvvetli olduğunu iddia etmiş ise de buna dair herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı anlaşılmakla talep eden tarafça dosya arasına sunulan belgeler ihtiyati haciz istemine dayanak alacağın varlığı yönünden yaklaşık ispat koşullarını sağlayamadığı" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin, CMR belgesinin delil kuvvetini yanlış değerlendirdiğini, davacı müvekkili şirketin, davalıya ait "...." seri numaralı motorbotu Antalya/Türkiye'den teslim alarak Almanya'daki alıcısına eksiksiz bir şekilde teslim ettiğini, bu taşıma hizmetinin, dava dosyasına sundukları .... numaralı CMR (Uluslararası Hamule Senedi) belgesi ile sabit olduğunu, yerel mahkemenin, bu belgeyi "yaklaşık ispat" için yeterli görmediğini, Türkiye'nin de taraf olduğu Karayolu ile Uluslararası Eşya Taşımacılığı Sözleşmesi Konvansiyonu (CMR), uluslararası karayolu taşımacılığında taşıma sözleşmesinin ve koşullarının ispatı için yegane belgeyi "taşıma senedi" (CMR belgesi) olarak belirlediğini, CMR Konvansiyonu'nun 9. Maddesinin "1. Taşıma senedi (CMR), taşıma sözleşmesinin yapıldığına, sözleşmenin şartlarına ve malların taşıyıcı tarafından teslim alındığına dair prima facie (aksi ispatlanana kadar geçerli) delil teşkil eder." olduğunu, Kanun hükmü ve uluslararası sözleşme bu kadar açıkken, yani CMR belgesi bizatihi sözleşmenin varlığına ve malların teslim alındığına (ve imzalı sureti ile teslim edildiğine) dair hukuki bir karine teşkil ederken, yerel mahkemenin "ispat yeterli değil" şeklindeki gerekçesinin CMR Konvansiyonu'nun doğrudan ihlali niteliğinde olduğunu, ihtiyati haciz kurumu, İİK m. 258/1 uyarınca "yaklaşık ispat" koşuluna tabi olduğunu, Uluslararası taşıma hukukunda "yaklaşık ispat" değil, "prima facie delil" (karine) niteliğinde olan bir belgenin, ihtiyati haciz için "yaklaşık ispat"ı dahi sağlayamadığını kabul etmenin hukuken mümkün olmadığını, taşıma ücretinden sorumluluğun asıl olarak "gönderen"e ait olduğunu, taşıma hukukunda asıl kural, taşıma hizmetini sipariş edenin (sözleşmeyi yapanın) taşıma ücretini ödemekle yükümlü olduğunu, CMR belgesi, "Gönderen" (davalı ...) , "Taşıyıcı" (davacı....) ve "Alıcı" (Almanya'daki Cossmann GMBH) arasındaki akdi ilişkiyi ortaya koyduğunu, CMR belgesinde aksine bir şart (örneğin "navlun alıcıya aittir" / "Freight Collect" gibi) bulunmadığı sürece, yasal karine, navlun bedelinin hizmeti talep eden "Gönderen" (davalı) tarafından ödeneceği yönünde olduğunu, dolayısıyla, belgede "bedelin davalı tarafından ödeneceğine" dair açık bir hüküm bulunmaması bir eksiklik değil, yasal karinenin (gönderenin ödeyeceğinin) geçerli olduğunu gösterdiğini, alacağın muacceliyeti ve kimden kaynaklandığının CMR belgesi ile sabit olduğunu, mahkemenin "sunulan belgelerden alacağın muaccel olduğunun anlaşılamadığı" yönündeki tespitinin de hatalı olduğunu, taşıma sözleşmesinde alacak, hizmetin ifası, yani emtianın alıcıya teslimi ile muaccel hale geldiğini, dosyaya sunulan CMR belgesi, taşımanın 09.10.2024 tarihinde başlayıp başarıyla tamamlandığını, yani hizmetin ifa edildiğini ispatladığını, hizmetin ifa edildiği tarih itibarıyla 6.043,12 EURO tutarındaki alacaklarının da muaccel hale geldiğini, ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu, bu nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2025 tarihli ve ... Esas sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasını, haklı taleplerinin kabulü ile davalı borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine 6.043,12 EURO alacağı karşılayacak oranda ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ihtiyati haciz talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haciz şartları ve etkileri ise İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir. İİK'nın 257. maddesi "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyati haciz ettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir. İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir. Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir. Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere göre ve özellikle, bu aşamada ihtiyati haciz için gerekli ve yeterli yaklaşık ispat seviyesinde delil bulunmadığı, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği nazara alındığında, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilen 02/10/2025 tarihli ara karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.26/11/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.