8. Ceza Dairesi 2025/7097 E. , 2025/9469 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2021/6573 D.İş SUÇ : İftira İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2024 tarihli kararı ile şüpheliler hakkında iftira suçundan, suçun ya…
8. Ceza Dairesi 2025/7097 E. , 2025/9469 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2021/6573 D.İş SUÇ : İftira İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2024 tarihli kararı ile şüpheliler hakkında iftira suçundan, suçun yasal unsurları itibariyle oluşmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, şikayetçi vekilinin itirazı üzerine Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.05.2024 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığı kararının usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 30.05.2025 tarihli ve 2024/22822 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.06.2025 tarihli ve KYB-2025/73912 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi hâlde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut olayda, ... Kozmetik Anonim Şirketi'nde çalışan müştekinin, 2014 yılında müşterilere dağıtılmak üzere bedelsiz verilen ürünleri izinsiz olarak mağazadan çıkardığı, iş akdinin bu nedenle feshedildiği, şirket yetkililerinin müştekinin güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, anılan suçtan yapılan yargılama sonucunda müştekinin beraatine karar verildiği, beraat kararının temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, şüphelilerin, müştekinin güveni kötüye kullanma suçundan yargılanmasına neden olduğu iddia edildiği olayda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca suçun yasal unsurlarının oluşmadığından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müşteki vekilinin şikâyet dilekçesi üzerine hiç bir soruşturma işlemi yapılmadan, şüphelilerin beyanının dahi tespit edilmediğinin anlaşılması karşısında, müşteki ve şüphelinin ifadelerinin alınması, Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/204 esas sayılı dosyasının incelenmesi ve ilgili evrakların dosya inceleme tutanağı ile birlikte dosya arasına alınması ile toplanacak diğer deliller ve yapılacak etkin soruşturma sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. Şikayetçinin, vekili aracılığıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu 11.03.2024 tarihli dilekçesi ile, ... Kozmetik A.Ş.'nin ... Caddesindeki mağazasında 01.12.2009 tarihi itibariyle satış görevlisi olarak işe başladığını, başarılı olması nedeniyle aynı mağazada müdür yardımcısı olarak çalışmaya devam ettiğini, mağaza müdür yardımcısı olarak çalıştığı süreçte, rotasyona karşı çıkması ve işyeri çalışma şartlarından şikayetlerini dile getirmesi nedeniyle işyeri yetkilileri olan şüphelilerin vekilleri aracılığıyla ellerinde CD bulunduğunu söyleyerek istifasını istediklerini, istifa etmeyeceğini söylemesi üzerine bu defa vekilleri aracılığıyla 04.06.20214 tarihinde tarafına tebliğ edilen ihtarnamede çeşitli tarihlere ilişkin görüntülerde, markalar tarafından şirkete, müşterilere dağıtılması için bedelsiz verilen orjinal boy ürünlerin bir bölümünü gizlice ve izinsiz olarak poşete yerleştirdiği, çantasına, cebine koyduğu ve mağazadan çıkardığının tespiti nedeniyle iş akdinin güveni kötüye kullanma, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışları nedeniyle haklı sebeple feshedildiğinin belirtildiği, şikayetçinin Ankara 19. İş Mahkemesinde 2014/10185 Esas nolu dosyası ile alacak davası açtığını, bu davadan sonra şüphelilerin vekilleri aracılığıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına hırsızlık ve güveni kötüye kullanma suçlarından şikayetçi olduklarını ve hakkında Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/204 Esas nolu dosyası ile güveni kötüye kullanma suçundan dava açıldığını ve yargılama neticesinde 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verildiğini, şüpheliler vekilinin temyizi üzerine onanarak kesinleştiğini, şüphelilerin iftira kastıyla hareket ettiklerini beyanla şikayetçi olduğu belirlenmiştir. 2. Şikayetçi vekilinin müracaatı ile ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2024 tarihli kararı ile şüpheliler hakkında iftira suçundan, yapılan şikayetin, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış temel hak ve hürriyetlerden şikayet hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, şikayetçi vekilinin itirazı üzerine Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.05.2024 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığı kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun'un inceleme konusu ile ilgili hükümleri; “Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. (2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir. (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. Madde 172 - (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) Sulh Ceza Hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) Sulh Ceza Hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. (5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." Şeklinde düzenlemeler içermektedir. 4. UYAP üzerinden yapılan kontrolde, şikayetçinin çalışmakta olduğu şirket yetkilileri tarafından, müşterilere dağıtılmak üzere ücretsiz verilen orjinal boy ürünlerinin bir bölümünü izinsiz olarak alıp mağazadan çıkararak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla yapılan şikayet üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2015 tarihli iddianamesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155/2. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli kararı ile "sanığın mağazada amiri konumundaki tanık ... nın izniyle kamera görüntülerine yansıyan bedelsiz ve barkotsuz olduğu anlaşılan tester ve numune ürünlerini aldığı, bundan dolayı şirketin maddi bir zararının da olmadığı, sanığın görevinin gereklerine aykırı hareket ettiğinin bu oluş içerisinde söylenemeyeceği" belirtilerek 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği beraatine karar verildiği, katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 21.03.2023 tarihli ve 2021/23894 Esas, 2023/1789 Karar sayılı kararı ile beraat kararının onanmasına karar verildiği belirlenmiştir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, iftira suçunun oluşabilmesi için yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, dosya kapsamına göre, CD görüntülerine dayanılarak şikayetçi hakkında hizmet nedeniyle kötüye kullanma suçundan açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde söz konusu numune ürünleri izinle almış olduğunun ortaya çıktığı ve hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, şüphelilerin eylemlerinin Anayasa'nın 74. maddesi ile garanti altına alınan anayasal dilekçe-şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2025 tarihinde karar verildi.