6. Hukuk Dairesi 2013/8770 E. , 2014/1708 K. MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/12/2012 NUMARASI : 2012/357-2012/514 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, h…
**6. Hukuk Dairesi 2013/8770 E. , 2014/1708 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/12/2012 NUMARASI : 2012/357-2012/514 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; G,,B,,A,,parkı içerisindeki mülkiyeti davalı belediyeye ait işyerinin müvekkili tarafından 25.04.2008 tarihli sözleşme ile 10 yıllığına kiralandığını, müvekkilinin işyerini sözleşmedeki yetkiye dayanarak dava dışı K.. Ltd Şti’ne alt kiraya verdiğini, ancak daha sonra davalı belediyenin kiralananın bulunduğu parkta 03.11.2009 tarihli meclis kararı ile şehir içi kavşak çalışması yapma kararına dayanarak mecurun tahliye ve teslimini istediğini, sonuç olarak kiralananın jandarma marifetiyle tahliye edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile altı aylık kazanç kaybı olarak 24.858 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı belediye vekili; belediye meclisinin aldığı kararın hukuka uygun olduğunu belirterek idare mahkemesinin bu yöndeki kararını dosyaya sunmuş ve davanın reddini istemiştir. Mahkemece kiralanan taşınmazın onaylı imar planında kavşak alanı olarak kullanıma ayrılmış olması ve bir taşınmazın plan esaslarına aykırı maksatlar için kullanımının mümkün olmadığı bu itibarla kira sözleşmesinin dayanaksız hale geldiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davaya konu G.. B..A..P..içindeki mülkiyeti Belediyeye ait dükkan, depo ve kömürlük 2886 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca yapılan ihale sonucunda 25.04.2008 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile davacıya kiraya verilmiştir. Davalı belediye kamu hizmeti gören bir kuruluş ise de taraflar arasındaki ilişki özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş bir kiracılık ilişkisidir. Bu itibarla taraflar arasındaki çekişmenin giderilmesinde; özel hukuk ve sözleşme hukukuna ilişkin kural ve prensiplerin uygulanması gerekmektedir. Sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkesi gereği taraflar sözleşme hükümlerine uygun davranmakla yükümlüdürler. Haklı neden olmadıkça taraflar sözleşme süresi ile bağlı olup sözleşmenin süresinden önce ve haksız olarak feshi tazminat sorumluluğunu gerektirir. Somut olayda; kira sözleşmesi 25.04.2008 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli olup davalı belediyenin, kiralanan taşınmazın bulunduğu parkta şehir içi kavşak çalışması yapılacağı gerekçesi ile kiralananı süresinden önce tahliye ettirdiği uyuşmazlık konusu değildir. Esasen imar planında kavşak olarak kullanıma ayrılmış olan yerin kira sözleşmesine konu edilmesi hukuki bir ayıp niteliğinde olup dava tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanununun 249 ve 250.maddeleri uyarınca bu durum davalı kiralayanın tekeffülü altındadır. Sözleşme davalı tarafından süresinden önce ve haksız olarak sona erdirildiğinden davacının kazanç kaybına yönelik tazminat istemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ne var ki davacı da zararın artmaması için gereken çabayı göstermek zorundadır. Bu kapsamda davacının isteyebileceği tazminatın, kira sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren davacının çaba harcamak suretiyle benzer bir işyerini kiralayabileceği süre ile sınırlı tutulması gerekir. Mahkemece bu süre bilirkişi aracılığı ile saptanıp bu sürenin sonuna kadar davacının mahrum kaldığı kazancın belirlenerek tahsiline karar verilmesi gerekirken hukuksal dayanağı olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.