4. Hukuk Dairesi 2023/10850 E. , 2024/5249 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bozmasına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın, davalılar İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Kadıköy Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın görev nedeniyle usulden reddine ilişkin karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, dava…
**4. Hukuk Dairesi 2023/10850 E. , 2024/5249 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bozmasına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın, davalılar İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Kadıköy Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın görev nedeniyle usulden reddine ilişkin karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemesince 19.06.2023 tarihli ek karar ile davalı vekilinin temyiz talebinin hükmün kesin karar olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 346/1 inci maddesi uyarınca reddine, karar verilmiştir. Ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre 5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 427 nci maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesiyle HUMK eklenen Ek-Madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında, 2015 yılı için 2.080,00 TL'dir. Aynı maddede artışın yürürlüğe girdiği tarihten önce ilk derece mahkemelerince nihai olarak karara bağlanmış davalarda ve Yargıtay bozma kararı üzerine kararı bozulan mahkemece yeniden bakılan davalarda uygulanmayacağı da düzenlenmiş olup Dairemizden sâdır olan bozma kararı Hukuk Genel Kurulunca da uygun bulunmakla, Yargıtay bozmasından geçen eldeki davada, davalı ... vekilince temyize konu yapılan miktar yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının üzerinde kaldığından, temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair 19.06.2023 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve işin esasının incelenmesine geçilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...plaka sayılı aracını 02.06.2014 tarihinde Kadıköy ... mevkiine park ettiğini, yoğun yağan yağmur nedeniyle ...’nin taşması sonucunda oluşan su baskınında müvekkilinin aracının dereye düşerek sürüklendiğini ve aldığı darbeler nedeniyle kullanılamaz hâle geldiğini, aracın itfaiye tarafından dere içinden çıkarıldığını ve 03.06.2014 tarihli Görgü Tespit Tutanağı ile 05.06.2014 tarihli Yangın Raporu düzenlendiğini, müvekkilinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına (İBB) müracaat ederek zararının giderilmesini talep ettiğini, İBB’nin talebe kayıtsız kalarak olumsuz yanıt verdiğini, ...’nin taşmasının bir doğa olayı değil insan faaliyetleri neticesinde meydana gelen bir afet olduğunu, bu olayın sorumlularının ise İBB, ... (İSKİ) ve Kadıköy Belediye Başkanlığı olduğunu, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 8 inci maddesine göre İBB’nin alt yapı hizmetlerini de sunmakla yükümlü olduğunu, buna rağmen İSKİ’nin gerekli çalışmaları yapmadığını ve gerekli tedbirleri almadığını, bölgede alt yapı hizmetlerinin yetersiz olduğunu, bölgede yağmur suyu tesislerinin bulunmadığını, İstanbul’daki derelerin ıslah projelerinin hazırlanması ve ıslah edilmesi, yağmur sularının toplanması ve yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması için tesislerin kurulması görevinin 2560 sayılı ... Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun’un 2 nci maddesine göre İSKİ’de olduğunu ileri sürerek araçta oluşan 17.000,00 TL maddi zararın, 3.000,00 TL kazanç kaybının ve 2.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 4001 sayılı Kanun ile değişik idari dava türlerine ilişkin 2 nci maddesinin (b) bendindeki “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları”nın idari yargının görev alanında bulunduğuna ilişkin hüküm gereğince davanın görev bakımından reddinin gerektiğini, dava konusu olay nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın görev ve husumetten dolayı reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hizmet kusuru esasına göre davanın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden görev yönünden davanın reddini talep ettiklerini, diğer taraftan davacı tarafın kendi beyanlarıyla da belirtmiş olduğu üzere müvekkili idarenin davada herhangi bir taraf sıfatının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3. Davalı İSKİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; ...’nin ıslahının İSKİ tarafından değil, Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldığını, İSKİ’nin burada yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını, mezkur derede sürdürülen ıslah çalışmalarının “Kadıköy ... Eski DMO-Kalamış Arası Islah Çalışması” işi kapsamında, İBB Fen İşleri Daire Başkanlığı Altyapı Hizmetleri Müdürlüğü tarafından...