4. Hukuk Dairesi 2023/12863 E. , 2024/1508 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/946 D.İ-2022/871 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2022-1049 DAVA TARİHİ : 13.11.2018 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü/İtirazın kısmen kabulü Başvurunun kısmen kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2019/20439 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin…
**4. Hukuk Dairesi 2023/12863 E. , 2024/1508 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/946 D.İ-2022/871 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2022-1049 DAVA TARİHİ : 13.11.2018 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü/İtirazın kısmen kabulü Başvurunun kısmen kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2019/20439 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin karara itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile kararın düzeltilmesine, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.07.2016 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın davacı müvekkiline yaya halde iken çarpması sonucunda meydana gelen çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin %40 oranında yaralandığını, sigorta şirketine başvurudan sonuç alamadıklarını belirterek, belirsiz alacak olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında 25.02.2019 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini 139.454,00 TL'ye yükseltilmiş, 12.03.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile de dava değerini 191.573,00 TL olarak ıslah etmiştir II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilemeyecğini beyanla davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulüne, 191.573,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetince tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilmesine buna göre; başvurunun kabulüne 139.454,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye kısmın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 21.09.2021 tarih ve 2021/3684 E-2021/5057 K sayılı kararı ile; "1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Sigorta İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmasına göre; davalı vekilinin ve davacı vekilinin aşağıdaki yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta kaza tarihinin 28.07.2016 tarihi olmasına göre, düzenlenecek raporun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki yönetmeliğe uygun olması gerekir. Davacı vekili tahkim yoluna başvuru dilekçesi ekinde davacıya ait iki ayrı maluliyet raporu sunmuş ve bunlardan % 40 oranında maluliyeti olduğunu tespit eden rapora göre karar verilmesini istemiştir. Davacının aynı kurumdan aldığı 30.10.2018 tarihli raporda kazadan kaynaklı maluliyetinin % 35 oranında olduğu, geçici iş göremezliğinin ise 135 gün olduğu,Özürlü Sağlık Kurulu Yönetmeliğine göre tanzim edildiği belirtilmiş kaza tarihindeki mi yoksa rapor tarihindeki yaşına göre mi belirle mi yapıldığı yazılmamıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyetince Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Adli Tıp Kurulunca Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre hazırlanmış 03.08.2018 tarihli rapora göre belirlenen % 40 oranındaki maluliyet tespitine göre yapılan hesaplamaya itibar edilerek karar verilmiştir. Oysa ki kaza tarihinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri yürürlüktedir. Buna göre davacının maluliyetine ilişkin her iki raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediği görüldüğünden İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek, davacıya ait dosya kapsamındaki raporlar da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, ATK İhtisas Kurulu'ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınıp, sonucuna göre,temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 3-Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak tazminat isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu'nca da ilk peşin sermaye değerlerinin hesabında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve % 1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir. Taleple bağlılık ilkesi 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 26. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Taleple bağlılık ilkesi tahkim yargılamasında da geçerli olup itiraz Hakem Heyetince talep dikkate alınmalıdır. Eldeki davada;davacının işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan hesap raporunda, terditli olarak PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği kullanılarak ve ayrıca TRH 2010 Yaşam Tablosu' ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapılmıştır. Davacı vekili PMF 1931/progresif rant tekniğine göre yapılan hesaba göre davasını ıslah etmiş, Uyuşmazlık Hakem ıslah talebine göre karar vermiştir. Davalı vekilinin itirazı üzerine ,İtiraz Hakem Heyetince itirazı kabul edilerek hesap raporunda terditli olarak yapılan hesaplamadan olan TRH 2010 ve 1,8 teknik faiz esasına göre bulunan tazminata hükmedilmiş ancak varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir. O halde, davacı TRH 2010 Yaşam Tablosundan daha kısa ömür belirleyen PMF Yaşam Tablosuna göre talepte bulunduğundan davacının talebi dikkate alınarak, UHH de hükme esas alınan PMF1931 ve progresif rant yöntemine göre bulunan hesaba göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. " gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma kararı sonrası alınan maluliyet raporuna göre davacının %35 sürekli iş göremezliğinin olduğu, daha önce alınan aktüer raporuna göre belirlenen zararın (PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant esası ve davalıya sigortalı aracın %40 kusuru) yeni maluliyet oranına göre revize edilmesi sonucunda tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilerek, başvurunun kısmen kabulüne, 167.626,37 TL maddi tazminatın sigorta şirketinden tahsil edilerek başvuru sahibine ödenmesine, bakiye kısmın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; lehine hükmedilen vekalet ücretinin nispi/tam olması gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kusuru kabul etmediklerini, davacının kazada müterafik kusurlu olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılmış ise düşülmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, uzlaşmanın araştırılması gerektiğini, sigortalının kusurunun tam olmadığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı kazada, davacı yayanın yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII.KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalı vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 13.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.