12. Ceza Dairesi 2020/9088 E. , 2023/5782 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/564 E., 2015/576 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürl
**12. Ceza Dairesi 2020/9088 E. , 2023/5782 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/564 E., 2015/576 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kemalpaşa 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli 2014/564 Esas, 2015/576 Karar sayılı kararı ile, a- Sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 16.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına b- Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlike sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun 'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.10.2020 tarihli ve 2016/111993 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık müdafinin temyiz isteminin, sanık hakkında 179 uyarınca ceza verilmesinin hatalı olduğuna, dinlenen tanık beyanları ile kaza sırasında sanığın hızının normal olduğu halde sanık hakkında 2918 sayılı kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca asli kusurlu olduğunun kabul edilmesinin hatalı olup bozulması gerektiğine ilişkindir. 2.Katılanlar vekilinin temyiz isteminin sanığın alkol oranı dikkate alındığında olası kastla cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.01.09.2014 günü saat 17:35 sıralarında sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki 35 AF 8237 plaka sayılı kapalı kasa kamyonet ile Emniyet Müdürlüğü istikametinden Meyhane boğazı istikametine bölünmüş Atatürk Bulvarını takiben sol şeritte seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, gidiş istikametine göre yolun sağından soluna karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ...'ya aracının ön kısmı ile orta refüje 1,5 m kala sol şeritte çarpması sonucu yayanın ölümüyle sonuçlanan dava konusu olay meydana gelmiştir. 2. Olay mahallinin 7 metre genişliğinde, tek yönlü, bölünmüş, iki şeritli, düz ve eğimsiz caddede, gündüz vakti, hava durumunun açık, zeminin asfalt ve kuru, kaza mahallinin meskun mahal olduğu, azami hız limitinin 50km/s olduğu, kaza sonra tutulan tutanak içeriği ve krokide fren izi tespitine rastlanılmadığı, olay mahalline 10 metre mesafede yaya geçidinin bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. 3.Kaza tespit tutanağına göre, sürücü ...'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 'nun 48 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca alkollü araç kullandığından tali kusurlu olduğu, ölen yaya ...'nın 2918 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci bendi uyarınca "yaya ve okul geçitlerinin bulunduğu yerlerde, geçitte yayalar için ışıklı işaret varsa bu işaretlere uymak" kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu belirlenmiştir. 4. Mahkemece yapılan keşif üzerine alınan 29.05.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanık sürücü ...’nın 2918 sayılı Kanun'un 48 inci maddesinin beşinci fıkrası ve aynı Kanun'u 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca "hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak," kuralına uymayarak 4/8 oranında kusurlu olduğu, ölen yaya İbrahim Karacanın 2918 sayılı Kanun’un 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin üçüncü bendi uyarınca yaya geçidini kuralını ihlal ettiğinden 4/8 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. 5.Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 09.10.2015 tarihli rapora göre, a-Sanık sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki kamyonet ile gündüz vakti meskun mahalde bölünmüş iki şeritli yolda sol şeritte seyri sırasında olay mahalli yaya geçidi ve kavşak mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermiş, alkollü olduğu halde trafikte seyre çıkmış, mahale hız azaltarak yaklaşmamış, gidiş istikametine göre yolun sağından soluna karşıdan karşıya geçmekte olan ve yolun büyük bir kısmını kateden hareketlerini takip ettiği yayaya tedbirde gecikip çarptığı anlaşılmış olup olayda eşdeğer kusurlu olduğu, b- Ölen yaya ...’nın olay mahalli bölünmüş iki şeritli yolun karşı tarafına geçmek isterken can güvenliği için olay mahalline yakın mesafedeki yaya geçidi kullanmaya gerekli önem ve özeni göstermemiş, kavşak ve yaya geçidi mahallinden yolun karşı tarafına geçmek isterken gelen araçların hız ve yakınlık durumunu dikkate almamış, kontrolsüzce yola girip sol tarafından gelen sürücü idaresindeki aracın orta refüje 1,5 m kala sol şeritte sademesine maruz kalmış, can güvenliğini tehlikeye attığı anlaşılmış olup olayda eşdeğer kusurlu olduğu belirlenmiştir. 