5. Hukuk Dairesi 2023/7989 E. , 2024/1030 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1905 Esas, 2023/565 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mut 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/119 Esas, 2019/431 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davası
**5. Hukuk Dairesi 2023/7989 E. , 2024/1030 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1905 Esas, 2023/565 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mut 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/119 Esas, 2019/431 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, Mut ilçesi, ... Mahallesi, eski 132 (yeni 113 ada 218) 380 (eski 106), 461 (eski 94) ve 465 (eski 93) parsel sayılı taşınmazlarda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2019 tarihli ara kararı ile dava konusu 380 (eski 106), 461 (eski 94) ve 465 (eski 93) parsel sayılı taşınmazlara ilişkin taleplerin tefrikine karar verilmiş, yargılamaya 132 (yeni 113 ada 218) parsel yönünden devam edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne kamulaştırma bedelinin tespiti ile bedelin kıymet takdir komisyonunca belirlenen kısmının davalı tarafa derhal ödenmesine, bakiye bedelin üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılarak karar kesinleştiğinde ödenmesine, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmaz için tespit edilen kapitalizasyon faiz oranının yöre gerçeklerini yansıtmadığını, kapitalizasyon faiz oranının en az %7-8 oranında hesaplanması gerektiğini, bilirkişiler tarafından değerlendirme yapılırken taşınmazlar üzerinde yetişen ürünlere ilişkin fiyatın yıllık ortalaması alınması gerekirken sadece en yüksek fiyatın baz alınarak taşınmaz fiyatı belirlenmesi, hesaplanan kamulaştırma bedelinin hakkaniyete uygun olmadığını gösterdiğini, motopomp giderinin de maliyete eklenmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik değerlendirme sonucu oluşturulduğunu, mahkeme kararının, tescil hükmünün haciz, ipotek vs. gibi her türlü tasarruf hakkını kısıtlayacak şerh ve kayıtların kaldırılması ifadesi olmaksızın kurulmuş olması nedeniyle de usul ve kanuna aykırı olduğunu, yargılamanın uzamasına müvekkili kurum sebebiyet vermediğinden kamulaştırma bedeline faiz uygulanmasının doğru olmadığını belirterek usul ve kanuna aykırı verilen yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu kapama kayısı bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net gelir yöntemi ile değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı ve 2942 sayılı Kanun'un 29 uncu madde hükmü göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken vekâlet ücretine hükmedilmesi isabetsiz ise de davalı taraf kararı istinaf etmediğinden bu husus inceleme konusu yapılmadığını, Anayasa Mahkemesinin 22.11.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasının dördüncü cümlesinde geçen " ...idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hakim tarafından tesit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine karar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sabinine verilmek üzere... " Bölümünde getirilen sınırlama Anayasa'nın 46 ncı maddesinde yazılı olan kamulaştırma bedelinin peşin ödenmesi ve kamu alacakları için uygulanan en yüksek faizin işletilmesi düzenlemelerini dikkate almadığından Anayasa'nın 13 üncü maddesinde belirtilen kanunla yapılan sınırlamanın Anayasa'nın sözüne aykırı olamayacağı hükmüne aykırı bulunarak iptal edildiğinden tespit olunan kamulaştırma bedelinin tamamının kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal davalı hak sahiplerine dava tarihinden 4 ay sonrasından başlayacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde verilen usul ve kanuna aykırı ise de istinaf eden tarafın sıfatına göre bu hususun kaldırma sebebi yapılmadığını, yine dava 2019 yılında açılmış olmakla bu yıla ait ilçe tarım verileri esas alınarak hüküm kurulması gerekirken 2018 yılına ait tarım verileri esas alınarak yapılan bedel tespiti usulsüz ise de Dairemiz arşivinde bulunan 2019 yılı tarım verileri baz alınarak yapılan hesaplamada birim değerin davacı idare aleyhine daha yüksek çıkması nedeniyle bu husus da kaldırma sebebi olarak değerlendirilmediğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki Mersin ili, Mut ilçesi, ... Mahallesi, eski 132 (yeni 113 ada 218) sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine ilişkin hüküm kurulması yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.