Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/2502 E. , 2024/5149 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2502 Karar No : 2024/5149 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Çanakkale İli, Çan Belediye Başkanlığında 5393
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/2502 E. , 2024/5149 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2502 Karar No : 2024/5149 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Çanakkale İli, Çan Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca sözleşmeli çevre mühendisi olarak görev yapan davacının, 31/12/2020 tarihi itibarıyla sona erecek olan hizmet sözleşmesinin, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle yenilenmeyeceğine ilişkin Çan Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarece, Belediyenin Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğüne bağlı atık su arıtma tesisi için atıksu deşarjı çevre danışmanlık hizmeti verilmesi ile ilgili ... Enerji Çevre Yönetim ve Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden danışmanlık hizmeti alındığı ve bu şirket ile yapılan hizmet alımı ile atık su arıtma tesisinin faaliyetlerinin yürütüldüğü, halihazırda davacının yerine sözleşmeli personel istihdamı yapılmadığı, bunun yanında mühendis unvanında kadro durumunda 2020 ve davacının sözleşmesinin yenilenmediği 2021 yılında herhangi bir değişiklik olmadığı, başka bir ifade ile kadro iptaline gidilmediğinin görülmesi üzerine Mahkeme tarafından verilen ara kararına idarece verilen cevapta, sözleşmeli personel ile sözleşme yenilenmediğinde bunlara ait kadroların iptalinin mevzuat gereği zorunlu olmadığı, idarelerince gelecekteki durum da düşünülerek kadro sayısının 183 olarak ihdas edildiği, bu şekilde halen var olup atama yapılmayan kadroların da korunduğu, kadro iptali için, belediyede olmayan bir kadroya ihtiyaç duyulması ya da grup gerilemesinin mevcut olması gerektiği yönünde açıklama yapıldığı; bu durumda sözleşmeli çalışma ilişkisi kurulmasının amacının idareye personel seçiminde esneklik sağlanması olduğu, idareye kendi personelini seçmesi ve bir yıllık süreyle imzalanan sözleşmenin süre bitiminde yenilenmesi hususlarında takdir yetkisi tanındığı, idarenin bu yetkiyi kadro ve ihtiyaç durumu ile personele ilişkin özel durumları değerlendirerek kullanılabileceği, idarenin yeni dönem için yeniden sözleşme imzalamaya yargı kararı ile zorlanamayacağı, davalı idarece davacının hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması nedeniyle sözleşmesinin yenilenmemesi yoluna gidildiğinin sabit olduğu, idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanıldığına yönelik dava dosyasına somut herhangi bir bilgi ve belgenin de sunulmadığı göz önünde bulundurulduğunda, sözleşme süresi sona eren davacının, 2021 mali yılı itibarıyla sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; 657 sayılı Kanun'da sözleşmeli personelin kamu görevlisi olarak kabul edildiği, 2015 yılından itibaren kamu hizmetini ifa eden davacının bu hizmetin devam edeceği yolunda haklı beklentisinin oluştuğu, yaşam planlamalarının bu beklentiye dayandırıldığı, diğer taraftan çevre işlerinin belediyenin temel görevleri arasında bulunduğu dikkate alındığında, davalı idarece davacının hizmetine ihtiyaç kalmadığı ileri sürülmüş ise de, bu hususun somut olarak ortaya konulamadığı, buna ilişkin olarak davalı idarece hukuken kabul edilebilir, somut bilgi ve belgenin dosyaya sunulamadığı gibi, davacı hakkında görev yaptığı süre içinde verilen görevleri yerine getirmediği ya da görevinde başarısız olduğu yönünde bir tespitin de bulunmadığı, ayrıca davacının herhangi bir disiplinsizliği yahut hakkında açılmış bir soruşturmanın bulunmadığı hususları göz önüne alındığında, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdare olarak davacının hizmetine ihtiyaç olmadığı, işlem tarihinde davacının yerine kimsenin istihdam edilmediği, davacının özlük dosyasında ceza durumuna ilişkin halihazırda işlem bulunmadığı, ancak İçişleri Bakanlığı Kontrolörlüğünün Belediyeyi teftişi neticesinde tanzim ettiği denetim raporunda, davacının kurum zararından sorumlu tutulduğu, bu rapor doğrultusunda kurum zararının tahsili hususunda hukuki sürecin başlatıldığı, Belediyece, personelin talebi karşılanamaması nedeniyle 2017 yılından bu yana aynı görev tanımına ilişkin hizmet alımı yapıldığı, fayda ve maliyet hesabına göre davacının sözleşmesinin devam ettirilmesinin Belediye zararına olduğu, döneme ilişkin meri mevzuat gereği Belediyenin çevre mühendisi çalıştırma zorunluluğunun bulunmadığı, davacının, kurum bünyesindeki tesise getirilen B sınıfı atıksu arıtma tesisi sorumlusunun asgari niteliklerindeki diğer kriter olan "Atıksu arıtma tesisi yeterlilik eğitimini tamamlayıp eğitim sonunda yapılacak sınavı başarı ile tamamlamış olmak" şartını sağlamadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararı hukuka uygun bulursa onayacağı, kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onayacağı hükmüne yer verilmiştir. Haklı beklenti kavramı, yargı kararları ve öğretide, idarenin uzun süren bir uygulamasına güvenerek, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmeleri olarak tanımlanmakla birlikte; bunun, mevcut hukuki durumun mutlak dokunulmazlığı şeklinde değerlendirilemeyeceği de açıktır. Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde, "2015 yılından itibaren kamu hizmetini ifa eden davacının, bu hizmetin devam edeceği yolunda haklı beklentisinin oluştuğu, yaşam planlamalarının bu beklentiye dayandırıldığı" hususlarına yer verilmesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de; bu husus, karardaki diğer gerekçenin hukuka uygun bulunması karşısında, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, gerekçesi yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının davalı idareye iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 02/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca, belediyelerin; anılan maddede sayılan ve hizmetine ihtiyaç duyulan unvanlarda, yıllık sözleşme ile personel çalıştırabilmesi mümkündür. Bu kapsamda çalıştırılan sözleşmeli personelin sözleşmesinin takip eden yıllarda yenilenmesi, hizmetine duyulan ihtiyacın devam etmesine bağlı olduğundan; belediyelerin, ihtiyacı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, sözleşmeli personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir yetkisi bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; çevre mühendisi olan davacının, 15/07/2015 tarihinden itibaren, Çan Belediyesinde, yıllık sözleşmeli "mühendis" kadrosunda istihdam edildiği, ancak Belediyenin, ... Enerji Çevre Yönetimi ve Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile imzaladığı protokoller ve sözleşmeler çerçevesinde, anılan Şirketten çevre danışmanlık hizmeti alması nedeniyle, davacının hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle, 2021 yılı için sözleşmesinin yenilenmediği, davacının sözleşmesinin yenilenmemesi sonrasında yeni çevre mühendisi alımı da yapılmadığı, ayrıca, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Kontrolörlüğünce, Belediyenin 12/08/2013-19/08/2019 tarihleri arasındaki döneme ilişkin işlemlerinin teftişi neticesinde tanzim edilen raporda; davacının, kurum zararına sebep olduğu tespit edilen personelden biri olduğunun belirtildiği, personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir yetkisi bulunan davalı idarenin, bu yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına yönelik subjektif bir tespitin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; davacının sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.