3. Hukuk Dairesi 2013/16702 E. , 2014/992 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2013 NUMARASI : 2007/411-2013/405 Taraflar arasında görülen yoksulluk nafakası davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dilekçesinde, tarafların Almanya Ham…
**3. Hukuk Dairesi 2013/16702 E. , 2014/992 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2013 NUMARASI : 2007/411-2013/405 Taraflar arasında görülen yoksulluk nafakası davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dilekçesinde, tarafların Almanya Hamburg Sulh Mahkemesi'nin 08.06.2005 tarih ve 288F 197/04 sayılı kararı ile boşandıklarını, kararın İstanbul 2. Aile Mahkemesinin 2005/965 E.sayılı kararı ile tanındığı ve ilamın 16.03.2007 tarihinde kesinleştiği; müvekkilinin maddi durumunun kötü olduğunu davalının durumunun çok iyi olduğunu belirterek, müvekkili lehine aylık 1.000 TL yoksulluk nafakasının boşanma kararının kesinleştiği 08.06.2005 tarihinden itibaren yasal fazi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı talebinin süre aşımına uğradığını, müvekkilinin %60 engelli olması sebebiyle vasi tayin edilmesi ve sonucunun beklenmesi gerektiğini belirtmiştir. Mahkemece, HMK 150/6 maddesi gereğince yenilenmiş olan davanın ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamayacağından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, basit yargılamaya tabi yoksulluk nafakası talebine ilişkindir. Somut olayda, öncelikle hukuki sorunun belirlenmesi ve çözümlenmesi için yargılama aşamasında sunulan mazeret dilekçelerinin ve mahkemece yapılan işlemlerin açıklanmasında yarar vardır. Yargılama sırasında davacı vekili 13.10.2009 tarihli mazaret dilekçesi ile 15.10.2009 tarihli duruşmaya iştirak edemeyeceğini bildirmiş olmasına rağmen mazeret dilekçesi sehven başka bir dosya içerisine konulmuş olması sebebiyle mahkemece değerlendirilmeye alınamamış ve dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş; vekilin vaki itirazı üzerine 15.10.2009 tarihli tutanağın düzenlendiği ve vekilin yenileme talebi olmadığı sadece hatanın düzeltilmesi talebi olduğu halde 19.10.2009 tarihli yenileme tensip tutanağı düzenlenerek 12.11.2009 tarihine duruşma günü verildiği; yine mahkemenin 28.01.2010 tarihli duruşmasına davacı vekilinin iştirak edememesi üzerine davalı vekilinin "beklemeyeceğini bildirdiği ve davanın müracaata bırakılmasını, takip etmek istemediğini" belirtmesi üzerine dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği; 04.06.2013 günlü celsede ise taraflar duruşmaya katılmayıp mazeret de vermediklerinden Mahkemece takip edilmeyen davanın HMK 150/6 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.