İnşaat A.Ş. - AKM Yapı Taah. San. Tic. A.Ş. iş ortaklığı uhdesinde ihale edilmiş olup, İBB Fen İşleri Daire Başkanlığı sorumluluğunda devam ettiğini, müvekkilinin sorumluluğunun İSKİ Kanunu ve bu Kanun çerçevesinde çıkan yönetmelikler doğrultusunda belirlendiğini, dere ıslahının müvekkili İSKİ’nin görevleri arasında olmadığını, dere ıslahının büyükşehir belediyelerinin görev ve sorumluluğunda kalan bir kamu hizmeti olduğunu, 5216 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin “Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları”nı düzenleyen 1 nci fıkrasının (r) bendinde açıkça “derelerin ıslahını yapmak” ibaresine yer verildiğini, 20.02.2010 tarihli ve 27499 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile denize akan akarsu ve dere yataklarının ıslahı çalışmalarının İBB ve Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yapıldığını, müvekkilinin yalnızca atık su kanallarının yapımı ve işletmesinden sorumlu olduğunu, atık su kanallarından ayrı olan yağmur suyu kanallarının yapım, bakım ve işletmesinden ilgili belediyenin sorumlu olduğunu, su baskınının sebebinin yağmur suyu olduğunu, dolayısıyla husumetin müvekkili İdareye değil ... ıslahından sorumlu İBB ve yağmur suyu kanallarının yapımından sorumlu ilçe belediyelere yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın husumetten reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.03.2015 tarihli ve 2014/463 Esas, 2015/121 Karar sayılı kararı ile dere ıslahı Belediyenin idari görevleri arasında olup idari hizmetin görülmesinden kaynaklanan zararlardan doğan tazminat davalarının tam yargı davası niteliğinde olduğu, davanın idari yargı yerinde açılması gerektiğinden ve mahkeme görevli olmadığından, Kurbağlıdere ıslahının İstanbul Büyükşehir Belediyesi mi yoksa Kadıköy Belediyesinin mi yetki ve sorumluluğu altında bulunduğunun tespitinin idari yargı yerinde çözümlenmek üzere davanın görev nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği, İSKİ'nin dere ıslahı konusunda idari görevinin olmadığı, atık su kanallarının yapım ve işletmesinden sorumlu olduğu anlaşıldığından, aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davalı İSKİ Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalılar ... ve Kadıköy Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın görev nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 23.11.2015 tarihli ve 2015/12910 E., 2015/13450 K. sayılı kararı ile “…1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazları reddedilmelidir. 2- Davacının İSKİ Genel Müdürlüğüne yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, haksız fiil nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın, davalılar Kadıköy Belediye Başkanlığı ve ... yönünden yargı yolu bakımından görevsizlik nedeniyle, davalı İSKİ Genel Müdürlüğü yönünden ise husumet nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, sahibi bulunduğu ...plakalı aracını, 02.06.2014 tarihinde Kadıköy Hasanpaşa Mah. ... Mevkiine park ettiğini, yağan yağmur nedeni ile derenin taşması sonucu park halindeki aracının dereye düşerek kullanılamaz ... geldiğini belirterek uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini istemiştir. Mahkemece, davalı İSKİ Genel Müdürlüğü'nün dere ıslahı konusunda görevi olmadığı gerekçesiyle onun yönünden açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalılardan İSKİ Genel Müdürlüğü, kamu kurumu olup İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlıdır ve kamu hizmeti niteliğindeki çalışmalarını özel hukuk kuralları dahilinde yürütür. 2560 sayılı ... Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un, İSKİ Genel Müdürlüğü görev ve yetkilerinin belirtildiği 2 nci maddesinin (b) fıkrasında, "Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek"; 25 inci maddesinde ise; "Yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili tesislerin yapılması veya bu tip tesislerin işletilmesi, gerekli harcamalar ilgili Belediyelerce karşılanmak şartıyla İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir. Bu tesislerin yapılması veya işletilmesine ilişkin harcamalar tarifelere dahil edilmez" hükmü yer almaktadır. İSKİ Genel Müdürlüğü anılan maddelerde belirtilen görevleri nazara alındığında dava konusu zararlandırıcı olay nedeniyle kendisine husumet düşmektedir. Onun yönünden deliller toplanıp incelenerek işin esasına yönelik karar verilmelidir. Bu husus dikkate alınmadan husumetten red kararı verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile karar bozulmuş; karara karşı davalı ... vekilinin karar düzeltme istemi ise Dairece reddedilmiştir. B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin 15.11.2016 tarihli ve 2016/303 Esas, 2016/410 Karar sayılı kararıyla, 2560 sayılı Kanun’un 2/b maddesinde sayılan İSKİ Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında, kullanılmış sular ile yağış sularının toplanılması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması konularında kullanılan su kanallarının yapımı, korunması ve denetiminin bulunduğu, doğal yollardan oluşmuş denize ya da göllere akan derelerin, kullanılmış ve atık sularla ilgisinin bulunmadığı, ... doğal yollardan oluşmuş ve Kadıköy ilçesinden Marmara Denizine dökülen bir dere olup, ıslahı, korunması ve denetiminin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumluluğunda bulunduğu, bozma ilamında İSKİ Genel Müdürlüğünün, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına bağlı olduğu belirtilmiş ise de, İSKİ’nin 2560 sayılı Kanun’la kurulmuş, özel hukuk kuralları içerisinde çalışmalarını yürüten bir tüzel kişilik olduğu, Büyükşehir Belediyesine bağlı olmadığı ve İSKİ Genel Müdürlüğünün ...'nin bakım ve gözetiminden sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. C. Daire Kararı 1. Mahkeme Direnme Kararı süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Dairenin 15.05.2017 tarihli ve 2017/1490 Esas, 2017/2847 Karar sayılı ilamıyla "...Dairemizce verilen, 23.11.2015 gün, 2015/12910 Esas ve 2015/13450 Karar sayılı bozma ilamında düzeltilecek bir husus bulunmadığı ve ilk derece mahkemesi direnme kararının yerinde olmadığı ..." gerekçesiyle dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.02.2021 tarihli ve 2017/4-2604 Esas, 2021/96 Karar sayılı ilamıyla "... İSKİ'nin görev ve yetkileri 2560 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinde: “...a) İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek, b) Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek, c) Bölge içindeki su kaynaklarının, deniz, göl, akarsu kıyılarının ve yeraltı sularının kullanılmış sularla ve endüstri artıkları ile kirletilmesini, bu kaynaklarda suların kaybına veya azalmasına yol açacak tesis kurulmasını ve bu tür faaliyetlerde bulunulmasını önlemek, bu konuda her türlü teknik, idari ve hukuki tedbiri almak, d) Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak, e) Her türlü taşınır ve taşınmaz malı satın almak, kiralamak, ekonomik değeri kalmamış araç ve gereçleri satmak, İSKİ'nin hizmetleriyle ilgili tesisleri doğrudan doğruya yahut diğer kamu veya özel kuruluşlarla ortak olarak kurmak ve işletmek, bu maksatla kurulmuş veya kurulmakta olan tesislere iştirak etmek, f) Kuruluş amacına dönük çalışmaların gerekli kılması halinde her türlü taşınmaz malı kamulaştırmak veya üzerinde kullanma hakları tesis etmek” şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un 25 inci maddesinde ise, “Yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili tesislerin yapılması veya bu tip tesislerin işletilmesi, gerekli harcamalar ilgili belediyelerce karşılanmak şartıyla İSKİ tarafından yerine getirilir. Bu tesislerin yapılması veya işletilmesine ilişkin harcamalar tarifelere dahil edilemez.” hükmü düzenlenmiştir. Davalı İSKİ 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 16/1. maddesi anlamında özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşudur ve ticari şekilde veya iktisadi esaslara göre işletilmekte; yaptığı işler itibariyle de ticarethane sayılmakta ve sonuç itibariyle de çok açık biçimde tacir sıfatını taşımakta olup taraflar arasındaki uyuşmazlığın adli yargı mercileri önünde görüleceği hususları Özel Daire ile yerel mahkeme arasında uyuşmazlık konusu değildir. Mahkemece, hükme esas alınan 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7/r maddesinde de; “Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak.” Büyükşehir Belediyesinin görev ve sorumluluklarını arasında sayılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olaya gelince; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Anadolu Yakası İtfaiye Müdürlüğünün raporunda; 02.06.2014 tarihinde aşırı yağan yağmurlar nedeniyle ...'nin taşması sonucu dere kenarı sokak üzerinde bulunan park hâlindeki araçların dere içerisinde sürüklenerek düşmesiyle dava konusu olayın meydana geldiği belirtilmiştir. Davacının aracında oluşan hasar, aşırı yağan yağmurdan dolayı derenin taşması suretiyle meydana geldiğine göre 2560 sayılı Kanun’un 2 ve 25 inci maddeleri gereğince davalı İSKİ tarafından yetki ve görevi dahilinde bulunan yağmur sularının toplanıp yerleşim yerlerinden uzaklaştırılamaması nedeniyle derenin taşması sonucu meydana gelen zararlardan dolayı İSKİ Genel Müdürlüğünün sorumlu tutulabilmesi mümkündür. Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları ile toplanan deliller değerlendirilip tartışılmak suretiyle oluşan sonuca göre bir karar vermek gerekirken davanın, davalı İSKİ Genel Müdürlüğü yönünden husumetten reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.... Hâl böyle olunca, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesiyle mahkemenin direnme kararı bozulmuştur. E.Mahkemece Hukuk Genel Kurulu Bozmasına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla, 24.10.2022 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen miktardan davalı İSKİ'nin sorumlu olduğu, mal varlığından kaynaklı zararlar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle; davalılar İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Kadıköy Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın görev nedeniyle usulden reddine dair 24.03.2015 tarih ve 2014/463 Esas 2015/121 Karar sayılı ilamımıza ilişkin davacı ve diğer taraf vekillerinin temyiz itirazları reddedildiğinden ve dair Dairenin 20.06.2016 tarihli karar düzeltme ilamı ile aynı davalılar yönünden verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar oluşturulmasına yer olmadığına, davalı İSKİ’ye açılan davanın kısmen kabulü ile 17.000,00 TL maddi zarar ile 4.500,00 TL kazanç kaybının 02.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı İSKİ’den alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı İSKİ Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; derenin ıslahı ve taşmasının Büyükşehir Belediyesi sorumluluğunda olduğunu, zararın aşırı yağışlar nedeniyle meydana geldiğini, davanın esastan reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmaısnı talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; aşırı yağışlar sonucu dere yatağında oluşan taşkın nedeniyle davacının aracında oluşan hasar ve kazanç kaybının tazmini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6217 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427, 428 ve 439 uncu maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49 uncu ve 51 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Ek kararın kaldırılmasının ardından yapılan temyiz incelemesi sonucunda, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve bozmaya uygun karar verilmiş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosya kapsamından olay günü aşırı yağış nedeniyle derenin taşması sonucu zararın meydana geldiği anlaşılmakta olup bu durumda Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden olay günü ve öncesiyle birlikte fevk (olağanüstü olay) raporu da talep edilip dosya içerisine alınmalı, bu durumun davacının aracında meydana gelen zararının artmasında etkili olup olmadığı da gözetilerek konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmalıdır. Bilirkişi rapor sonucu ve tüm dosya kapsamına göre gerekirse olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 51 ve 52 nci maddeleri uyarınca hükmedilen tazminattan uygun bir miktar indirim yapılması gerekirken bu hususun dikkate alınmaması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 3. Mahkeme hükmüne dayanak alınan 24.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu araca emsal bir aracın kaza tarihinde aylık 750,00 TL bedel ile kiralanabileceği, kazanın meydana geldiği 02.06.2014 tarihinden dava tarihi olan 26.11.2014 tarihine kadar geçen 6 aylık sürede aracın kullanılamamasından kaynaklanan 4.500,00 TL zarar oluştuğu hesaplandığı belirtilmişse de mahkemece, davacının yeni bir araç alabilmesi için gereken makul süre dikkate alınarak zarar kapsamı belirlenmelidir. Açıklanan durum gözetilmeden 6 aylık araç kiralama bedeline hükmedilmesi de doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Mahkemesince verilen 19.06.2023 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'ne iadesine, Dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.