TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - (T.C. Kimlik No: ...) VEKİLLERİ : DAVALI : ... - (T.C. Kimlik No: ...) VEKİLİ : DAVA : İTİRAZIN İPTALİ DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 28/03/2025 tarihli dilekçesiyle; taraflar arasındaki…
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K. T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - (T.C. Kimlik No: ...) VEKİLLERİ : DAVALI : ... - (T.C. Kimlik No: ...) VEKİLİ : DAVA : İTİRAZIN İPTALİ DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 28/03/2025 tarihli dilekçesiyle; taraflar arasındaki 16/10/2024 tarihli protokole istinaden davacı tarafından davalıya bizzat ve dolaylı yollardan ödemeler ve ortaklık için harcamalar yapıldığını, davalının edimlerini yerine getirmediğini, davacının Konya . Noterliği'nin 05/02/2025 gün ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşmeyi (porotokolü) feshederek ödenen paraların iadesini ve 50.000 ABD Doları tutarındaki cezai şartın ödenmesini talep ettiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe yaptığı itiraz üzerini takibin durduğunu ancak, itirazın haksız olduğunu beyan ederek, davalının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Açılan dava, Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sırasına kaydedilmiş, Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 13/10/2025 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmiştir. Görevsizlik kararın kesinleşmesi, talep ve tevzi üzerine dava Mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Davalı vekili, öncelikle davanın arabuluculuğa ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "İtirazın İptali" davasıdır. Somut olayda ; davada öncelikle çözülmesi gereken sorunlar, zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartının mevcut olup olmadığı, esas yönünden de davalının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibine yaptığı itirazın tamamen veya kısmen iptalinin gerekip gerekmediği sorunlarıdır. Davacı taraf, bu dava görevsiz mahkemede açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurmamış, görevsizlik kararından sonra 16/10/2025 tarihinde başvurmuş ve 24/10/2025 tarihinde de anlaşma sağlanamadığına dair zorunlu arabuluculuk son tutanağı düzenlenmiştir. Her ne kadar davacı taraf, Yargıtay . HD'nin ... E.-... K. sayılı ve Yargıtay . HD'nin ... E.-... K. sayılı emsal içtihatlarına istinadan, görevsizlik kararından sonra dosya görevli mahkemeye gitmeden önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmasının bu dava şartının yerine getirilmesi yönünden yeterli olduğunu iddia etmiş, söz konusu Yargıtay emsal içtihatlarının da bu hususu teyit ettiği görülmüş ise de; Yargıtay . HD'nin 13/09/2023 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da, "Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile... davanın ticari dava niteliği taşıdığı, mahkemenin davada ticaret mahkemesinin görevli olduğu yönündeki tespiti ve davanın usulden reddi kararında bir isabetsizlik görülmediği, eldeki ticari dava bakımından arabuluculuk dava şartının re'sen değerlendirilmesi gerektiği, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ticaret mahkemesine dosyanın gönderilmesi suretiyle görülecek olan alacak davasında arabuluculuğun dava şartı niteliği taşıdığı, arabululucuk dava şartının uyuşmazlığın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmediği, uyuşmazlığın ticari dava olmasından kaynaklandığı, görevli mahkemeye dosya gönderildiğinde de davanın açıldığı tarihin görevsiz mahkemedeki dava açılış tarihi olduğu, dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurulmamış olması karşısında bu tarih itibariyle dava şartının yerine getirilmediği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir bir dava şartı da olmadığı, usul ekonomisi gözetilerek davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan dolayı reddi yönünde re'sen hüküm kurulması gerektiği... gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına... karar verilmiştir... Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı paragrafının (f) bendinde yer alan “Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümleri gereği 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine” ibaresinin hükümden çıkartılmak suretiyle kararın düzeltilerek onanmasına" karar verilmiştir. Yargıtay . HD'nin 15.02.2023 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da, "İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığını, görevsizlik kararı verildikten sonra arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartının tamamlandığı anlamına gelmediği belirtilmiştir... Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olup, görevsizlik kararı üzerine davaya görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından mahkemece görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından bahisle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen karar usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir... Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca onanmasına" karar verilmiştir. Konya BAM . HD'nin 09/06/2023 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal kararında da, "Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Tüketici mahkemesinde açılması gereken bir davanın, hukuki yanılgıyla başka bir mahkemede açılması, o davaya bağlanan dava şartlarını ortadan kaldırmaz. Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar (önceden) kanunla düzenlenmiş kurallar olup yoruma açık değildir. Dolayısıyla mahkemelerin görevine ilişkin yapılan hukuki hatalar, o davanın, dava şartını ortadan kaldıran bir durum olarak değerlendirilemez. Yukarıda yer verilen yasal mevzuat ve açıklamalara göre somut olayda, ayıplı hizmetten kaynaklı tazminat talepli olarak 28/07/2020 tarihinden sonra açıldığı anlaşılan eldeki davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı ve mahkemece görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosyanın Tüketici Mahkemesine geldiği, görevli Tüketici Mahkemesince arabuluculuk şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği görülmüş olup; davacı istinaf dilekçesinde Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi üzerine sonradan arabuluculuk başvurusu yaptıklarını ve eksikliği tamamladıklarını, bu nedenle davanın usulden reddine dair kararın usule aykırı olduğunu ileri sürmüşse de, dava şartı niteliğinde olan arabuluculuk başvurusunun mevcudiyeti, davanın görevsiz mahkemede açıldığı sırada aranacak olup bu eksikliğin sonradan giderilemeyeceği, davacı tarafından 6325 sayılı HUAK'nın 18/A, 2 fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığının sabit olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla" istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Yukarıda yazılı Yargıtay'ın emsal içtihatları ve Konya BAM 6. HD'nin emsal kararlarında da açıklandığı üzere; görevli mahkemede açılan davanın, yeni bir dava olmayıp görevsiz mahkemedeki davanın devamı olduğu, davanın açılış tarihinin de görevsiz mahkemedeki açılış tarihi olduğu, zorunlu arabuluculuk dava şartının mevcut olup olmadığının da görevsiz mahkemedeki dava tarihi itibariyle değerlendirilmesinin gerektiği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı, 6325 s. Yasada zorunlu arabuluculuk son tutanağının sunulmasına ilişkin kesin süre yönünden, görevsiz mahkemede dava açanlar için ek süre veya istisna tanınmadığı, davacı tarafın sunduğu Yargıtay emsal içtihatlarının yasal düzenlemelere uygun görülmediği gibi, aksi yönde Yargıtay emsal içtihatları ve BAM emsal kararlarının da bulunduğu anlaşıldığından, davacı tarafın sunduğu emsal içtihatların hükme esas alınamayacağı belirlenmiş, davacı tarafın zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartını yerine getirmediği kabul edilmiştir. Davacının dava açtıktan sonra aldığı zorunlu arabuluculuk son tutanağı, bu davada hükme esas alınmadığından ve bu arabuluculuk son tutanağına istinaden yeniden dava açılması da muhtemel görüldüğünden, Hazine tarafından yapılan zorunlu arabuluculuk giderleri bu davada değerlendirilmemiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davacının davasının ZORUNLU ARABULUCULUĞA İLİŞKİN DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Peşin alınan 42.591,23 TL. nispi karar ve ilam harcından karar tarihi itibariyle alınması gereken 732 TL. maktu ret karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 41.859,23 TL. harcın istek halinde davacıya iadesine, 3-İlamsız icra takibinden dolayı icra dosyasına yatırılan harcın, 492 s. Harçlar Kanunu'nun 29/3. maddesi gereğince davacıya iadesinin, ilgili icra müdürlüğünce takdir edilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri ile gerekçeli kararın tebliği için davacı avansından yapılacak olan yargılama giderlerinin davacının kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri tespit edilemediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, (ve dava değerinin 2.567.134,09 TL. olduğunun kabulü ile) davalı vekili için 45.000 TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan yargılama giderinin bu davada değerlendirilmesine yer olmadığına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/01/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...