6. Yapılan otopsi incelemesinde kişinin ölüm sebebinin 01.09.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu beyninde kontüzyon ve subaraknoid kanama, retroperitoneal hematom ve sol üreter laserasyonu oluşturması sonucu meydana geldiği tespit edilmiştir. 7. Sanığın savcılık aşamasında alınan savunmasında, ölen yayanın olay anında karşıdan karşıya geçip geçmeme konusunda kararsız kalması nedeniyle kendisinin de durup durmama yavaşlayıp yavaşlamama konusunda tereddüt ettiğini, hızının ne kadar olduğunu hatırlamadığını beyan ettiği, mahkemede alınan savunmasında, olay günü arkadaşlarıyla pikniğe gittiği ve rakı içtiğini bir süre sonra araç kullandığını, hızının 50 km olduğunu ancak yayanın aniden yola çıktığını, yayanın yakındaki yaya geçidini kullanmadığını, yayaya etraftakilerin seslenmeleri üzerine tereddüt ettiğini ve yakın mesafe olmasına rağmen frene rağmen aracı durduramayarak çarpmanın meydana geldiğini beyan etmiştir. 8. Sanığın kaza günü 01.09.2014 tarihinde 17:46 da yapılan ölçümde 1,26 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Kaza tespit tutanağı, keşif üzerine alınan bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumundan alınan raporunun oluş ve dosya kapsamının birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Olay günü, gündüz vakti, meskun mahalde, tek yönlü, bölünmüş iki şeritli, asfalt karayolunda, kaza akabinde yapılan ölçümde 1,26 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyri sırasında, yolun sağından soluna karşıdan karşıya geçmekte olan ve orta refüje 1,5 metre kala sol şeritte yayaya çarpması neticesinde bir kişinin hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan olayda, alkollü şekilde araç kullanarak bilinçli taksirle hareket eden sanığın tali kusurlu olduğunun kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik tespit edilmemiştir. 3.Öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kast, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği ahvalde bilinçli taksir söz konusu olacaktır. Diğer bir deyişle, failin neticeyi istememekle beraber neticenin meydana gelmesinin muhtemel olduğunu bilmesine rağmen duruma kayıtsız kalarak hareketini sürdürmek suretiyle muhtemel neticeyi kabullenmesi durumunda olası kast, failin neticeyi öngörmesine rağmen becerisine, şansına, tecrübesine ya da başka bir etkene güvenip neticenin meydana gelmeyeceğine inanarak gerektiğinde muhtemel neticenin gerçekleşmemesi için gerekli önlemleri de almak suretiyle hareketini sürdürmesi hâlinde ise bilinçli taksir söz konusu olacaktır. 4.Başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılı olarak açıklanan somut olay bu çerçevede değerlendirildiğinde; kazadan sonra yapılan ölçümde 1,26 promil alkollü olduğu belirlenen sanığın, mahal hız sınırının üzerinde araç kullanarak kazaya sebebiyet verebileceğini objektif olarak öngördüğü halde araç kullanmadaki becerisine güvenerek, neticenin meydana gelmeyeceğine inanmak suretiyle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı eylem gerçekleştirdiği anlaşıldığından bilinçli taksirle hareket ettiği belirlenmekle, katılanlar vekilinin temyiz sebebi yerinde görülmemiş, Tebliğnamedeki görüşe aykırı olarak hükümde bu nedene dayalı hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5. 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin dördüncü bendinde taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, ancak, bu hükmün, bilinçli taksir halinde uygulanmayacağı belirtilmiş olup, meydana gelen olayda bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle, sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ve bozma sebebi sayılmıştır. V. KARAR A. Sanık Hakkında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden; Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı dikkate alınarak, kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Verilen Kararı Yönünden; Gerekçe bölümünde (5) nolu bentte açıklanan nedenle Kemalpaşa 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli 2014/564 Esas, 2015/576 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.